Maduro ve omurgasız Sol

Maduro ve omurgasız Sol

MURAT ALAN

3 Ocak 2026'nın karanlık gecesinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla "Operation Absolute Resolve" kod adlı operasyon başladı. Delta Force komandoları, F-22 ve F-35 savaş uçakları, dronlar ve helikopterler eşliğinde Caracas'ı bombaladı. Patlamalar başkentte yankılandı, elektrikler kesildi, onlarca Venezuelalı asker ve sivil hayatını kaybetti. ABD tarafında tek bir çizik bile yok. Hedef: Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i uyurken yatak odalarından alıp kaçırmak. Trump, Mara Lago'dan canlı izlediği bu baskını "muazzam başarı" diye övdü, Maduro'yu "narko-terörist" diye yaftaladı ve utanmadan ekledi: "Venezuela'yı güvenli geçiş sağlanana kadar biz yöneteceğiz, Amerikan şirketleri petrolü çıkaracak." Petrol kokusu burnumuza kadar geldi. Irak işgali gibi, Libya gibi, Panama gibi.

Bu, açık bir devlet başkanı kaçırma, bir ülkenin egemenliğine gece baskını. BM Şartı'nı, uluslararası hukuku ayaklar altına alan tam bir haydutluk. 1989'da Manuel Noriega'yı benzer şekilde yatak odasından alan ABD, şimdi aynı senaryoyu tekrarlıyor. Fark mı O zaman Soğuk Savaş bitiyordu, şimdi Trump "America First" maskesiyle açık emperyalizm yapıyor.

Rusya, Çin, İran kınadı; Brezilya, Kolombiya, Meksika egemenlik ihlali diye haykırdı. AB endişeli, BM Güvenlik Konseyi toplanıyor ama ABD veto hakkı ile umursamıyor. Dünya liderleri "tehlikeli emsal" diyor, haklılar: Bu, süper gücün "beğenmediğim lideri alır götürürüm" demesi. Yarın başka bir ülke için aynı şey yapılsa, kim dur diyecek

Kim ona "narko-terörist" diyordu Kim yıllardır iddianame hazırlayıp 50 milyon dolar ödül koyuyordu Tam da onu yasadışı yollarla kaçıran ABD! 2020'den beri süren o suçlamalar, şimdi gece baskınıyla "adalet" diye pazarlanıyor. Ama bu adalet değil, petrol hırsızlığı. Venezuela'nın dünyanın en büyük rezervlerine sahip petrolü için yapılan bir darbe. Trump'ın "masraflar petrolle karşılanacak" sözleri, maskeyi düşürüyor. Amerikan şirketleri için yeni sömürü kapısı açılıyor, Venezuelalılar için ise kaos ve işgal.

Türkiye'de ise manzara içler acısı. Sosyal medyada bazı kesimler, özellikle sözde sol cenahtan isimler, adeta zafer çığlıkları atıyor. "Maduro da gitti" diye alay edenler, sevinç emojileri yağdıranlar eksik değil. Eski HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü ki dokunulmazlığı kaldırılarak hakkında hapis cezası verilmiş, firar etmiş bir isim..

Erdoğan ve Maduro'nun birlikte çekilmiş fotosunu paylaşıp "Şimdi ne yapacaksınız kardeş gitti" şeklinde paylaşım yapıyor, binlerce beğeni alıyor. Sanki Maduro'nun kaderi, Erdoğan'ın dostluğuna indirgenmiş bir şaka malzemesi. Bu fırsatçı sevinç, ideolojik çöküşün dip noktası. Satılmışlığın tavan yaptığı yer. Solculuğu katır sırtında kaçak mazot getirmeye endeksleyen bir sığlık..