98. Akademi Ödülleri öncesi kısa bi' istişare

Akademi Ödülleri'ne bir hafta kadar bi' zaman kalmışken, töreni genel hatlarıyla konuşabileceğimiz önemli bir isimle sohbet etme fırsatı buldum. Kendi kendime 'şu film bu ödülü alır' çıkarımları yaparken, işin asıl uzmanının da fikrini almak adına birkaç soru yönelttim. Oscar Uzmanı ve Sinema Yazarı Kerem Akça, Oscar'ın son dönem aklıma takılanlarını cevapladı. Bu sene Oscar Ödülleri'nde ödüller kimin olur bilinmez ama Sevgili Akça ile Oscar sohbetleri yapıp da tahminlerinin tutmadığına henüz şahit olmadım.

Size de ödül törenleri artık saygınlığını kaybediyormuş gibi geliyor mu

Ödül törenlerinin saygınlığını yitirdiği görüşüne katılmıyorum. Aksine 10 film içerisinde 3'ü direkt vizyon, 2 Cannes, 2 Venedik, 1 Telluride, 1 Sundance, 1 New York FF'de açıldı. Oppenheimer ile festivalsiz zafer de 'popülizm' aşılıyor. Neon, A24, Netflix PR kampanyalarıyla liberal irade öyküleri öne çıkıyor. Tarihsel biyografi kesitleri heyecan yaratabiliyor. Bunu uygulayıp Musevilikle ilgili mesajı hesaplı vermek satıyor.

Akademi üyelerinin yaş ortalamasının ya da profilinin sonuçları etkilediğini düşünüyor musunuz

Akademi Üyeleri'nin yaş ortalamasının ötesinde bir etnik köken çeşitliliği getirilebiliyor. 2 yabancı dilde film bu yıl aday. Ama Cannes'ın en iyisi Sound of Falling sadece kısa listeye girebildi. Beyaz Erkek ve Latin Amerika kontenjanı halen aktif.

Son yıllarda bağımsız filmlerin Oscar'da daha çok yer alması bir değişim mi yoksa geçici bir dönem mi, önümüzdeki yıllarda neler bekler bizi

Oppenheimer'ın 100 milyon dolarlık Warner filminin üzerinden 'vizyondan zamanı gelen Nolan verelim' olgusu bu sene de sınanacak. Departed ile Scorsese kazanmıştı. PTA'nın yeni eseri 150 milyon dolar bütçeli. Festivallerin yanındayız mesajı verilecek mi göreceğiz. 30 Milyonluk Hamnet (Telluride+Toronto), 7.8 Milyonluk Sentimental Value (Cannes) ('Uluslararası Film' cepte) 'yüksek sanat eserleri' olarak mücadeleyi sürdürüyor.

Oscar tarihine baktığımızda, ödül alan filmler ile zaman içinde "klasik" veya "kült" olarak kabul edilen filmler arasında ciddi farklar görüyoruz. Akademi'nin kararları sizce sinema tarihini doğru okuyabiliyor mu

Kubrick, Malick, Scorsese, yarıştığı senelerde politik açıdan doğru filmlere kaybetti. Anlık bir pazarlama üzerinden böyle olaylar yaşanabiliyor. Ama Otomatik Portakal, İnce Kırmızı Hat, Taksi Şoförü, Kızgın Boğa, Kan Dökülecek hatıralara kazındı.