Sandıksız iktidara ne denir...

Mine Esen
Bugün
12

Bir kamuoyu araştırması yapıp seçme ve seçilme özgürlüğü hakkından vazgeçer misiniz diye sorsanız, katılımcıların tamamına yakını "Hayır" der. En azından öyle olmasını umut edelim, aksi zaten demokrasi tabutunun üzerine çivi çakılmış demektir. Seçme-seçilme, güçler ayrılığı konusu antik çağdan günümüze şekillenen demokrasi fikrinin temellerinden. Ne var ki bunu görüntüde herkes savunur görünse de siyasetçilerin dilinden düşmese de söylem ve uygulamalar çelişkilerle dolu. Tarih sandık çoğunluğunu mutlak, sonsuz iktidar adına kullanma yolunu seçenlerden, geldikleri gibi seçimle gitmekten kaçanlardan, şiddet ve baskıyla muhaliflerini yok etmeye girişenlerden geçilmez. Buna karşı mücadele edenler de kuşkusuz hep olmuştur, olacaktır.

Siyasetin demokrasiyle ilişkisinin karmaşıklığı ülkemiz dahil küresel ölçekte oldukça yakıcı sorun başlıklarıyla hissediliyor. "Batı demokrasisi" düşüncesinin idealizmine karşın Batı merkezli emperyalizmin uygulamadaki çifte standardı, vahşi kapitalizmin yarattığı derin yıkım ve adaletsizlik yurttaşların yönetimlerin sorunlarını çözebileceklerine yönelik umutlarını kırar noktada. Popülist, aşırı sağ dalga, otoriter anlayış bu çözümsüzlük siyasetinden besleniyor.

SİYASİ ETİK, AHLAK

Seçme ve seçilme hakkının değerini bilmek, hakkını vermek gerek. Yoksa bir bakmışsınız oy hakkınızı kaptırmış, sandık kültürünün anlamını yitirmişsiniz. Haklarınızı, görüşlerinizi temsil etmesi için oy vererek seçtiğiniz siyasetçi bir anda başka, hatta taban tabana zıt görüşlü bir partiye geçivermiş. Kimi şantaja, kimi güç odaklarına, çıkar hesaplarına boyun eğmiş. Siyasi etik, ahlak buhar olmuş; utanma, seçmene hesap verme sorumluluğu yitirilmiş.

Ülkemizden de siyasi manzaralar son dönemde buna ilişkin örneklerle dolu. Yanar dönerlerin yeni adresleri kadar bunları siyaseten iyi tanımadan yurttaşla buluşturan parti anlayışının da kendini sorgulaması, bu kişileri neden, niye sandıkta seçmene önerdiğinin hesabını vermesi gerekiyor.

oğulcu demokrasinin olmazsa olmazı sandık iradesine saygı konusundaki karne derseniz geçen hafta gündeme yansıyan haberle daha da ilginç bir hal aldı; CHP'li belediyelere yönelik operasyonların sonucunda, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile 26 ilçe belediyesinden 16'sının belediye başkanı tutuklandı. Tutuklu CHP'li belediye başkanı sayısı görevi sürdüren belediye başkanı sayısını geçti. Muhabir arkadaşımız Batuhan Serim'in haberine göre, İstanbul'da halen görevine devam eden CHP'li belediye başkanı sayısı 11'e geriledi. AKP ise sandık zaferi olmadan operasyon, yargı süreçleri sonucunda, kayyımla, atamalarla belediye sayısını artırdı. "Bunu demokrasi kazandı, sandık iradesinin yansıması" diye yorumlamak mümkün mü..