İran'a anlaşma için iki kritik madde önerisi...

"ABD, deniz ablukasını kaldıracak ve en fazla 30 gün içinde trafiği tam kapasitesine geri döndürecektir; gemi trafiği, İran tarafındaki savaş öncesi trafik hacmiyle orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde kuvvetlerini çevre bölgelerden çekmeyi taahhüt eder" ve "İran, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanması üzerine, teknik engellerin kaldırılması ve mayınların İran tarafından etkisiz hale getirilmesi ihtiyacını göz önünde bulundurarak, Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde ticari gemilerin hareketinin 30 gün içinde savaş öncesi hacme dönmesini sağlamak için derhal adımlar atacaktır" şeklindeki maddeler de herkesin canını yakan petrol fiyatlarının düşmesi için çok önemli.

"İran, asla nükleer silah üretmeyeceğini yineler" şeklindeki nükleer taahhüt de bölge barışının tesisi açısından şimdilik oldukça faydalı olacaktır.

Diğer bazı maddelerle birlikte üzerinde uzlaşılarak imzalanan mutabakat zaptı, "Nihai anlaşma, BM Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanacaktır" şeklinde noktalanıyor.

Umarım bu madde İsrail için de bağlayıcı olur da bölge bir an önce barışa kavuşur.

Şimdi gelelim naçizane kardeş İran'a nihai anlaşmaya koydurmasını önereceğim iki maddeye...

Öncelikle ve ilk olarak, İran BM Güvenlik Konseyi'ni de işe dahil ederek, İsrail'in de "Asla nükleer silah üretmeyeceğine, ürettiklerini BM gözetiminde imha edeceğine ve bundan böyle nükleer silah bulundurmayacağına" ilişkin bir maddeyi anlaşmaya dahil etmelidir.

Bölgemiz ve dünya, eğer bu madde anlaşmaya eklenirse kalıcı bir barışa çok daha yaklaşacaktır.

İkinci olarak, İran gerek ABD'nin gerekse İsrail'in bölgede ve dünyanın diğer bölgelerinde yağmur, kar yağışını engelleyen, bulutların olgunlaşmadan dağılmasına neden olan ya da belli bir bölgeye ani ve aşırı yağış inmesine yol açan HAARP ve benzeri teknolojiler ürünü iklim silahlarını "bir daha asla" kullanmayacağına dair bir maddeyi de anlaşmaya ekletmelidir. Eğer bunu yaparsa, başta kendi halkı olmak üzere milyarlarca insanı açlıktan ve kıtlıktan kurtarabilirler. Sadece bunun sevabı bile onlara yeter.

Zira, para ve güce tapan ve küresel çete ve uzantılarının parlattığı sözüm ona akademisyen ve araştırmacı bozuntuları koro halinde "öyle bir şey yok" dese de, bu insanlık düşmanı emperyalist küresel çete, dünyanın istedikleri bölgelerinde kuraklık ve kıtlığa neden olarak başta nüfus olmak üzere pek çok alanda istedikleri değişiklikleri yapabiliyor yıllardır.