Değerli okurlar;
Savcılık makamı bana iki soru sordu. Biri "Bu haberi neden yapmadın", diğeri ise "Belgeleri Sarıgül'e mi verdin"
İkisinin cevabı da açık.
Haberi yapmadım. ünkü belge sunulmadı. Önü arkası olmayan videolar, gizli ses kayıtları ki içeriği ve anlam bütünlüğü boş.
Hepsinin belgelerini, kayıtlarını savcılığa verdim.
"Sarıgül'e belge mi verdin" sorusunun cevabı ise hayır. Sarıgül'ü bir defa Maraş depreminde enkaz önünde, saniyeyle ölçülecek bir zamanda gördüm.
Bir defa da Ömer Sarıgül hakkında haber yapmıştım, o zaman Ömer Sarıgül'ü aradım.
Sarıgülleri ne tanırım ne de sohbetim var.
Avukatları Hüma Hanım'la görüştüm ve dekontları, iddiaları sordum. Hepsini yalanladılar.
Buna rağmen yine de kaynaklarımdan teyit ettirmeye çalıştım. Cevap gelmeden cezaevinde buldum kendimi.
Madem savcılık, Sinan ampınar'ın "Belgeleri Murat Ağırel'in verdiğini düşünüyorum" cümlesini ciddiye alıyor ve yapmadığım haber nedeniyle ben tutuklanıyorum, o zaman şimdi bu süreçteki diğer haberi yapıyorum ve Ankara Başsavcılığı'na ihbar ediyorum.
Sinan ampınar ile görüşmem aslında Gökçek dosyası ile ilgiliydi. ampınar'ın iddiasına göre Osman Gökçek'in, ampınar'ın ortakları Kai ve Marc'a ait olan 13 şirket ile bağlantılı 150 milyon Avroluk yatırımları varmış. Osman Gökçek, iddiaya göre konsoloslukta birine vekâlet vermiş. Aynı zamanda bu kişiler ile birlikte Almanya'dan İspanya'ya özel uçak tutarak gitmişler. Sinan ampınar, elinde vekâletin, fotoğrafların ve özel uçağa ait faturaların olduğunu iddia ediyor.

15