CHP'nin höt zöt üslubu!

CHP'nin höt zöt üslubu!

Muhammet Kutlu

Ana muhalefet partisi CHP'nin toplumu ve siyaseti geren, yargı mensuplarına ve hükümete hakarete varan sert üslubu son dönemde hissedilir şekilde şiddetini artırdı.

Bu üslup, ana muhalefet partisine yakışmadığı gibi Türk siyasetine de yakışmıyor. CHP'nin özellikle eleştiri ve siyaset sınırlarını aşan "höt zöt" üslubunun neden olduğu soruşturmalar, parti sözcülerinin bu kez yargı üyelerini hedef almasını, o da yeni soruşturmaları beraberinde getiriyor. Her yeni soruşturmada CHP'nin üslubu daha da sertleşiyor, siyaset ve toplum daha da geriliyor.

CHP'nin sert üslubunun neden olduğu bu kısır döngüye ilişkin kısaca hatırlatmada bulunacak olursak; CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer gözaltına alındığında partisinin grup toplantısında çok sert ifadeler kullandı. Özel, "Ahmet Özer tutuklandığı gün adalet bakanlığına yazı yazdık. 28 gündür CHP genel başkanı, yardımcıları, milletvekillerinin görüşme talebine cevap vermiyorlar. Adalet bakanını aradım. Haftalardır telefonlarımıza çıkmıyor. Ağızlarındaki bakla 'Akın Gürlek'le ilgili çok ağır konuşuyorsunuz.' Senin de sana o talimatı verenin de alnını karışlarım da sana minnet etmem Akın Gürlek bu sarayın cellâdıdır, seyyar giyotindir. Akın Gürlek'e bu bakanın gücü yetmiyor. Aynı FETÖ'deki gibi bu bakanın imamı Akın Gürlek'tir" şeklinde siyaseti geren sözler söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın'ın gözaltına alınmasına ve hakkında soruşturma başlatılmasına da sert tepki gösterdi. Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'i eleştirerek, "Kendi korkusunu gizlemek için bizleri baskı altına almaya çalışıyor" dedi.

CHP Gençlik Kolları'nın resmi X sayfasından İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'i eleştiren bir video paylaşılmıştı. CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın da 19 Ocak Pazar günü saat 14.00 sularında "Seyyar Giyotin'in Anatomisi: Akın Gürlek" notu düşülen paylaşımı 'retweet' ederek tekrar paylaştı.

Videoda Genel Başkan Özgür Özel'in, Gürlek'e yönelik eleştirel konuşmasına da yer verildi. Videoyu paylaşan Aydın hakkında soruşturma başlatıldı. Aydın, polisler eşliğinde ifadesi alınmak üzere İstanbul Adliyesi'ne götürüldü. Ardından sulh ceza hakimliğine sevk edilen Aydın, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı İmamoğlu, Modern Hukuk ve Yargının Siyasallaşması Paneli'nde yaptığı konuşmada, "Bak Başsavcı sana söylüyorum; Biz var ya, senin evlatlarının bile sana hiçbir faydamız olmaz, senin zihnin çürümüş de, senin evlatlarını bile bu muameleden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına kimse dayanmasın. Senin evlatlarını sabahın köründe evinden kimse almasın" şeklinde son derece kaba, tehditkâr ifadeler kullandı.

Bu sözler üzerine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ve ailesini tehdit ettiği iddiasıyla re'sen soruşturma başlatıldı.

Soruşturmanın açılmasının ardından CHP Genel Başkanı Özel ve İBB Başkanı İmamoğlu birlikte açıklama yaptı. Özel burada da şunları söyledi: "Canlı yayında soruşturma açmak ne Bütün dikkati bizde mi Dinlemeyen, duyan da sanacak ki Gürlek'in evladı tehdit edilmiş... Biz bu aklın insanı değiliz. Biz CHP olarak bu süreci bize bir savaş ilanı olarak gördük. Bu şartlar altında 2025'in seçim yılı olacağını söyledik. Biz hazırız. Bize savaş ilan ettiler. Savcının yaptıklarını görüyorsunuz. Tarihin akışına bu yıl hep birlikte tanıklık edeceğiz. Biz bu iktidarın defterini ortaya çıkarmak için her şeyi yapacağız."

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklamayla CHP'nin sert eleştirilerine cevap verdi. "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan adli soruşturmalarla ilgili olarak yargı mensuplarımızı açıkça hedef alan, yargı sürecini etkilemeye yönelik tehditkâr açıklamalar asla kabul edilemez" diyen Tunç, "Bulunulan makamlar, yargı mensuplarını hedef göstermeyi, tehdit etmeyi veya yargı sürecine müdahale etmeyi hiçbir şekilde meşru kılmaz. Başta İstanbul Cumhuriyet Başsavcımız olmak üzere yargı mensuplarımıza yönelik pervasızca söylenen, hukuk sınırını aşan ve suç teşkil eden açıklamalarda bulunanlar hakkında bağımsız ve tarafsız yargının harekete geçmesinden hiç kimse rahatsız olmamalıdır"