Adalet bir gün herkese lazım olacak

Mansur Yavaş'a soruşturma izni verilirken, aynı suçlamalarla karşı karşıya AKP'li belediye başkanları neden görevlerini koruyabiliyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma izni vermesini, iktidarın muhalif belediye başkanlarına karşı sistemli bir baskı aracı olarak değerlendiriyor. Yazar, aynı veya benzer iddialarla karşı karşıya AKP'li belediye başkanlarının görevlerinde kaldığını örneklerle aktararak, adalet sisteminin taraflı uygulanması nedeniyle demokrasinin zedelendiğini savunuyor. Ancak bu örnekler yeterince belgelenmiş midir, yoksa seçici hatırlamalar mıdır?

Ankara'da Mansur Yavaş'a yönelik İçişleri Bakanlığı'nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi. Bakanlık geçtiğimiz hafta Karabük'te CHP mitingine araç tahsis edildiği iddiasıyla Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş hakkında soruşturma izni vermişti.

İzin yazısında, dosyada Yavaş'ın doğrudan talimat verdiğine ilişkin bir tespit bulunmadığı vurgulanmış ancak yine de Yavaş hakkında soruşturma izni verilmişti.

Mansur Yavaş, 17 Nisan'da yaptığı basın toplantısında belediyeye yönelik soruşturma izninin hukuki dayanağının olmadığını savundu.

Yavaş, "Biz para yemiyoruz, haram yemiyoruz, bulamazsınız" dedi.

2019 yılından bu yana hakkında 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiğini söyleyen Yavaş, bunların yalnızca altısının resmi soruşturma iznine dönüştüğünü ifade etti.

Tabii burada sorulması gereken soru başka.

Bunca soruşturma ve araştırmaya karşılık, Mansur Yavaş'ın müfettişler ve teftiş kurumları tarafından belgelenerek savcılıklara yaptığı Melih Gökçek hakkındaki suç duyuruları neden görmezden geliniyor

İşte buna kimse cevap veremiyor.

Gizli bir el Gökçek'i halen koruyor.

Üstelik Mansur Yavaş, kamu kurumlarının göz göre göre zarara uğratıldığını yıllardır haykırıyor.

Neden soruşturma açılmıyor

Tersten düşünün.

Melih Gökçek CHP'li olsaydı başına neler gelirdi düşünebiliyor musunuz

Daha ilginci, İBB davasının itirafçısı Aziz İhsan Aktaş şu anda serbest, el konan malları kendisine iade edildi. Hesaplarındaki blokajlar kaldırılıdı. Üstelik etkin pişmanlık yasası, Aktaş'ın suçsuzmuş gibi dolaşmasına imkân sağlamıyor.

Ataşehir Belediyesi'ne yapılan gece baskınını gördük. Bir tane AKP'li belediyeye böyle baskın yapıldığını gördünüz mü

Bütün AKP'li troller "sıranın" CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne geldiğini söylüyor.

Değerli okuyucular, buraları bu halkın oyuyla seçilmiş başkanların makamları, milletin makamı böyle paldır küldür basıp derdest ederek içeri atamazsınız. Sanki Türkiye yeni bir döneme hazırlanıyor.

Bu operasyonların siyasi olduğunu halk görüyor. Ancak mesele bu değil, Cumhuriyet zarar görüyor, demokratik bilincimiz yok oluyor. "Ya liderden yanasın ya da bizim safımıza geçene kadar her türlü eziyeti hak ediyorsun" düzeni işliyor artık Türkiye'de.

Bu durum sadece belediye başkanlarına değil herkese böyle işliyor. Grev yapan işçinin grevi bir kararnameyle durduruluyor.

Fakat okullara silahla giren el kadar çocuklar durdurulamıyor.

Gazeteciler hapse atılıyor, belediye başkanları iktidar partisine geçmeye zorlanıyor, işadamlarına mallarına çöküleceği yönünde gözdağı veriliyor.

Gariban halkı saymıyorum bile; enflasyon, kira ve güvencesiz bir hayatla mücadele ediyorlar. Ne bir tatil hayali ne de emeklilik hayali kurabiliyorlar.

Etrafınıza bakın "Emekli olunca dünyayı gezeceğim" diyebilen bir emekli var mı Mesele dünyayı gezmek de değil hayal kuramamak.

Belediye başkanlarıyla bitireyim.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile ilgili usulsüz harcamalar ve kamu kaynaklarının AKP'nin seçim masrafları için kullanıldığı iddialarıyla Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.