Emperyalistler kullanışlı bir soy bulduklarında asla bırakmıyor

Emperyalistler kullanışlı bir soy bulduklarında asla bırakmıyor

MUHAMMET KUTLU

İran'daki petrol ve gaz yatakları hala çok zengin olmalı ki, kardeş İran halkının çilesi hala devam ediyor.

Zira, küresel siyonist çetenin güdümündeki emperyalist ülkeler bir türlü kadim doğu komşumuzdan elini çekmiyor.

Yaklaşık bir ay önce İsrail ve ABD'nin kışkırtmasıyla İran'da başlayan ayaklanmalar şiddetini arttırarak sürüyor.

Emperyalistler, İran rejimini devirerek devrik eski Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu Rıza Pehlevi'yi tahta oturtma planlarını aylar önce açıklamıştı.

Artık yeni dünya düzensizliğinde, yapacakları işgal, darbe, soykırım gibi faaliyetleri gizleme gereği bile duymuyorlar.

Rıza Pehlevi de emperyalistlerin adamı olduğunu ve onlar adına ülkeyi yönetme hevesini gizlemiyor.

Düşünebiliyor musunuz, devrik Pehlevi Hanedanı'nın son veliahtı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ailece görüştüğünü, İsrail'e defalarca gidip geldiğini, kafasına Yahudilerin kippasını takarak ağlama duvarında dualar ettiğini gizleme gereği bile duymuyor. O kadar onlardan olmuş.

Kurt diplomatlardan, emekli Konsolos Vahit Özdemir ile İran'a dair sohbetimizde söyledikleri beni hem şaşırttı, hem de kafamdaki taşların yerine oturmasını sağladı.

Vahit Özdemir, İran'daki bin yıllık Türk hakimiyetinin son temsilcisi olan Kaçar Hanedanı'nı devirip yerine kendi hanedanlığını kuran Rıza Pehlevi'nin, henüz çok genç yaşlarındayken Türkiye'nin Tebriz konsolosluğunda kavas yani odacı olarak çalıştığını anlattı.

Vahit Özdemir'in aktardığı bilgiye göre; Rıza Pehlevi, Türkiye'nin Tebriz konsolosluğunda bir müddet çalıştıktan sonra ayrılarak Kazak gönüllü alayına er olarak yazılmış. Zamanla kısa sürede onbaşı, çavuş, başçavuş oluyor. Albaylığa kadar yükseliyor. Gözü kara, cesur, iki metre boyunda bir adam. Albay iken cesareti sayesinde Savunma Bakanı oluyor. Ondan sonra Başbakan oluyor ve Türk Kaçar Hanedanı'nın kaçmasına sebebiyet veriyor. Kaçar Hanedanı'nı sonlandırıyor ve kendini şah ilan edip Rıza Şah Pehlevi adını alıyor.

Hatta Atatürk, Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Muhittin Paşa aracılığıyla yeni İran şahına mesaj gönderiyor. "Sen de cumhuriyeti ilan et" diye telkinde bulunuyor. Fakat Rıza Şah mollalardan çekindiği için buna cesaret edemiyor.

Sonra İkinci Dünya Savaşı yıllarında Alman yanlısı politika izlediği gerekçesiyle sürgüne gönderiliyor. Yerine oğlu Muhammed Rıza Pehlevi geçiyor. Fakat 1953'te Başbakan Muhammed Musaddık, petrolü millileştirince İngilizler ve Amerikalılarla birlik olup onun devrilmesi için çalışıyor.

O süreçte ülkeyi terk etmek mecburiyetinde kalan Şah Muhammed Rıza Pehlevi, General Zahidi CIA'nın yardımıyla karşı darbe yapıp Musaddık'ı devirdikten sonra tekrar dönüp tahtına oturdu. Humeyni'nin yönetimi ele geçirmesinden kısa süre önce de bilindiği gibi ailesiyle birlikte ülke dışına kaçtı.