CHP hükümete mi çalışıyor

CHP hükümete mi çalışıyor

MUHAMMET KUTLU

Başlığı görünce dikkat çekmeye çalışan kenar köşe yazarları gibi davrandığımı düşünebilirsiniz. Fakat hemen her yerde, dost sohbetlerinde Kemal Kılıçdaroğlu döneminden itibaren dillendirilen bir şüpheyi yazıyorum sadece.

Evet, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da partisinin iktidara gelmemesi için elinden gelen her şeyi yapmıştı. Tam ana muhalefet partisi oylarını yükseltmeye başlarken, çıkıp "Suriye'de ne işimiz var", "Libya'da ne işimiz var" falan derdi müteveffa genel başkan.

Daha olmadı o dönem Mısır ve Suriye gibi Türkiye'nin arasının açık olduğu ülkelere heyetler gönderir, o ülkelerin haklı olduğunu ileri sürer, halktan büyük tepki çeker, partinin oyları birkaç puan aşağıya doğru kayardı.

Kemal Kılıçdaroğlu iyi adamdı gerçi. Öyle hilede hurdada işi olmazdı. Gelen gideni aratır tabi

Neyse, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultay konuşmasında, "sırtımdan hançerlendim" dediği kumpası kurup kendisini alaşağı eden Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel ikilisi, yaptıkları işlerle CHP'nin iktidar olmamak için çaba sarf ettiği, hatta AK Parti'ye çalıştığı şüphelerini yeniden canlandırdı.

Hatırlarsınız, Özgür Özel genel başkan olduktan aylar sonra kendi deyimiyle yerel seçimleri kucağında buldu. Bunun paniğiyle aday belirleme sürecinde pek çok il ve ilçe teşkilatlarında sarsıntılar yaşandı. İstifalar oldu. Belirlenen adayların büyük çoğunluğu tabanda tepkilere neden oldu. CHP ve siyaset çevrelerinde yerel seçimlerde partinin büyük bir fiyasko yaşayacağı tahminleri arttı.

Fakat AK Parti Hükümeti'nin bir türlü hayat pahalılığına çözüm bulamaması, emeklilerin seçim öncesinde beklediği maaş zammını alamaması, İmamoğlu'nun önayak olduğu DEM ile şaibeli kent uzlaşısının getirdiği takviye oylar gibi unsurlar bir araya gelerek çiçeği burnunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibine yerel seçimlerde birinci parti olma başarısını getirdi.

Özgür Özel liderliğinde CHP'nin elde ettiği bu başarı, on yıllardır görülmemiş bir başarıydı.

Fakat onlar ne yaptı Sürekli DEM Parti ve marjinal örgütlerle birlikte devletin birliğine, dirliğine saldırdı

CHP'li belediye başkanları kadro kurma aşamasında eş dost akrabalarını pervasızca önemli görevlere getirdi.

Üstüne para kuleleri, şaibeli ihaleler, konserlere akıtılan milyarlar, büyükşehirleri yaşanmaz hale getiren trafik sorununu çözmek bir yana daha da içinden çıkılmaz hale getirmeleri, kamuoyundaki tepkileri artırdı.

DEM'in takviye oyları ve hayat pahalılığına duyulan tepkiyle gelen yerel seçim başarısını parti taşıyamadı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tepki çeken açıklamaları, dikkat çekmek için yaptıkları olmayacak işler falan derken partinin aldığı oylar kar gibi erimeye başladı.

Hepsinin üstüne, İmamoğlu'nun kurultayda "duygusal" desteğiyle genel başkan seçtirdiği Özgür Özel'i ezikleyen tutum ve davranışları geldi.

Sonra İmamoğlu'nun DEM ile pazarlıkta kantarın topuzunu kaçırdığını gösteren CHP'nin aldığı Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'e terörden tutuklama ve belediyeye kayyım atanması işin tuzu biberi oldu.

Sonra hakkında "rüşvet ve suç örgütüne üye olmak" suçlarından soruşturma yürütülen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, geçici olarak görevden uzaklaştırılarak tutuklandı.

Yer darlığından burada sayamayacağım pek çok CHP'li belediyede yolsuzluk ve usulsüzlükten soruşturmalar başlatıldı.

Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ikilisi, her soruşturmada diğer belediye başkanlarını ve milletvekillerini yanlarına alarak mitingler, yürüyüşler düzenledi. Devletin savcılarına ağır hakaretlerde bulundular, parmak salladılar. Hatta bu yüzden Ekrem İmamoğlu'na iki soruşturma daha açıldı.