Her evlilik, iki yüreğin Allah'ın adıyla birleştiği kutlu bir yolculuktur. Yol bazen düzelir, bazen sarplaşır. İşler yolundayken geçinmek kolaydır. Asıl yiğitlik işler sarpa sardığı zaman sabır ve azimle sebat edip geçinebilmektir. Bazen taraflar birbirini yanlış anlar, bazen sözler kırar, bazen susuşlar ağır gelir. Fakat hiçbir fırtına ebedî değildir. Çünkü Rabbimiz, evliliği sıradan bir akit değil; huzur, sükûnet, rahmet ve sevgi üzerine kurulmuş ilahî bir yuva olarak tanıtmıştır. Allah (cc) şöyle buyurur: "Sizin için kendileriyle huzur bulasınız diye eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması O'nun ayetlerindendir." (Rum 21)
Ey kırılmış iki gönül…
Belki içinizdeki sızı büyüdü, kelimeler yaraya dönüştü, umut yoruldu. Ama unutmayın: Merhamet, Allah'ın kullarına bıraktığı en güçlü şifadır. Merhametin değmediği hiçbir yara kapanmaz; merhametin dokunduğu hiçbir gönül karanlıkta kalmaz. Siz yaşı kemale ermiş, şefkatin ve merhametin en güzelini bilen ve taşıyan insanlarsınız. Yapmanız gereken farkındalık, affetmek ve merhamet etmektir. Merhamet edin ki, merhamet bulasınız.
Rabbimiz buyurur ki: "Allah, araları düzeltmek isteyene bir çıkış yolu açar." (Nisâ 35'in işareti)
Bu ayet, barışın kapılarının her zaman açık olduğunu müjdeler. Yeter ki iki kalp, samimiyetle sulhu, barışı ve huzuru dilesin. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise şöyle uyarır: "Allah katında helallerin en sevilmeyeni boşanmadır." (Ebû Dâvûd) Bu, evliliği sürdürmekte zorlananlara baskı değil, tamir edenin Allah katında üstün olduğunu hatırlatan bir rahmet mesajıdır. Çünkü yıkmak kolay; sabretmek, iyileştirmek ve yeniden kurmak ise nefse zor gelen bir ibadettir ve değerlidir.
Bilesiniz ki;
Bir yuva sadece iki eş ve birkaç çocuktan ibaret değildir. Evlenip yuva kurmak bir kişilik ev ve aileden çok daha ötesidir. Şöyle ki; Her yuva İslam binasında bir tuğla ve ümmet kalesinde bir taştır. Yuvanın sabır ve huzurla devam etmesi, İslam binasının sağlam kalmasıdır. Bir yuvanın sarsılması, hele hele dağılması İslam binasından bir taşın düşmesi, İslam kalesinde bir gediğin açılması demektir.
Ey birbirini incitmiş fakat bir zamanlar birbirine iyi gelen iki insan… Sizler nice yılları beraberce göğüslemiş, nice acı tatlı acıları paylaştınız. Durun bir an ve kalplerinizi, yüreklerinizi dinleyin. Birlikte yaşadığınız günleri, paylaştığınız tebessümleri, dualarınızı, sevinçlerinizi ve birlikte atlattığınız fırtınaları hatırlayın. Sevgi yok olmaz, belki bazen küllenir. Küllenen ateş, bir güzel sözle, bir merhamet nefesiyle yeniden can bulur.
Belki öfke arttı…
Belki sözler ağırdı…
Belki kalpler yoruldu…
Ama bilin ki Allah barışmak isteyene kalbinin kapılarını genişletir. Ve bazen bir tek dua, yılların kırgınlığını silecek kadar güçlüdür. Gelin beraberce VEDÛD olan Allah'a (cc) yönelim şöyle yalvarın:
"Allah'ım, kalplerimize ferahlık ver. Şeytanın fitnesinden bizi koru. Yuvamıza yeniden huzur, bereket ve rahmet indir. Bizi bize bırakma. Bizi şeytan ve avanelerine bırakma. Bizi tüm müminleri sensiz bırakma…"

22