Siyonist küresel çetenin yönettiği emperyalist güçlerin kurdurup başımıza bela ettiği iki terör örgütü olan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve Marksist bölücü terör örgütü PKK'nın ülkemize ödettiği maddi bedeli konuşalım biraz da
FETÖ, sadece çoğunun işine geldiği şekilde söylediği gibi AK Parti hükümetleri döneminde aktif faaliyette bulunmuş bir terör örgütü değildir. Bu nedenle AK Parti döneminin başlarından, önemli ölçüde etkisizleştirildiği 2016 yılına kadar olan 14 yılın üzerine en az 10 yıl daha ekleyerek aktif olduğu 24 yılı değerlendirmek gerekir.
FETÖ'nün giderek artan bir şekilde bu 24 yılda ülkemizin kaynaklarını düzenli olarak toplayıp yurt dışına, ABD'ye aktardığı biliniyor. Terör örgütü elebaşının ABD'ye alındığı 1999 yılından itibaren, ülkemizden topladığı paraları daha organize bir şekilde bu ülkeye aktardığı konuşuluyor
Resmi olarak açıklanmamakla birlikte, terör örgütünün etkin olduğu yıllar boyunca yurt dışına yaklaşık 1 trilyon dolar aktardığı söyleniyor. Bu paranın sadece terör örgütünün tasarrufuna bırakılamayacak kadar büyük bir meblağ olduğunu göz önüne alacak olursak, çok büyük bir bölümüne örgütü kurarak çekip çeviren istihbarat birimleri tarafından el konulduğunu anlayabiliriz
Paralar, FETÖ'nün soru çalarak, torpille devlet kurumlarına yerleştirdiği yüz binlerce kişiden her ay maaşlarının belli bir kısmına el konularak toplanıyordu. Bunun yanında her ilde iş adamlarından güçlerine göre seve seve ya da zorla toplanan "himmet" adı altındaki haraçlar, milyarlarca liralık ihalelerden alınan komisyonlar da bunlara ekleniyordu.
Bu kadar büyük paraları tahayyül etmekte zorlananlar için, orta büyüklükteki şehirlerin her birinden her ay bir zırhlı minibüs dolusu doların merkezi şehirlere nakledilip oradan da ABD'ye aktarıldığını söyleyelim. Türkiye genelinden bu şekilde her ay en az 40 minibüs dolusu dolar toplandığını düşünün
Şehir adı vererek o şehirlerde yaşayan insanları rencide etmek istemiyorum. Onlar kendilerini biliyor demekle yetinelim
"Ülkeden bunca para toplanarak yurt dışına aktarılırken ilgili kurum ve kuruluşlar ne yapıyordu" diye sormayın, çünkü bütün kilit noktaları tutmuşlardı
Gelelim Marksist bölücü terör örgütü PKK'ya
Aşağı yukarı aynı dönemde faaliyet gösterdiklerinden, bu örgütü de FETÖ ile birlikte ele almak gerekir. Zira her ikisinin sahipleri aynı odaklar olduğu için, birini dini kullanıp manevi iklime zarar vermek, diğerini de terör yöntemiyle vatanın bütünlüğüne ve güvenliğine zarar vermek için kurup üzerimize saldılar

127