Haftalar önce belgeleri yayımladım.
Almanya'daki şirketi, milyonlarca Avroluk para transferlerini, Düsseldorf'taki binayı, Velbert'teki yatırım girişimini, eşme ve Narlıdere'deki taşınmazları tek tek anlattım.
Bana ne dediler
"Yalan." "İftira." "Elinde belge yok."
Şimdi önümde Melih Gökçek'in ifadesi var. Gazeteci Yiğit Uzun paylaştı sosyal medyada. Ahmet ve Hülya Gökçek'in savcılık ifadeleri de sızdırıldı. Adli kaynakları aradım; sordum soruşturdum.
Ve görüyorum ki haberimde belgeye dayandırarak yazdığım dosyanın omurgası, kendi ifadeleriyle doğrulanıyor.
Almanya'da HAMAG isimli şirket kurulmuş mu
Kurulmuş.
Türkiye'den milyonlarca Avro gönderilmiş mi
Gönderilmiş.
Düsseldorf'ta 4 milyon 200 bin Avro'ya bina alınmış mı
Alınmış.
Yaklaşık 500 bin Avro tadilat yapılmış mı
Yapılmış.
Velbert'te 8 milyon Avro'nun üzerinde yeni bir taşınmaz için sözleşme imzalanmış mı
İmzalanmış.
Sözleşme feshedilince 300 bin Avro ödenmiş mi
Ödenmiş.
Haberimde yer alan belgelerin karşılığı, şimdi ifadelerinde karşımıza çıkıyor.
Ancak haberleri ve ifadeleri yan yana koyduğunuzda başka bir tablo daha çıkıyor:
Herkes aynı aileden ama herkes başka bir hikâye anlatıyor.
Öncelikle Melih Gökçek benim ifademi almış incelemiş. İfadesinde açıkça yazıyor.
Melih Gökçek, HAMAG şirketini basında çıkan haberlerden sonra öğrendiğini söylüyor. Oğlu Ahmet Gökçek ise şirketin ödemelerinde sıkışınca babasından yardım istediklerini, Melih Gökçek'in şirketi bu şekilde öğrendiğini anlatıyor. Hülya Gökçek de yaklaşık 2023 yılında ödemelerde sıkıştıklarını ve durumu kayınpederine söylediklerini kabul ediyor.
Peki hangisi doğru
Dahası var.
Melih Gökçek, HAMAG'a herhangi bir ekonomik katkı sağlamadığını söylüyor.
Ahmet Gökçek, babasının Funda Beyaz Evler Sitesi'ndeki villasını satarak kendilerine 1 milyon 200 bin dolar verdiğini anlatıyor. Hülya Gökçek ise miktarı 1 milyon 300 bin dolar olarak açıklıyor ve yardımın elden yapıldığını söylüyor. Melih Gökçek'in kendi rakamı da farklı: 1 milyon 265 bin dolar.
Aynı para... Üç farklı rakam... İki farklı tarih... İki farklı amaç...
Melih Gökçek'e göre ev 2018 yılında satılıyor ve para oğluna genel ticari destek amacıyla veriliyor. Hülya Gökçek'e göre ise HAMAG'ın ödemelerinde sıkışılınca yaklaşık 2023 yılında yardım alınıyor.
HAMAG, 30 Ağustos 2022'de kuruldu.
O halde soruyorum:
2018 yılında verildiği söylenen para, 2023 yılında HAMAG ödemelerinde sıkışılınca nasıl yeniden "elden yardım" olarak verildi
Milyon dolarlık bu para nerede tutuldu Hangi tarihte, hangi hesaba yatırıldı Dövize nerede çevrildi Almanya'ya hangi işlemle gönderildi
Bunun banka dekontu nerede
Dosyada ne zaman paranın kaynağı sorulsa aynı cevap karşımıza çıkıyor:
Düğün altınları!
eşme'de denize sıfır taşınmazlar, Narlıdere'de dönümlerce arazi ve villalar, Adana ve Osmaniye'deki taşınmazlar, Almanya'da 4 milyon 200 bin Avroluk bina, 500 bin Avro'yu aşan tadilat, milyonlarca Avroluk transferler...
Hepsinin açıklamasında ya düğün altınları ya miras ya aile desteği var.
Bu nasıl bir düğünmüş arkadaş!
2002 yılında takılmış ama 24 yıldır bitmemiş.
Bozdur bozdur tükenmiyor.
Ev alıyor. Arsa alıyor. Villa yaptırıyor. Şirkete sermaye oluyor. Almanya'ya milyonlarca Avro gönderiyor. Tadilat yaptırıyor. Yeni yatırımların kapısını açıyor.
Hülya Gökçek, 2002 yılındaki düğün ve iki doğum nedeniyle kendisine 721 parça altın ve mücevher takıldığını söylüyor. Ancak altınların toplam gramajını ve bugüne kadar ne kadarının bozdurulduğunu açıklayamıyor.
Murat Niziplioğlu'na ait kuyumcuda 31 milyon TL'lik altın bozdurulduğunu söylüyorlar. Banka hareketlerinde görünen tutar ise 30 milyon TL.
Altınların tamamının alış ve bozdurma belgeleri nerede 2002 yılından bu yana hangi tarihte kaç gram altın bozduruldu Her satış karşılığında ne kadar para alındı Bu paralar hangi taşınmazların alımında kullanıldı
Bunları sormak iftira değil. Gazeteciliktir.
Gelelim Narlıdere'deki eve.
Hülya Gökçek, yaklaşık beş dönümlük arazi üzerindeki villasını Aralık 2025'te Asuman il'e 31 milyon TL'ye sattığını söylüyor.
Ardından imar ve yıkım riski nedeniyle Asuman il'in eşi Fatih il lehine, HAMAG'ın Almanya'daki binası üzerine 6 milyon 500 bin Avroluk ipotek koydurduğunu kabul ediyor.
Üstelik ipotek belgesinde yıllık yüzde 9 faiz bulunuyor.
Yıllık faiz ne kadar biliyor musunuz
585 bin Avro!
31 milyon TL'ye satılan bir taşınmaz için 6.5 milyon Avroluk, yıllık yüzde 9 faizli ipotek.
Sonra bu işlem için ne deniliyor
"Hatır ipoteği." "Gerçek bir borca dayanmıyor." Gerçek borç yoksa 6.5 milyon Avro nasıl hesaplandı Gerçek borç yoksa yüzde 9 faiz neden yazıldı
31 milyon TL'lik satıştan doğabilecek hangi zarar, 6.5 milyon Avroluk teminat gerektiriyor İpotek neden taşınmazı satın alan Asuman il adına değil de eşi Fatih il lehine kuruldu
Bu ipotek başka bir borç veya para ilişkisini mi güvence altına alıyor
Hülya Gökçek aynı ifadesinde "Narlıdere taşınmazıyla Almanya yatırımı arasında herhangi bir bağlantı yoktur" diyor.
Nasıl bağlantı yok
Narlıdere'deki satış nedeniyle Almanya'daki binaya 6.5 milyon Avroluk ipotek koymuşsunuz.

16