Türkiye o eski hasta adam değil

Osmanlı devleti için kullanılan "Hasta Adam" tabirini tarihte ilk kez dillendiren kişi, Rus çarı 1. Nikola olmuştu. Çar 1. Nikola, 9 Ocak 1853 tarihinde bir konser çıkışında sohbet etmekte olduğu İngiltere'nin Rusya büyükelçisi Seymour'a Osmanlı İmparatorluğu için "Kollarımız arasında hasta bir adam var. Şimdi bu hasta adamı öldürmek ve azabını dindirmek gerekiyor" diyerek Osmanlı'yı bir an önce parçalayıp yutma isteğini belli etmişti.

Rus Çarının bu sözü söylemesinden bir yıl sonra çıkan Osmanlı-Rus savaşında İngiltere ve Fransa Osmanlı'nın tarafını tutmuş ve Osmanlı Rusya'yı mağlup etmişti.

Bu arada tarihin cilvesi olarak, Osmanlı'ya "Hasta Adam" diyen Çar I. Nikola da, Rusya'nın kaybettiği Kırım Savaşı sırasında ölmüş, ayrıca Rus İmparatorluğu, "Hasta adam" dediği Osmanlı'dan 5 yıl önce,1917'de yıkılarak tarihe karışmıştı.

Fakat Avrupa'nın ikiyüzlü ve arsız emperyalistleri bu "Hasta adam" tabirini çok sevdiler. Uzun yıllar kullandılar. Osmanlı'nın yıkılma dönemine girdiği yıllarda sürekli yeni taleplerle parçalanma sürecini hızlandırmaya çalıştılar.

En sonunda da Osmanlı'yı yıkmayı başardılar. Osmanlı'nın yerini Türkiye Cumhuriyeti aldı ama batılı yüzsüz emperyalistler Türkiye'yi de "Hasta adam" olarak görmeye devam ettiler.

Sürekli ülkemizin içine ellerini uzatarak çeşitli ideolojik, etnik bölücü grupları, terör örgütlerini kurdurup desteklediler. Saymakla bitmeyecek kadar çok terör örgütünü kurup başımıza bela ettiler.

Terör örgütlerine yönelik alınan tedbirleri ve yapılan operasyonları da sözde uluslararası hukuk, insan hakları klişeleriyle eleştirmeye, Türkiye'yi uluslararası arenada rahatsız edip yalnızlaştırmaya devam ettiler.

Şimdi aynı teraneyi Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Can Atalay isimleri üzerinden sürdürmeye çalışıyorlar.

Bunlar ve içerideki beslemeleri o kadar yüzsüz ve arsız ki, Türkiye'yi Kobani ve Gezi olaylarıyla, hendek terörüyle karıştırıp parçalamaya cüret ederler, başarısız olduklarında ise bu işlerde kullandıkları kuklalarını geri isterler, onlara iade-i itibar talebinde bulunurlar.

Şimdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisi öncesinde yeni bir hamlede bulunuyorlar. Avrupa Konseyi önümüzdeki hafta Kavala görüşmelerine devam edecek. Clooney Vakfı'nın da aralarında bulunduğu uluslararası kuruluşlar Osman Kavala davasına müdahil olacak...

Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilen Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından 10 Aralık 2019 tarihinde açıklanıp 11 Temmuz 2022 tarihinde onaylanan kararın icra süreci bir kez daha masaya getirilecek.

Yine AİHM vasıtasıyla Türkiye aleyhinde karar alınacak. Türkiye mahkum edilecek, Osman Kavala'nın tahliye edilmesi istenecek.

Türkiye'nin yargısını tanımıyorlar, takmıyorlar. Bağımsız Türk yargısının verdiği kararın değiştirilmesini istiyorlar. Yani Türkiye'ye, "Sen devlet falan değilsin. Batı ile iyi geçinmek, ekonomini ayakta tutmak istiyorsan bizim şu şu adamlarımızı salıvereceksin" mesajını veriyorlar.