Hareket Özel ve avanesindeymiş...

CHP'ye ise 44 milletvekili ancak kaldı. Baba ocağını yakıp yıkıp gittiler.

CHP Meclis Grubu'nun hesabında biriken 7 milyon küsur parayı da kendi aralarında bölüşüp götürmüşler. Malum parayı çok seviyorlar...

Sonra, süratli bir şekilde parti programlarını yazdılar. Hem de 41 sayfa.

Şöyle bir göz gezdirdim; En başta, 1'inci sayfada yer alan "Değişim çağrısı" başlıklı bölüm, Ekrem İmamoğlu'nun imzası gibi duruyor. O kadar aceleci ki, metnin sonuna atacağı imzayı en başa atmış adeta.

Belli ki CHP'yi terk ettikten sonra kurulan Yeni Parti'nin de sahibi olduğunu ilan etmek istemiş...

Yeni Parti programında; "Milli", "Müslüman" kelimeleri hiç geçmiyor. "İslam" kelimesi ise yalnızca bir kez, o da; "Rusya, Çin ve diğer ülkelerle dengeli ve eşitlik temelinde ilişkiler geliştirilecektir. Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı'ndaki etkinlik güçlendirilecektir" cümlesinin içinde geçiyor.

Programda ilginç bir şekilde ne "Vatan", ne "Mavi Vatan", ne de "Yeşil Vatan" yer almıyor. Adeta vatan, millet meseleleri gündemlerinde de gönüllerinde de yok gibi...

Yine programlarında, ne Gazze'deki soykırım, ne Lübnan'ın işgali, ne İran savaşı gibi hemen yanı başımızda cereyan eden insanlık dışı soykırım ve işgaller bulunmuyor.

Bunların yerine, "Hiç kimse; kimliği, inancı, mezhebi, dili, cinsiyeti, cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği, yaşam tarzı, engellilik durumu, yaşı, sosyal kökeni, ekonomik durumu veya dünya görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğramayacaktır" ifadeleriyle küresel çetenin tüm dünyaya dayattığı cinsiyetsizleştirme, toplumları ifsad etme, insanın yaradılış kodlarını bozma projesine selam çakılıyor.

Küresel baronlara öyle bağlılar ki, parti programında, "Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme uygulanacaktır" şeklinde tuhaf, ne anlama geldiği anlaşılmayan vaatlerle şirin gözükmeye çalışıyorlar.

İstanbul Sözleşmesi'ni de unutmamışlar bu arada... "Türkiye Cumhuriyeti devletinin İstanbul Sözleşmesi'ne (Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi) taraf olması sağlanacak ve tüm hükümleri eksiksiz uygulanacaktır" diyerek, yine küreselcilere bağlılıklarını bildiriyorlar.

Programlarında, gündemlerinde Türkiye'nin dünyada söz sahibi olmasına, bölgesel ve küresel sorunların çözümünde önde gelen ülkeler arasına girmesine hiçbir atıf yok. Böyle şeylere kafa yoracak motivasyonlarının olmadığı anlaşılıyor satır aralarında...

Bırakın ülkemizi büyütüp yüceltmeyi, Yeni Parti programında, Türkiye'nin üniter devlet yapısını doğrudan hedef alan, federal sistemin önünü açabilecek