Fit görünmek mi, sağlıklı olmak mı

Salı günü kaldığımız yerden devam ediyorum. Prof. Dr. Mete Düren ile yaptığım görüşmedeki önemli başlıklardan biri de 'fazla kilolar'dı. Daha doğrusu zayıflama. Obezite ve diyetler...

Sosyal medyaya bakarsanız, sağlıklı olmaktan çok, zayıf görünme derdinde herkes. Tartıdaki rakam... Pantolon bedeni... Aynadaki görüntü... Bunlar, kan tahlili sonuçlarının önüne geçiyor.

Oysa Prof. Dr. Mete Düren'in altını çizdiği nokta çok net: İnsan sadece tartıya bakarak sağlığını anlayamaz. Çünkü metabolizma, o rakamlardan çok daha karmaşık bir sistem. Mesela hep duyduğumuz o cümle: "Tiroidim var, o yüzden kilo veremiyorum." Evet... Tiroid hastalıkları metabolizmayı etkileyebilir. Ama her kilo problemi de tiroid kaynaklı değildir. Tam tersi de doğru. Her zayıf insan sağlıklı olmadığı gibi, her kilolu insanın da hormonal bir hastalığı yoktur. Ne yazık ki sağlık, sosyal medyanın sevdiği kadar basit cümlelere sığmıyor.

Haberin Devamı

Ve son yılların en çok konuşulan konusu: Zayıflama iğneleri. Bir dönem yalnızca diyabet tedavisinde kullanılan bu ilaçlar, bugün milyonlarca insanın gündeminde. Prof. Dr. Mete Düren, bu ilaçların doğru hastada ve doğru hekim kontrolünde önemli bir tedavi seçeneği olabileceğini anlatırken, başka bir konuya da dikkat çekti: Hiçbir ilaç, yaşam alışkanlıklarının yerine geçemez. Çünkü mesele sadece kilo vermek değil. Verilen kilonun nasıl verildiği de önemli. Kas kaybederek mi Yoksa sağlıklı bir vücut yapısını koruyarak mı

Çağın en büyük problemlerinden biri 'sabır'. Daha doğrusu 'sabırsızlık'. Hepimiz hızlı sonuç istiyoruz. Kısa yoldan çözüm arıyoruz. Diyet birkaç gün sürsün... İlaç hemen etki etsin... Spor, mümkünse çok yorucu olmasın... Ama sonuç mükemmel olsun. Hayatın başka alanlarında olduğu gibi, sağlıkta da emek vermeden sonuç almak istiyoruz.

Spor demişken... Prof. Düren'in şu cümlesine dikkat: "Yemek masasından kalkıp halı sahaya gitmek çok tehlikeli." Çoğunlukla hareketsiz yaşayan biri... Bir akşam arkadaşları çağırınca halı sahaya çıkıyor. Ya da yıllarca spor yapmamış biri, bir anda ağır antrenmanlara başlıyor. Çok örnek var böyle. Hayati bir nokta bu. Çünkü bedenin de bir hafızası var. Hazırlanması, alıştırılması gerekiyor. Sağlık; bir günlük hevesle değil, süreklilikle kazanılıyor.