İnsanın bir kere ters gitmeye görsün işi muhallebi yerken kırılır dişi

İnsanın bir kere ters gitmeye görsün işi muhallebi yerken kırılır dişi

MUHAMMET KUTLU

Eskilerden kalan atasözleri ve özlü sözler, gerçekten zaman ötesi ve her çağda geçerli olmalarıyla bizleri şaşırtıyor.

Ekrem İmamoğlu'nun yaşadıkları, "İnsanın bir kere ters gitmeye görsün işi muhallebi yerken kırılır dişi" sözünü bir kez daha doğruluyor.

CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediyesi'nden taşıdığı arkadaşlarıyla kadrosunu kurmuş ve yüzlerce milyar Liralık bütçeyle tıkır tıkır işleyen bir düzen oturtmuştu. (İBB'nin 2025 bütçesi 415 milyar Lira)

Yüzlerce milyarla oynarken, gözünü daha yükseklere diken İmamoğlu, 14-28 Mayıs seçim hezimetinin ardından yapılan 38'inci CHP Kurultayı'nda Kemal Kılıçdaroğlu'nu koltuğundan indirerek Özgür Özel'i Genel Başkan seçtirdi. Şaibe iddiaları kurultayın ardından dillendirilmeye başlansa da İstanbul'un milyarlarının iyi gelmediği şey olmadığından, İmamoğlu-Özel ikilisi yoluna devam etti.

Ama sonra, büyük bölümü CHP içinden olmak üzere gelen çok sayıda ihbar ve suç duyurusu üzerine, önce 38'inci kurultay mahkemelik oldu, ardından da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 19 Mart 2025 tarihinde Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından gözaltına alınarak tutuklandı.

Tutuklamalar üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel kıyametleri kopardı. Partilileri ve gençleri Saraçhane'ye, sokaklara davet etti. Bir hafta süren gösteriler büyük şehirlere yayıldı. Protestocular polise, çevredeki araçlara, dükkânlara ve camilere kadar önlerine çıkan her yere saldırdı. Her yerde olaylar yaşandı. Onlarca polis ve vatandaş yaralandı, milyonlarca Liralık maddi hasar meydana geldi.

Mitinglerde CHP Lideri Özel, yerli bazı markalara yönelik boykot çağrısında bulunarak düşmanları sevindirdi. Hızını alamayan Özel, ayrıca herkesi bir gün alışveriş boykotuna çağırarak milli ekonomiye darbe vurmaya tevessül etti. Allah'tan halk CHP'li yöneticilerden daha bilinçli olduğu için boykot pek tutmadı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, arife günü, İstanbulluların bayram için yollara düştüğü bir zamanda Maltepe'de miting düzenledi. Özel, "Ekrem'e özgürlük" mitinginde yaptığı konuşmada, demokrasiyi ne kadar yanlış anladığını bir kez daha göstererek, "Hayal ettiğimiz Türkiye'de cumhurbaşkanı adayları hapiste olmayacak. Ekrem İmamoğlu'nu derhal serbest bırakın. Hiçbir siyasi partinin genel başkanı hapiste olmayacak. Haksız yere tuttuğunuz Ümit Özdağ'ı derhal serbest bırakın. Bizim demokrasi anlayışımızda ikiyüzlülük, iki başlılık olmayacak. Sadece 'seni başkan yaptırmayacağım' dedi diye sekiz yıldır içeride tuttuğunuz Selahattin Demirtaş'ı derhal serbest bırakın" diye gürledi.

23 Mart'ta da CHP teşkilatlarında yapılan tarihi ön seçimde, kendi kendisiyle kıyasıya yarışan Ekrem İmamoğlu, 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimi için partisinin adayı seçildi.

Devam edelim

Bağırıp çağırarak, sokakları karıştırarak İmamoğlu'nu serbest bıraktırmaya çalışan İmamoğlu liderliğindeki CHP ve yandaşları, bunu başaramayınca bu kez kendilerine destek vermeyen Avrupa ve ABD gibi batılı ülkelere sardı. 26 Mart 2025 tarihinde İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye röportaj veren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İngiltere'yi İmamoğlu'nun tutuklanmasına tepki göstermediği ve göstericilere destek vermediği için eleştirip, "İngiliz İşçi Partisi'nin, Başbakan Starmer'ın bu konuda, bir şey söylememesini gerçekten anlayamıyoruz. Terk edilmiş hissediyoruz. İstanbul'un Belediye Başkanı'nı alıp hapse koyuyorlar ve İngiltere buna ses çıkarmıyor. O zaman bu nasıl dostluk, bu nasıl kardeş parti Gerçekten çok kırgınız" dedi.

CHP'lilerin anlamadığı, yolsuzluk ve usulsüzlükten soruşturma geçiren siyasilere Batılı ülkelerde, CHP zihniyetinin tersine destek olmak bir yana, mesafeli durulup aklanmasının beklendiğiydi.

Sonra, Fransa'da yapılacak 2027 seçimlerinde Cumhurbaşkanı olmasına neredeyse kesin gözüyle bakılan aşırı sağcı Ulusal Birlik oluşumunun lideri Marine Le Pen'in AB fonlarını zimmetine geçirmekten yargılandığı davada Paris Ceza Mahkemesi, aşırı sağcı lider hakkında 31 Mart'ta 5 yıl siyasi men yasağının derhal uygulanmasına, 2 yılı ertelenmiş, 2 yılı elektronik kelepçeyle gözetim altında geçirilmek üzere 4 sene hapis ve 100 bin avro para cezası verilmesine hükmetti.