Demokrasi sınavı

Mine Esen
Bugün
25

CHP'nin eline koluna dolandırılan "mutlak butlan" siyasetteki mücadelede seçmen desteğinin, meydanlardan yükselen mesajın etkisine ilişkin tartışmaları da alevlendirdi. Atanmışların mı seçilmişlerin mi dönemi kazanacak sorusunun yanıtı demokrasi virajından nasıl çıkılacağını da gösterecek. CHP içindeki bölünme herhangi bir zaman diliminde bir siyasi parti içinde yaşanan sıradan bir mücadele değil. Bunu iç ve bölgesel/ uluslararası gelişmelerden ayrı okumak tabloyu eksik değerlendirmek olur.

Kılıçdaroğlu cephesinin, Özel yönetiminden yana toplanan imzalara, delegelerin çağrılarına, meydanlardan yükselen "şimdi, derhal kurultay" çağrılarına kulak tıkaması CHP içindeki demokratik işleyişi yaralamak demektir. Siyaset bir yarışsa, bu yarışın sandıkta, kurultayla taçlanması en doğru, ilkeli yol olsa gerek. Bu noktada özellikle muhalefetten iktidara ülkedeki krizlere işaretle sürekli olarak seslendirilen çözüm sandıktır çağrısı düşünüldüğünde, CHP'nin buna ilk olarak kendinden başlaması, parti tüzüğünün hiçe sayılmaması önemlidir.

Geçen haftaki yazıda "CHP içinde yaşananları, iktidar cephesine altın tepside sunulan bir gündem savıcı olarak da okumak mümkün" demiştik. Butlanın sahneye çıkarıldığı 21 Mayıs'tan bu yana gündem savcılıkta yeni bir evreye girildi. Ekonomik krizle beli bükülen, enflasyon ateşiyle imtihanı bitmeyen yurttaşın dertlerini konuşacakken bir bakıyorsunuz sabah akşam varsa yoksa ülkenin ana gündemi CHP'deki bölünmüşlük oluvermiş...

'YUMUŞAK KARIN' OLMAK...

İktidar krizlere yanıt bulamamanın sorumluluğunu üstüne almazken bir yandan da koltuğu kaptırmamak üzere tüm yolları deniyor. Yeni anayasa tartışmaları, bunun için gereken Meclis aritmetiği, tartışmalı İmralı süreci, ümmetçi, Osmanlıcı cepheye selam verenler cephesini CHP'ye doğru genişletme çabası... CHP'nin yumuşak karnını bulmak için epeydir aradığını ise butlanla birlikte bulmuşa benziyor. CHP içinden bir anlamda iktidara verilen desteği, parti destekçilerinin nasıl yorumlayacağını okumak ise yine atanmışlar açısından tarihi bir sorumluluk olsa gerek.