Hekimlere "Hipokrat Yemini" ettirirseniz olacağı budur!

Türkiye, özellikle son aylarda toplumu derin kaygı ve üzüntüye düşürecek, "biz ne ara böyle olduk", "bizden adam olmaz", "böyle devlet mi olur" dedirtecek korkunç olaylar silsilesiyle sarsılıyor. Bu tür olayların ardı ardına gelmesi, küresel siyonist çevrelerin, sözde "Büyük İsrail" çılgınlığına ve gerçekleştirdikleri soykırıma engel olabilecek tek devlet olan Türkiye'ye karşı "yumuşatma" ya da "psikolojik harp" saldırılarına işaret ediyor. Bu bir kenarda dursun. Çünkü konumuz başka

Son patlayan "Yenidoğan Çetesi" skandalı kapsamında başlatılan soruşturmada, onlarca özel hastanenin işin içinde olduğu tespit edilerek çok sayıda doktor, hemşire gözaltına alındı. Bir kısmı tutuklandı, bir kısmı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olay, insanlıktan nasibini almamış ve gözünü para hırsı bürümüş beyaz önlük giyen bazı mahlukların, dışarıdaki çetelerle işbirliği yaparak yeni doğan bebekleri hastaymış gibi gösterip özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek günlerce tutmaları, bu sayede devletten daha fazla para sızdırmaları şeklinde özetlenebilir. Çok sayıda bebek, aşağılık mahlukların sırf daha fazla para almak için uyguladıkları türlü yöntemler sonucu hayatını kaybetti. Düşünebiliyor musunuz İnsanların bebeğinin canını emanet ettiği doktorlar, kasten ve tasarlayarak o masum meleklerin hayatına son veriyor. Bunun insanlıkla izah edilebilir bir tarafı olabilir mi

Hemen hepimiz biliriz. Öyle olmayanları tenzih ederim ama doktorlar en üst düzey maaş almalarına rağmen hep daha fazlasını isterler. Çoğunun işleri güçleri bir an önce "parayı bulmak", daha fazla "parayı bulmaktır". Böyle olunca da insanlara, insanlığa ters gelen pek çok işlerin içinde olabiliyorlar. Bu arada halka, özellikle de alt gelir düzeyindeki gariban vatandaşlara karşı son derece aşağılayıcı ve küçümseyici tavırları da dikkat çeker. Hastanelerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik hiç tasvip etmediğimiz şiddet olayları ve saldırılar, biraz da bu davranışlardan kaynaklanmaktadır.

Hekimlerin bu kadar maddiyata önem vermeleri ve hastalarına karşı hoş olmayan tutumlar sergilemelerini ben biraz da; hekimlik andını çok tanrılı ve eşcinselliğin, sapkın ilişkilerin doğal karşılandığı antik Yunan dönemi hekimlerinden Hipokrat adına edilen yemine bağlıyorum.

Öyle ya, Türk İslam tarihinde o kadar büyük hekim varken neden sapkın eşcinsel Yunanlıların hekiminin adına yemin ettiriliyor hekimlerimize Lokman Hekim, İbni Sina gibi tarihe mal olmuş büyük hekimlerimiz adına yemin edilemez mi Bir insanın çok önemli bir konuda yemin etmesini isteseniz ve "kargalar adına" ya da "bisikletler adına" gibi kutsal olmayan şeyler üzerine yemin ettirseniz, kendisini o yemine sadık hisseder mi

Şu anda edilen yeminde bulunmamakla birlikte Hipokrat yemininin orijinalinde geçen ifadelere bakalım: "Hekim Apollon, Asklepios, Higiya, Panacea üzerine ve bütün Tanrı ve Tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki" diye başlayan yemin, "yeteneğim ve gücüm elverdiğince bu ant ve sözleri tutacağım: Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim, çocuklarına kardeşim gibi bakacağım ve öğrenmek isterlerse bu sanatı ücretsiz öğreteceğim; ilaç reçetelerini, şifai bilgileri ve diğer bilgileri sadece ve sadece kendi evlâtlarıma, hocamın çocuklarına ve hekimlik kurallarına uygun sözleşmeyle bağlı ve ant içmişlere öğreteceğim. Gerek sanatımın icrası sırasında gerekse insanlarla gündelik ilişkideyken edindiğim bilgileri ortalığa saçmayacağım, bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım" diye devam ediyor

Dikkat ederseniz Hipokrat'ın yemininde bile "Hocamı babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim" şeklinde, para pul işleri en önde geliyor. Genç hekimler belki de yeminin ruhundan etkileniyor.

Hipokrat'ın sapkın, çok tanrılı Yunan antik döneminden bir isim olduğu eleştirisini yaptım ya, inanmayanlar internetten araştırabilir. Ben de araştırdım ve şu kısa bilgileri derledim:

Antik Yunanistan'da seçkin çevreler arasında eşcinsel ilişkilerin en yaygın ve sosyal açıdan en önemli biçimi, yetişkin erkekler ile ergenlik çağındaki veya ergenlik çağına yaklaşmış erkekler arasındaki cinsel ilişkilerdi. Buna