İstanbul Havalimanı ve muhalefetin vizyonsuzluğu
MURAT ALAN
Dün, Türk havacılık tarihine altın harflerle yazılan bir gün daha yaşandı. İstanbul Havalimanı, aynı anda üç pistten iniş-kalkış yapabilme kabiliyetine ulaşarak, Avrupa'da bu yeteneğe sahip tek havalimanı oldu. ABD'den sonra dünyada bu kapasiteye erişen sayılı havalimanlarından biri olan İstanbul Havalimanı, Türkiye'nin küresel iddiasını bir kez daha gözler önüne serdi.
Tarihi güne, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat da katıldı. Programda konuşan Bakan Uraloğlu, "Türkiye'nin ulaştırma alanında geldiği seviyeyi bütün dünya bir kez daha görmüş oldu" sözleriyle bu başarının küresel boyutuna dikkat çekti. Ahmet Bolat ise, üçlü bağımsız pist operasyonu sayesinde THY'nin küresel rekabet gücünün daha da artacağını, İstanbul'un ise uluslararası havacılığın merkezlerinden biri olarak konumunu pekiştireceğini vurguladı.
Peki bu büyük başarıya giden yolda neler yaşandı Kimler bu projeyi "hayal" diye küçümsedi, kimler "bataklıkta uçak uçmaz" diyerek alay etti Bugün, bu soruların cevaplarını verirken, bir yandan da Türkiye'nin nasıl bir vizyonla dünya ligine yükseldiğini, diğer yandan muhalefetin dar siyasi hesaplarla nasıl geride kaldığını anlatacağız.
"Bataklıkta Uçak Uçmaz" Diyenlerin Büyük Hezimeti
İstanbul Havalimanı projesi ilk açıklandığında, CHP ve onun medya uzantıları adeta bir karalama kampanyası başlattı. "Bu bataklık, burada uçak mı kalkacak" diyenler, "Bu proje Türkiye'yi iflasa sürükler" diye haykıranlar, bugün aynı havalimanının dünyanın en büyük hava trafik merkezlerinden biri haline geldiğini görüyor.
CHP'nin ve destekçilerinin bu projeye karşı çıkarken öne sürdükleri argümanlar, tamamen siyasi kin ve vizyonsuzluğun ürünüydü:
1 "Böyle bir havalimanına ihtiyaç yok!" dediler.
l Oysa bugün İstanbul Havalimanı, Atatürk Havalimanı'nın yükünü üstlenmiş, Türkiye'yi küresel bir aktarma merkezi haline getirmiştir.
2 "Bu proje işadamlarını zengin etmek için yapılıyor!" iddiasında bulundular.
l Gerçekte ise bu proje, yüz binlerce kişiye istihdam sağlamış, Türk havacılık sektörünü dünya devleriyle rekabet edebilir hale getirmiştir.
3 "Çevre katliamı yapılıyor!" diye feryat ettiler.
l Ancak havalimanı, uluslararası çevre standartlarına uygun şekilde inşa edilmiş, ağaçlandırma çalışmalarıyla doğaya katkı sağlanmıştır.
Bugün, aynı anda üç pistten iniş-kalkış yapabilen Avrupa'daki tek havalimanı olarak tarihe geçen İstanbul Havalimanı, bu eleştirilerin ne kadar temelsiz ve siyasi olduğunu gözler önüne seriyor.
CHP'nin Kısır Döngüsü: Yolsuzluk, Kavga, Liyakatsizlik
CHP, İstanbul Havalimanı gibi dev projelere karşı çıkarken, kendi yönetimlerinde neler yapıyordu
l Ankara, İzmir ve İstanbul'daki CHP'li belediyeler, kayyım atamaları, yolsuzluk iddiaları ve liyakatsiz isimlerin önemli pozisyonlara getirilmesiyle gündem oldu.
l Birbirinin evinden çıkan belediye başkan yardımcıları, torpil iddiaları, şeffaf olmayan ihaleler CHP'nin yönetim anlayışı, kronik bir başarısızlık örneği sergiledi.

193