Ya İstanbulluların kişisel verileri yabancıların eline geçtiyse

Ya İstanbulluların kişisel verileri yabancıların eline geçtiyse

Muhammet Kutlu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.

İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında ikinci dalga operasyonda da 3 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 52 şüpheliden 18'i tutuklandı. İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa ve Murat Ongun'un eşi Gözdem Ongun dahil 4 şüpheliye ev hapsi verildi.

Kamuoyunun soruşturmaya ilişkin bildikleri, gizlilik kararı alınana kadar medyanın ulaşabildiği bazı belge ve ifadelerle sınırlı.

CHP cenahı, İmamoğlu ve yakın mesai içinde bulunduğu şüphelilerin tutuklanmasını adeta şova çevirirken, bu gizlilik kararından da sonuna kadar yararlanıyor.

Benim şahsi kanaatim, dosyadaki gizlilik kararı kalktıktan sonra ortaya çıkacak belge ve bilgilerle taşların yerine oturmaya başlayacağı yönünde.

Ben, şu ana kadar medyaya yansıyan, ancak önemi henüz yeterince kavranamamış olan "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" suçlamasına ilişkin düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Bilindiği gibi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması dosyasına, gözaltındaki şüpheliler Murat Ongun ve Serdal Taşkın arasındaki İstanbulluların kişisel verilerinin ele geçirilmesine ilişkin konuşma kayıtları da girmişti.

Soruşturma dosyasına giren ses kaydında, gözaltındaki şüpheliler İBB Başkan Danışmanı ve İBB Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve Kültür A.Ş. Eski Genel Müdürü Serdal Taşkın arasındaki konuşmada, Ongun'un sahibi olduğu "Reklam İstanbul" firması aracılığıyla İstanbul'da yaşayan vatandaşların kişisel verilerinin ele geçirildiği bilgileri yer alıyor.

Ongun'un ses kaydında, "Ben İstanbul'u bileyim, bunun bana ticari bir geliri olmayabilir. Kullanmayayım, açmayayım kimseye. Ben kendi içimde kullanayım. Finansal olarak değil de öbür anlamda olabilir, o da bir yatırımdır. Ben DMP'yi (Veri yönetimi platformu) yalnızca müşteriye mal satmak anlamında değil. İki anlamda da istedim" ifadelerini kullandığı görülüyor.

Taşkın'ın DMP ile ilgili konuşmasının ardından Ongun, "Şimdi biz ticari bir iş yapmak için girmedik bu işe. Biz bu işe bir siyasal mesele olarak girdik. Sonuçta yürüyen bir sistem var yani ve bunun da bir para kazanması lazım" ifadelerini kullanıyor.

Ses kaydının sonunda Taşkın'ın, "Google yüzde 32 komisyon alıyor. Biz global ajansla yüzde 10'luk bir anlaşma yaptık. O bile o düzeyde değil. Biz şu anda global anlamda en güzel ticari anlaşma yaptık. Ya benim korkum ne biliyor musun Şimdi bir bankada biz yaşadık. Bankaya DMP kurduk. BDDK, DMP aldığını duyunca geldiler falan bayağı bir görüşmeler falan. Bir şekilde BDDK hiçbir şey de anlamadığı için bir şekilde medya diye yutturduk geçti. Ama BDDK bir anda şey oldu. Bu kişisel veriler şey oldu. Az daha bankaya 50-60 milyon ceza verecekti"