Halkbank davası ve düşen maskeler..

Murat Alan
Bugün
15

ABD Adalet Bakanlığı mahkemeye davayı düşürme talebini sundu, Hakim Richard Berman onayladı. Dosya kesin ve nihai olarak kapandı.

Ne o korkutulan "astronomik ceza", ne "banka batıyor", ne "Türkiye'nin uluslararası itibarı yerle bir" senaryoları... Hiçbiri olmadı. Tam tersine, kararın hemen ardından Halkbank hisseleri Borsa İstanbul'da yüzde 8'e varan yükselişle tepki verdi. Banka dimdik ayakta kaldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı duruşu, yoğun diplomasi trafiği, Türkiye'nin jeopolitik ağırlığı ve Trump üzerindeki benzersiz etkisi bu oyunu bozdu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Müsteşarı İbrahim Kalın'a da teşekkür edilmesi lazım.. Yoğun bir çaba sarf ettiler.. Millet iradesi bir kez daha galip geldi. Bu, sadece bir hukuki kapanış değil; yabancı mahkemelerde Türkiye'ye diz çöktürme hayali kuranların hüsrana uğramasıdır.

Peki ya o CHP medyası İşte asıl rezillik, utanç tablosu orada.

Sözcü, Cumhuriyet, BirGün ve onlara alkış tutan "Karar'cı" tipler yıllarca milleti zehirledi.

Manşetler hâlâ akıllarda: "Halkbank sırları FBI dosyasında", "Erdoğan'ın uykularını kaçıran dava", "Korkunç sonuçlar doğurabilir", "Uluslararası utanç"... Her gün "ceza yolda, batıyoruz" diye cıyakladılar. Ekranlarda köpüren CHP'li vekiller, "Bu Erdoğan'ın kişisel hesabı, ülke batacak" diye ağızlarını yırttılar. Sanki söz konusu olan Türkiye'nin devlet bankası değil de Başkan Erdoğan'ın şahsi bir hesabıymış gibi davrandılar. Sanki yabancı bir mahkemenin Türkiye'ye hükmetmesi normalmiş gibi sevindiler.

"Evrensel hukuk" diye FETÖ artığı firari hainlere bel bağladılar.

O hainlerden biri Hüseyin Korkmaz'dı. 17-25 Aralık kumpasının tetikçilerinden, Mali Şube'de görevli komiser yardımcısı. FETÖ bağlantısıyla aranan, Türkiye'den kaçıp ABD'ye sığınan bir polis. 17 Aralık fezlekelerini, illegal dinlemeleri, çalıntı belgeleri bavuluna doldurup kumpasçı savcılara teslim eden adam. Mahkemede tanıklık bile yaptı, "delilleri ben getirdim" dedi.

Utanmadan FBI'dan 50 bin dolar "yardım" aldığını da itiraf etti.

CHP medyası da bayram etti.. "Bakın işte delil!" diye zevkle yayınladı.

Bir diğeri Rıza Sarraf'tı. Ama asıl mesele, bu tiplerin getirdiği "kumpas delilleri" ile Türkiye'ye darbe vurmaya çalışanlardı. 17-25 Aralık'ta millete karşı kurulan darbe girişimini uluslararası arenaya taşıyanlar, devlete ihanet edenlerdi bunlar. Bugün o Korkmaz kanserle gitti, geriye sadece utanç ve ihaneti kaldı.

Şimdi ne oldu

Dava kapandı, suçlama kabul edilmedi, tek kuruş para cezası ödenmedi.