Terörsüz Türkiye'nin yol haritası belli oldu

Murat Alan
Bugün
28

Ancak bu süreci geçmiş dönemlerden ayıran en önemli nokta, hukuki düzenlemelerin silah bırakmanın önüne geçirilmemesidir. Devletin ortaya koyduğu ilke nettir..

Önce silahlar tamamen ve geri dönülmez biçimde bırakılacak, ardından hukuk devreye girecektir.

Silah bırakma süreci resmi olarak teyit edilmeden hiçbir düzenleme yürürlüğe girmeyecektir.

Bu yaklaşım, devletin süreci güvenlik ekseninde yönettiğini ve inisiyatifi tamamen elinde tuttuğunu göstermektedir.

Kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri de genel af iddialarıdır.

Muhataplarımızdan edindiğimiz bilgiler, mevcut çerçevenin genel af niteliği taşımadığını ortaya koymaktadır.

Terör saldırılarının talimatını verenler, güvenlik güçlerini şehit edenler ve ağır suçlardan sorumlu olanlar kapsam dışında tutulmaktadır.

Ayrıca herhangi bir kişiye özel statü tanımlanmamakta; yalnızca belirli şartlara bağlı, hukuki sınırları çizilmiş bir düzenleme öngörülmektedir. Bunun temel amacı, hem hukuk devleti ilkesini hem de toplumun adalet beklentisini birlikte koruyabilmektir.

Başvuru mekanizması da aynı anlayışla kurgulanmıştır. Örgütün silah bıraktığının resmen tespit edilmesi ve MGK kararının Resmî Gazete'de yayınlanmasının ardından altı aylık başvuru süreci başlayacaktır. Cumhurbaşkanlığı Yardımcısı başkanlığında oluşturulacak kurul ile TBMM bünyesinde kurulacak izleme komisyonu süreci denetleyecektir. Böylece yalnızca hukuki değil, kurumsal denetim mekanizmaları da devrede olacaktır. Bu da sürecin keyfî değil, şeffaf ve hesap verebilir bir zeminde ilerlemesini amaçlamaktadır.

Şüphesiz en büyük hassasiyet şehit aileleri ve gaziler konusunda ortaya çıkmaktadır. Toplumun vicdanını yaralayacak herhangi bir adımın sürecin meşruiyetini zedeleyeceği açıktır. Bu nedenle onların onurunu ve fedakârlığını gözeten yaklaşım, yalnızca insani bir sorumluluk değil; aynı zamanda toplumsal desteğin korunmasının da temel şartıdır.

Terörsüz Türkiye, yalnızca güvenlik politikalarının başarısıyla sınırlı bir hedef değildir. Terörün sona ermesi, içeride ekonomik güven ortamını güçlendirecek, yatırımları destekleyecek ve demokrasinin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacaktır. Bölgesel ölçekte ise daha istikrarlı bir Suriye, daha güvenli bir Irak ve daha öngörülebilir bir Orta Doğu açısından da yeni fırsatlar doğuracaktır.