Trump'ın şemsiyesi...

Trump'ın atılgan şemsiyesi gibi sorumsuz kararları dünya ekonomisini Hürmüz'den felç edebilir, ancak sadece lider yanlışlığı mı sorumlu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Trump'ın kişisel sorumsuzluğunun ABD-İran savaşına yol açtığını ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla dünya ekonomisini tehdit ettiğini iddia ediyor. Açık şemsiye metaforu üzerinden bu kişilik kusurlarının yapısal sonuçlarını göstermeyi amaçlıyor. Ancak, savaşta ve diplomaside ABD'nin kaçınılmaz stratejik çıkarları da göz önüne alındığında, Trump kişiliğini merkeze almak tüm sorumluluğu tek kişiye yüklemek değil midir?

Şemsiye uçağın merdiveninin başında havalanıp havalanmamak arasında kararsız hareketlerle salınırken, neredeyse 20 saniye sonra başkanın danışmanlarından biri de merdivenleri tırmanıp, yerde açık duran şemsiyeye bakmadan, kenarından dolaşarak uçağa biniyor.

Ancak onun ardından gelen bir Beyaz Saray görevlisi açık şemsiyeyi yerden alıp kapatarak uçaktaki görevlilerden birine veriyor.

O ana kadar açık vaziyetteki şemsiye 45 saniye kadar merdivenin başında başıboş bir şekilde duruyor.

ABD Başkanı Trump'ın inanılmaz bir sorumsuzlukla yere attığı açık şemsiye, 10 metre kadar geride dönen motor fan kanatları tarafından çekilip motora girse koca motoru devre dışı bırakır.

Uçuş iptal edilir. Dev uçak motor değişimi için hangara çekilir. Bir sürü olumsuzluk peş peşe gelir.

Ama ne Trump, ne kendisinden sonra gelen ve görevi başkanı doğru yönlendirmek olan danışmanı bunu aklından bile geçirmiyor.

İşte son demlerini yaşayan süper güç ABD ve dünya, böyle bir liderlikle karşı karşıya bulunuyor.

ABD ve dünyayı entrika ve savaşlarla yönlendiren küresel siyonist çete, böyle gamsız ve narsist, insani hisleri uyuşmuş kişilikleri bulup bu tür ülkelerin başına geçiriyorlar.

Netanyahu'nun şantaj yapıp İran'a saldırttığı ABD'nin başkanı işte böyle biri.

"Dünya yansa umurunda olmaz" denen cinsten...

Dünyayı kendisine yaktırıyorlar, umurunda olmuyor zaten.

İşte o Trump, tıpkı Irak'a, Libya'ya yaptıkları gibi yalanlar ve türlü iftiralarla İran'da nükleer silah üretme kapasitesi bulunduğunu ileri sürerek İsrail ile birlikte bu ülkenin üzerine çullandı.

Daha 28 Şubat'ta başlattıkları savaşın ilk gününde, ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'nu bombalayıp, çoğu çocuk 185 günahsız sivili katlederek ne kadar acımasız ve insanlıktan uzak olduklarını gösterdiler.

40 gün boyunca binlerce sivil hedefi bombaladılar, binlerce masum sivili hayattan kopardılar. Sonuç alamayınca Pakistan'da barış görüşmesi yapmaya mecbur kaldılar.

Çünkü İran, Körfez'deki bütün Amerikan üslerini yerle bir ettiği gibi Hürmüz Boğazı'nı kapatarak ABD'yi ve oradan petrol ve gaz tedarik eden dünyanın yüzde 20'sini nefessiz bıraktı.

Hürmüz'ün kapatılıp dünya ekonomisinin ağır darbe yiyeceğini bile hesaplayamayan bir yönetim var ABD'nin başında.