Hilali mi göremiyoruz,yoksa birbirimizi mi
MURAT ALAN
Bugün Ramazan Bayramı…
Ve belki de yıllar sonra ilk kez, İslam dünyasının çok büyük bir kısmı aynı gün bayram yapıyor.
Bu cümle basit gibi görünebilir. Ama değil.
Çünkü biz, yıllardır aynı Allah'a iman eden, aynı kıbleye dönen, aynı kitabı okuyan bir ümmet olarak; bayram gününde bile anlaşamayan bir parçalanmışlık yaşıyorduk.
Sebep
Hilal…
Kimi "gördüm" dedi, kimi "görmedim.."
Kimi kendi ufkunu esas aldı, kimi başka coğrafyanın şahitliğini kabul etmedi.
Bazısı gözlemi bıraktı, "matematik her şeydir" dedi..
Aynı gökyüzüne bakıp farklı kararlar veren bir ümmet olduk.
İşimize geleni görüyoruz, gelmeyene kör kalıyoruz..
Mesele astronomi değil!
Bu ayrılık; teknik bir ihtilaftan çok, siyasi ve kurumsal parçalanmışlığın bir göstergesi.
Ortak bir takvim dahi oluşturamıyoruz..
Çünkü ortak bir irade inşa edemiyoruz..
Her ülke kendi kararını verip, her yapı kendi otoritesini merkeze alıyor.
Ve sonuçta aynı inanca sahip milyonlar, farklı günlerde bayram sabahına uyanıyor..
Mesele astronomi değil!
Bu yıl farklı.. Takvimler bir şekilde birleşti.
Hilal tartışması durdu.
Bayram aynı güne denk geldi.
En azından zahirde, aynı anda sevinen bir ümmet görüntüsü ortaya çıktı.
Katiller İslam coğrafyasını kana bularken ne kadar sevinebilirsek işte..
Peki şimdi soralım, bayramı birleştirebilen ümmet, neden kaderini birleştiremiyor
Allah bize ne emrediyor
Tevhid!..
Yani sadece Allah'ın birliği değil; aynı zamanda ümmetin de bir olması.
Aynı saf… Aynı bilinç… Aynı refleks…
Aynı acıya birlikte üzülmek, aynı haksızlığa birlikte karşı çıkmak,
Aynı umudu birlikte büyütmek…
Aynı hilal altında, aynı gün toplanmak..
Mesele astronomi değil!
Bugün bir Müslüman ülke saldırı altına girdiğinde…
Bir bakıyorsunuz, bazı ülkeler (liderleri) bıyık altından gülümsüyor.
Niye
Çünkü onlar Şii..
Başka bir yerde, bir başka topluluk hedef alındığında…
Bu kez bazıları kahkaha atıyor.
Niye
Çünkü onlar Sünni..
Hatta bazen sessizlik bile bir tavra dönüşüyor.
Görmezden gelmek, tarafsızlık değil; fiilen ayrışmanın bir parçası hâline geliyor.
Bu nasıl bir çürüme, nasıl bir parçalanma
Bugün İran saldırı altındaysa mesele İran değildir.
Dün Gazze bombalanıyordu, mesele sadece Filistin değildi.
Yarın başka bir coğrafyada Müslüman kanı akacak…
Ve yine birileri sessiz kalacak.
Niye hilali göremiyoruz bir türlü
Çünkü biz artık olayı "ümmet meselesi" olarak değil, mezhep ve çıkar meselesi olarak okuyoruz.

16