ODTÜ'nün kızıl bataklığı

Murat Alan
Bugün
23

Güz şenliklerinde bir kısım öğrencinin ellerinde gezdirdikleri hayvanlar alemi pankartları..

Bahar şenliklerinde estirilen terör atmosferi..

Mezuniyet törenlerinde verilen saçma sapan ideolojik mesajlar..

Ne yazık ki yıllardır sol militanlığın, terör örgütü sempatizanlığının ve faşizan tahammülsüzlüğün üreme alanı haline geldi ODTÜ..

Önceki gün Bahar Şenlikleri'nde yaşananlar, bu çürümenin yeni ve utanç verici bir zirvesi..

Türk bayrağı açan öğrencilere cam şişe yağmuru, linç girişimi. Ve olayın ön plana çıkan isimlerinden biri, DHKP-C'nin sözde Ankara sorumlusu İlhan Kaya..

DHKP-C, Türkiye Cumhuriyeti tarafından terör örgütü olarak tanımlanan, savcı Mehmet Selim Kiraz'ı rehin alıp katleden, ABD konsolosluklarına, polise ve sivillere saldırılar düzenleyen bir yapı. Bu örgütün üst düzey bir figürünün ODTÜ kampüsünde boy göstermesi, bayraklı gençlere saldırması tesadüf değil.

Bu, uzun yıllardır süren ve maalesef sistem tarafından da kanıksanan hastalıklı bir ideolojik işgalin sonucudur.

İlhan Kaya, 2012'de DHKP-C üyeliği iddiasıyla tutuklandı. O dönem CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, Kaya'nın davasını meclise taşıdı, delilleri (Kızıldere anması fotoğrafları vb.) "montaj" diye hedef aldı, tutuklu öğrencilerin serbest bırakılması için kampanya yürüttü. Kaya gibi isimler "siyasi tutsak" ilan edildi.

2018'de ise aynı İlhan Kaya, DHKP-C'nin Ankara sorumlusu olarak ODTÜ ormanında yakalandı. Silah, kroki ve örgüt bağlantılarıyla gündeme geldi. Yine de sistemin gevşeklikleri sayesinde kampüs ortamına dönebildi.

Son olayda Türk bayrağına ve bayrak sahiplerine yönelik saldırıda yine aynı ismi gördük.

Şok oldum..

Yahu 50'sine merdiven dayamış bu herif hâlâ üniversitede..

Basit bir "öğrenci kavgası" değil; terör yandaşlarının milli sembole tahammül edememesidir.

CHP'nin burada rolü de nettir.

Aygün üzerinden Kaya'ya ve benzerlerine sahip çıkmak, "terörle mücadele"yi baltalama, "teröriste sahip çıkma" politikasıdır.

CHP, yıllardır üniversitelerdeki radikal sol yapılara "demokratik muhalefet" kılıfı giydiriyor.

ODTÜ'de bayrak açmak provokasyon sayılıyorsa, bu zihniyetin nereye vardığını gösterir. Bayrak, Türkiye Cumhuriyeti'nin ortak sembolüdür; ona saldırmak, devlete ve millete saldırmaktır.

ODTÜ Bahar Şenlikleri uzun zamandır "şenlik" olmaktan çıkmış, militan grupların hâkimiyet alanı haline gelmiş durumda.

Terör sempatizanı sanatçılara kucak açılıyor, terör örgütü paçavralarına tolerans gösteriliyor ama Türk bayrağı açan gençler şişelerle, dayakla karşılanıyor. Bu, klasik sol faşizmdir, "Özgürlük bizim için, yasak sizin için."

Kampüste yıllardır süren PKK, DHKP-C, MLKP türü yapıların varlığı bilinen bir gerçek.

"Anti-emperyalist" diye başlayan eylemler, sıklıkla Türk devletine, bayrağına ve Türk milliyetçiliğine düşmanlığa evriliyor.

Üniversite yönetimi tarafından kim oldukları bilinen bir kısım akademisyen bu atmosferin oluşmasında pay sahibi.

Sonuç, bilim yerine ideoloji, özgürlük yerine tahakküm. Hayvanlar Alemi zevzekliğiyle keyiflenen, "kültür-sanat"