Kronik mutsuzlarla mücadele

Sarsılmaz olduğunu düşündükleri ön kabullerle olan biteni anlamlandırmaya çalışan muarızların kalıcı mutsuzluğu siyasi kasvete yol açıyor. Kronik mutsuzların kendini tekrar eden beyan, yorum ve analizleri gündemin tadını kaçırabiliyor. Olan bitenlerin gerçek dinamiğini kavramak yerine mutsuzlar korosunun (yüz) yıllardır kendisini tekrar eden tek tonlu melodisini dinlemek zorunda kalıyoruz.

Türkiye ikinci kez barış sürecine girdi ve çok şey değişmiş olmasına rağmen hale ilk süreç ve öncesinden kalma söylemlerle barış sürecini baltalamaya çalışan ciddi bir güruh var. Türkiye'nin geleceğine ve umutlarına inancı olduğu için risk ve sorumluluk alanlar, yüzyıllardır statükoyu koruyarak varlığını ikame eden güruha karşı özgüvenli ve kararlı duruş sergilemek zorunda.

Türkiye ve Ortadoğu'da bütün gelişmeleri önceden görebilen, yemek yerken, dizi ve maç izlerken, araç kullanırken takip ettiği sosyal medya paylaşımları sayesinde tüm stratejik hesapları tespit edebilen cin fikirli ''vatandaşların'' kanaat tacizini artık sonlandırmak gerekiyor.

Hangi siyasi irade hangi adımı atarsa atsın peşinen mutsuz ve umutsuz olan güruhun Türkiye'de kanaatleri etkileme dönemi artık son bulmalı. Fikir özgürlüğü herkesin her düşünceyi umarsızca beyan etmesi için değil, yapıcı ve nesnel görüşlerin kendisini ifade edebilmesi için var.

Dünyadaki ve bölgemizdeki gelişmelerin Türkiye'yi iç barışa ve yeni bir toplumsal sözleşmeye adeta zorladığı bu dönemde on yıl, yirmi yıl hatta yüzlerce yıl öncesinde yaşanmış siyasi gelişmeleri anakronik şekilde yeniden pişirip önümüze sunan kişilerin hezeyanlarına kulak kapamayı, bu yıkıcı zihniyeti tartışmanın dışına itebilmeyi artık öğrenmemiz gerekiyor.

Hiçbir siyasi risk almadan, zihin konfor alanını terk etmeden bulunduğumuz coğrafyada sanki hazır, güvenli ve etkili risksiz çözüm imkanları varmış gibi hamaset kasanları ikna etmeye çalışmak zaman kaybı.

Tüm komşuları savaşlar, belirsizlikler ve otoriter yapılarla çevrili bir ülkenin demokratik bir ülke olması mümkün değil. Sınırlarımızdaki huzursuzların bitmesi, bizim için huzursuzluklarımızı bitirme kabiliyetimizle dolaylı olarak alakalı.

Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olmasını isteyen herkes, Kürt sorunu gibi temel bir beka sorununu, siyasi uzlaşma ile yani silaha başvurmadan çözmeyi desteklemesi gerekir. Önemli toplumsal meselelerde silahsız çözümler sunabilme kabiliyeti, Türkiye'nin demokratik ve müreffeh ülke olmasının ön şartıdır.