Diriliş Erdoğan...
MUHAMMET KUTLU
Geçtiğimiz hafta günübirlik memleketim Sakarya'ya gittim. İşlerimi hallettikten sonra beş-altı köyün merkezinde bulunan ve herkesin kahvehanelerinde bir araya gelip dostlarıyla hasbıhal ettiği, görüşmelerini yaptığı Küçücek kasabasına uğradım.
Arkadaşlarla kahvehanede buluşarak bir-iki saat çay içip sohbet etme imkânı buldum. O arada gördüğüm yaşlıların elini öpüp hal hatır sordum.
Elini öpüp hal hatır sorduğum aksakallı yaşlılardan biri, yüzümü ellerinin arasına alarak, "Oğlum, Erdoğan nasıl, sağlığı iyi mi" diye sordu.
Çok duygulandığım için hemen cevap veremedim. Aradaki kısa boşluğu değerlendiren yaşlı amca, "Oğlum ben onu çok seviyorum be! Allah benim ömrümden alıp ona versin. Allah onu başımızdan eksik etmesin" dedi.
Ben de bu yürekten soruya, sanki Cumhurbaşkanımızın yakın çevresindeymişim gibi "Çok iyi amca. Maşallahı var. Durup dinlenmeden çalışıyor. Gençlere taş çıkarıyor. Dualarınızı eksik etmeyin" diye cevap verdim.
Küçücek'te yaşadığım o duygusal atmosfer, bir liderin halkının yüreğine dokunduğunda nasıl sevildiğini gösteriyordu aslında.
Evet, Recep Tayyip Erdoğan'ın kurarak iktidara taşıdığı AK Parti, bugün itibarıyla 23 yıl 2 gündür kesintisiz şekilde milletimize hizmet ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinden öncekilere hiç benzemeyen bir lider. Öncelikle inanılmaz çalışma temposu, bugüne kadar gelmiş geçmiş liderler arasında görülmüş bir şey değil.
Çalışma azmi, millete duyduğu sevgi ve cesaretle birleşince 23 yıl önce batmış, bitmiş, memurlarının maaşını bile dışarıdan deprem bölgesi için gönderilen paralarla ödeyebilen bir ülkeden, son derece canlı bir ekonomiye ve güçlü bir orduya sahip, bölgesinde ve dünyada sözü geçen lider bir ülkeye dönüştü Türkiye.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi ayağa kaldırıp iddialı ülkelerden biri haline getirmesinin yanı sıra, gerek iç siyasette, gerekse uluslararası alanda attığı cesur adımlar nedeniyle de çok seviliyor.
Geçmişte her muhtırada, darbede şapkasını alıp giden liderlerle yönetilen bu millet, e-muhtıraları, kapatma davalarını, Gezi olaylarını, 15 Temmuz 2016'da yaşanan FETÖ'cü darbe girişimini, defalarca tezgâhlanan krizleri büyük bir cesaretle göğüsleyip savuşturan Recep Tayyip Erdoğan'ı bulmuşken büyük bir sevgiyle bağrına basıyor.
Halk, işte bu yüzden önceki darbe ve muhtıralardan farklı olarak 15 Temmuz'da kelle koltukta sokaklara çıkarak liderine ve ülkesine sahip çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece bu milletin değil, bütün Müslümanların, mazlum coğrafyaların da duasını alan bir lider.
Çünkü "Libya'da ne işimiz var", "Suriye'de ne işimiz var" "Karabağ'da ne işimiz var" "Sudan'da ne işimiz var", "Gazze'de ne işimiz var"

1