Etiyopya notları..

Etiyopya notları..

MURAT ALAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 17 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği Etiyopya ziyareti, Türkiye'nin Afrika politikasında yeni bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Cumhurbaşkanımızın davetiyle, Türkiye'nin bölgedeki stratejik adımlarını yerinde görme fırsatı bulduk.

Yaklaşık 11 yıl aradan sonra Addis Ababa'ya yapılan bu yüksek düzeyli ziyaret, sadece ikili ilişkileri değil, Afrika Boynuzu'nun jeopolitik dengelerini doğrudan etkileyen stratejik bir hamle niteliği taşıyor.

Erdoğan'ın ziyareti, gösterişli karşılama törenlerinden bölgesel barış vurgularına, Somaliland meselesindeki net tutumundan Mısır ve Suudi Arabistan ile yakınlaşan eksene kadar pek çok boyutuyla Türkiye'nin liderlik vizyonunu bir kez daha ortaya koydu.

Erdoğan, Addis Ababa Bole Uluslararası Havalimanı'nda Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali, Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos ve Türkiye'nin Addis Ababa Büyükelçisi tarafından coşkulu bir törenle karşılandı. Resmi karşılama seremonisi, Etiyopya'nın en yüksek protokolüyle düzenlendi; askeri bando, onur kıtası ve halkın yoğun ilgisi dikkat çekti. Bu sıcak ve görkemli karşılama, iki ülke arasındaki derin tarihi bağların bir yansımasıydı. Türkiye, Sahra Altı Afrika'daki ilk büyükelçiliğini tam 100 yıl önce, 1926'da Addis Ababa'da açmıştı. Erdoğan'ın ziyareti bu yıldönümüne denk gelerek sembolik bir anlam kazandı. Etiyopya tarafı da bu tarihi bağı vurgulayarak, Türkiye'yi "kardeş ülke" olarak niteledi. Ziyaret boyunca düzenlenen heyetler arası görüşmelerde savunma sanayi, altyapı yatırımları, ticaret hacminin artırılması ve stratejik ortaklık anlaşmaları imzalandı. Bu adımlar, Türkiye'nin Afrika'daki yumuşak güç ve kalkınma odaklı yaklaşımının somut meyvelerini veriyor.

Ziyaretin en kritik başlıklarından biri, İsrail'in Aralık 2025'te Somaliland'ı bağımsız bir devlet olarak tanımasıydı. Bu tek taraflı adım, Afrika Boynuzu'nda zaten kırılgan olan dengeleri daha da sarstı. Somaliland, 1991'den beri fiili bağımsızlığını ilan etmiş olsa da uluslararası toplum tarafından tanınmıyordu. İsrail'in tanıması, bölgede yeni gerilim kapılarını araladı ve Etiyopya'nın denize erişim arayışıyla bağlantılı olarak yorumlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abiy Ahmed ile ortak basın toplantısında bu konuya net bir şekilde değindi.. Başkan Erdoğan'ın, "İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ne Somaliland'a ne de Afrika Boynuzu'na faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum. Bölge, yabancı güçlerin mücadele alanı olmamalıdır" şeklindeki sözleri, ziyaretin nedenini açıkça ortaya koydu.

Erdoğan, Türkiye'nin devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği önemi bir kez daha altını çizerek, yeni çatışmalara yol açabilecek adımlara karşı durdu. Bu tutum, Türkiye'nin daha önce Somali-Etiyopya geriliminde üstlendiği arabuluculuk rolünün devamı niteliğindeydi. 2024'te Ankara'da imzalanan "Etiyopya-Somali Ankara Deklarasyonu" ile sağlanan uzlaşı, Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleşmiş ve bölgeyi savaş eşiğinden döndürmüştü. Şimdi ise İsrail'in hamlesine karşı Erdoğan'ın Addis Ababa'da yaptığı çıkış, Etiyopya'yı dış telkinlere karşı koruyan bir kalkan işlevi gördü.

Etiyopya, denize kıyısı olmayan bir ülke. Tarihsel olarak deniz erişimi arayışında. Somaliland ile geçmişte yapılan liman anlaşması girişimleri, Somali'nin tepkisi ve bölgesel gerilim nedeniyle tıkanmıştı. İsrail'in tanıma hamlesi, bazı yorumlara göre Etiyopya üzerinde baskı oluşturarak Somaliland'ı tanıma yönünde bir adım atmasını teşvik etmeyi amaçlıyordu. Ancak Erdoğan'ın ziyareti, bu senaryoyu boşa çıkardı. Türkiye'nin sunduğu alternatif iş birliği fırsatları, savunma sanayi desteği, altyapı projeleri, ticaret hacmi artışı Etiyopya'ya dış baskılardan bağımsız bir yol sundu. Abiy Ahmed'in Erdoğan'la görüşmelerde