Suriye'nin kurtuluşunun arkasındaki büyük akla herkes şapka çıkarıyor
MUHAMMET KUTLU
Suriyeliler eli kanlı bir dikta rejiminden kurtuldu, mübarek olsun
Suriye halkının bağrından kopmuş kahraman muhalif güçler, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, "Bir an önce Esat ile gerekli temaslar sağlanmalı. Esad'ın ilan ettiği genel aftan Türkiye'dekiler zaten yararlanıyor. Onlar bilgi sahibi yapılmalı. Çatışma ortamı durdurulmalı" demesinin üzerinden 24 saat geçmeden başkent Şam'a girerek ülkelerini zulüm rejiminden kurtardı.
Ana muhalefet partisi liderinin öngörüsüzlüğünden, vizyonsuzluğundan, çok fazla bahsetmeye gerek yok. Görüyorsunuz zaten
Halkının katili Beşar Esat, yanına alabildiği kadar altın, elmas, mücevherat ile birlikte bindiği bir uçakla, babası ve kendisinin 54 yıldır zulmettiği Suriye'den kaçtı. Kısa süre içinde nerede olduğu ortaya çıkar.
Suriyelilerin, ülke topraklarını Esat yandaşı katiller ve PKKPYD, SDG gibi ABD'lilerin isim babalığını yaptığı diğer terörist unsurlarından temizlemesinin ardından oluşacak ilk yönetim, Beşar Esat başta olmak üzere, yaklaşık bir buçuk milyon masum Suriyeli sivilin katlinden sorumlu olanlarla ilgili Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvurular yapacaktır.
Vahşi katliamların sorumlularının hak ettikleri cezaları almalarının sağlanmasını temenni ederiz.
1963 yılından itibaren Baas, 1971 yılından itibaren de Esat rejimi Suriyelilerin adeta kanını emdi. Ülkenin zengin yeraltı kaynakları ve mümbit toprakları olmasına rağmen, halkına refahtan bir gıdım bile koklatmadı. Öyle hain bir yönetimdi ki Esat rejimi, ülkenin petrolünü bile büyük bölümünü kayıtlara geçirmeden kendi hesabına çıkarıp sattı.
Esat ailesi ve çevresindeki kısıtlı bir ayrıcalıklı zümre, çaldıkları milyarlarca doları düzenli olarak yurt dışındaki off shore banka hesaplarına aktardı.
Her diktatör ülkenin kontrolünü ele geçirdikten sonra batılı danışmanlar ve uzmanlar kendilerine yanaşır. Çeşitli yatırım önerileriyle gelirler. Kendi bankalarında sırdaş hesaplar açtırır, çaldıkları paraları bu hesaplarda değerlendirmelerini sağlarlar.
Diktatör yönetimi bırakmak zorunda kaldığında ise bu hesapların büyük bölümüne ve taşınmazlarına el konulur. Diktatörün yerine gelen yönetim, ülkeden çalınan paraların çok cüzi bir miktarını geri alabilir. Ülke soyulduğuyla kalır. Bu hırsızlık döngüsü, bugüne kadar onlarca diktatör için aynıyla tekrarlandı. Esat için de aynısı olacaktır.
Suriye'de yaşananların en büyük galibi şüphesiz mazlum Suriye halkıdır. Tabii onlara her türlü desteği veren, milyonlarca Suriyeli mazlumu kabul edip yıllarca himaye eden Türkiye'nin başarı hikâyesi ise bambaşka.
Türkiye Suriye'deki iç savaşın bütün yükünü üstüne alırken, sayısız defalar Beşar Esat'a akan kanı durdurması, yeni anayasayı hazırlayıp halkın tümünü kucaklayan demokratik yönetime geçmesi çağrısında bulundu. Ancak Esat rejimi ciddiye almadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhaliflerin harekata başlamasından birkaç hafta önce yine aynı yöndeki çağrıyı tekrarladı. Esat yine kulağının üstüne yattı. Sonuç ortada
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şam'ın düşmesinden bir gün önce Gaziantep'te yaptığı açıklamada, "Şam rejimi, Türkiye'nin uzattığı elin kıymetini bir türlü idrak edemedi, ne manaya geldiğini anlayamadı. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de tarihin doğru tarafında yer almaktadır. Huzurun hakim olduğu, barışın hakim olduğu, Arap, Türkmen, Kürt, Alevi, Sünni, Nusayri, Hristiyan ayırt etmeksizin hiç kimsenin dışlanmadığı, kimsenin hak ve özgürlüklerinin çiğnenmediği, zulme uğramadığı, farklı kimliklerin yan yana, sulh içinde yaşadığı bir Suriye görmek istiyoruz. İnşallah çok yakın gelecekte böyle bir Suriye'yi göreceğimizi ümit ve temenni ediyoruz" mesajını verdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, da "Özellikle son aylarda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Suriye'de yaklaşan süreci öngörerek başlattığı inisiyatifin Suriye rejimi tarafından reddedilmesi bizleri haklı çıkaran gelişmelerin yaşanmasına yol açtı. Bu sabah itibarıyla Suriye halkı, ülkelerinin geleceğini kendilerinin belirleyeceği yeni bir güne başladı. Evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca Suriyeli kendi topraklarına dönebilecektir" açıklamasıyla Suriye'deki destansı kurtuluşun arka planını ortaya koydu.
Bazı müzmin Türkiye aleyhtarları ve kifayetsiz siyasiler ısrarla kabullenmese bile bütün dünya, Suriye'nin kurtuluşunun arkasında Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan gibi büyük bir akıl ve çelik bir iradenin olduğunu görüyor ve şapka çıkarıyor.

98