Ekonomik krizin ağırlığından kaçış yok; pazarda, markette, barınmada, eğitimde, her yerde. İktidarın yama bohçasına dönmüş ekonomi planlamalarında hedefler tutmuyor. Tek sabit kalan kısım enflasyon ve ezilen milyonlar. Tarladan markete fiyatlar roket gibi uçuyor, aracılar kârlarını katlıyor, sürekli söylenen kamuda tasarruf hayallerde kalıyor. Üstüne bir de şişmiş fonlar patlıyor. Krizler göz göre göre gelirken bir noktasında iktidardan kimilerine operasyon geliyor. Ama bugüne kadar neredeydiniz ya da bu operasyonlar yeni krizleri engeller mi sorusunun yanıtı belirsiz. Güçler ayrılığı ilkesi, şeffaflık-liyakat-etik bakış, hesap verilebilirlik temelinde, gerekli yapısal düzenlemeler uygulanmadan karamsar tablonun dağılması da zor gibi.
Okulların açılmasıyla ailelerin içinde olduğu darboğaz daha da sıkılaştı. Her yıl olduğu gibi "okullarda ücretsiz bir öğün" çağrıları yine iktidar kanadında yanıtsız. Oysa uzmanlar üstüne basa basa ne diyor: "Açlık, öğrenmenin önündeki en sessiz ama en yıkıcı engellerden."
ocuklara bir öğün ücretsiz yemek için kamuda tasarruf yapılacak çok alan bulunabilir. İktidarı muhalefeti ortak çözüm üretebilir. Ama yok... İktidar, kendi çözüm bulamayınca başkasının da soruna el atmasına izin vermez bir görüntüde. Muhalefetteki belediyelerin gıda/temizlik destek programlarına da çoğu kez engelleyici tutumun sürdüğü belirtiliyor. Siyasi hırslara bu konuda gem vurulmayacaksa nerede vurulacak ocukların aç karna girdiği, temiz su, hijyenin eksik olduğu, tarikatların kol gezdiği okullar değil; akıl, bilimden yana laik, eşit fırsatlar sunan, sağlıklı gıdaya ulaşmış, şiddetten uzak, güvenilir eğitim alanı sağlamak ortak aklın yolu olmalı. İktidar yurttaşın gerçek sorunlarını duyup bir an önce "okullarda ücretsiz bir öğün" uygulaması için adımlar atmalı.
GÜNDEM BOLLUĞUNDA SEİME DOĞRUİktidar cephesinin başlattığı İmralı sürecinde tartışmalar sürüyor. PKK'nin silah bırakma sözünün sahaya ne oranda yansıdığı bilinmezliğini korurken şimdi de gündemde terör örgütü elebaşısına villa var!... Sanki toplumsal kaygılar sona erdirildi, askeri olarak sahada süreç tümüyle hedeflendiği üzere tamamlandı; hukuki, siyasi boyutunda pürüz dahi kalmadı. Suriye ve Irak'ta örgütün uzantılarının sürece yönelik farklı çıkışları dikkat çekerken, etnik-mezhepsel vurgularla iktidar cephesi yeni anayasa planları konuşurken, ABD'nin "hayırlı monarşiler" sevgisi sürerken konu; demokratik, laik, hukuk ilkeleri izinde, üniter devletin geleceğine yönelik kaygılar arasında her şey normal de bir eksik villa mı kaldı dedirten bir hal alıyor.

11