Ya Türk Ordusu harekete geçer de soluğu Kudüs'te alırsa
MUHAMMET KUTLU
Ülkemizin son yıllarda sahip olduğu en büyük şansı olan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla yayınladığı video mesajında Mavi Vatan vurgusu yaparak; "Ne emrivakiye ne yan kesiciliğe ne de korsanlığa asla göz yummayacağımızın bilinmesini istiyorum" dedi.
Başkan Erdoğan bu mesajı, yüzlerce yıl yönettiğimiz toprakların bizden koparılmasıyla kurdurulmuş suni birkaç devletin Doğu Akdeniz'de ülkemize karşı oluşturduğu bir entrikaya, sözde "Ani Müdahale Gücü" ittifakına karşı verdi.
Yazımızın başında, biz de yeni yılın vatanımıza, milletimize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ediyoruz.
Ancak, şeytana öykünen küresel çetenin kurdurup kudurttuğu, adeta İslam coğrafyasının böğrüne hançer gibi saplanmış, istikrarsızlık ve terör üretim merkezi bir İsrail var olduğu sürece, bu bölgede pek hayırlı bir gelecek görünmüyor ne yazık ki.
7 Ekim 2023'ten itibaren, kara bir leke olarak eski dönemlerde kaldığını sandığımız, soykırım gibi bir insanlık suçunu Gazze'deki Müslüman kardeşlerimize karşı vahşice uygulayan, hiçbir ahlaki değeri tanımadığı için ateşkes anlaşmasına rağmen, her gün onlarca masum sivili katleden bir ülkeden bahsediyoruz.
Küresel çetenin boyunduruğu altındaki ülke yönetimlerine rağmen, neredeyse tüm insanlık bu terör devletini sürekli protesto ediyor ama katliamlar durmuyor.
Şimdi bölgeyi kana bulayan bu ülke, kukla devlet Yunanistan ile o kukla devletin şımarık biraderi Güney Kıbrıs'ı peşine takarak, bölgedeki hedeflerini gerçekleştirmesinin önündeki en önemli engel olarak gördüğü Türkiye'ye karşı askeri bir ittifak kurdu.
İttifaklar kurulur, bozulur, kimi çalışır, kimi kadük kalır ama, bu ittifakın öncüsü İsrail olunca durup düşünmek gerekiyor.
Normal şartlarda nüfusları on milyon civarındaki birkaç başarısız küçük devletin Türkiye'ye karşı herhangi bir maceraya girişmesine imkânsız gözüyle bakarsınız.
Fakat bunlardan biri yüzlerce nükleer füzesi olan ve sömürge muamelesi yaptığı bir süper gücün envanterindeki tüm gelişmiş silahları kendi malı gibi kullanan İsrail'se, her an her şey olabilir.
Ülkemizin savunma birimleri de karşıdakileri küçümsemeden gerekli tüm önlemleri alıyor.
Görüştüğümüz güvenlik kaynakları, en çılgın senaryo olarak, İsrail'in başını çektiği bu üçlü, pardon iki buçuklu ittifakın, tıpkı İran'a yapılan saldırı gibi ani bir saldırı dalgasıyla Türkiye'ye saldırabileceğini öngörüyorlar.
Karşı taraftaki Türkiye ve İslam düşmanlığından aklını yitirmiş üç ülke yönetiminin en çılgın senaryosu, bir gece adalardan, Kıbrıs'tan ve İsrail'den yüzlerce füzeyi ateşleyerek ani bir saldırı düzenlemek olarak tahmin ediliyor.
Böylesi çılgın bir saldırıda, başta F-35'ler olmak üzere gelişmiş savaş uçaklarını da kullanarak uzak mesafelerden yollanacak füzeler de işin içinde olacaktır.

13