İnfialin cazibesi

Kahramanmaraş faciası sonrası infiale kapılan medya ve kanaat önderleri, uzmanların sesini bastırarak potansiyel saldırganları tahrik ediyor, ama bu sorunun kaynağı cehalet mi yoksa sorumluluk kaçışı mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Kahramanmaraş'taki okul faciası sonrası oluşan infialin ideolojik amaçlarla kötüye kullanıldığını ve bunun çözümün tarafsız, bilimsel tartışmasını engellediğini savunuyor. Bu eleştiriyi, 2023 depremi sonrası oluşan kamuoyu ilgisinin hızla yok olması örneğiyle destekliyor. Türk toplumunun nesnel gerçeklerle yüzleşme kapasitesi yetersiz olduğu için, infial dalgalarından pay koparma mekanizması hep tekrarlanacak mı?

Kahramanmaraş'ta yaşanan vahşet sonrası oluşan infial, Türkiye'de kamuoyunun, oluşan yoğun ilgiyi kendisine bir fayda sağlama motivasyonu ile ele alanlarının etkisinde olduğunu bir kez daha gösterdi.

Türkiye'de tüm önemli olaylarda olduğu gibi toplumda oluşan infial ve ilgiden, kendi paylarına düşen faydayı elde etmek isteyen kanaat önderleri, sosyal medya fenomenleri, gazeteciler, politikacılar hatta sanatçılar bu infial rüzgârında sörf yaparak, sağduyulu bir tartışmanın önünde yeniden engel oldu.

Çok katmanlı ve farklı nedenleri olduğu açık olan bir faciayı, çözümü aslında bir şekilde toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir hassasiyetle irdelemek gerekirken sığ ve ideolojik hamasete sıkıştırmanın önüne yine kimse geçemedi.

Dünyadaki örneklerini de referans alarak, nesnel bir yaklaşım göstermek isteyenlerin sesi bu kez de duyulmadı. Israrla sürdürülen bu ideolojik tutuculuğun aynı zamanda, hayatlarını kaybeden öğretmen ve çocukların hatırası ile aile yakınlarına yapılmış bir saygısızlık olduğu gerçeği ise umursanmadı.

Konuya vakıf uzmanlar ve öğrencilerle her gün beraber olan öğretmen/pedagogların öncülüğünde, en azında yönlendirmesinde, sürdürülmesi gereken bir tartışma, kamuoyu ilgisinden pay koparma yarışına dönüştü.

Bu türden okul faciaları başta ABD'de ve yer yer Avrupa'da yaşanıyor ve nedenleri hakkında uzmanlar kesin bir sonuca ulaşabilmiş değil. Eğitim sistemi, ihmalkar aile, ekran zorbalığı, bilgisayar oyunları, sosyal medya vs. gibi gerekçeler tek başına çözümleme için yeterli olmuyor. Bu türden katliamları yapan çocukların çoğunluğunun orta sınıf ailelere mensup olması nedeniyle ekonomik nedenlerden de bahsetmek mümkün değil. Her vaka kendisine mahsus özelliklerle o da kısmen açıklanabiliyor. Yine bu türden bir analiz ve kavrayışın ancak uzmanlar öncülüğünde olması, aktarılması gerekiyor.

Gerekli bilimsel ve ahlaki hassasiyeti göstermek yerine, infial dalgalarının üzerinde sörf yaparak, olayın çok daha öfke ve duygusal patlamaya yol açmasına neden olmak, tetikte bekleyen diğer saldırganlar için de tahrik edici bir motivasyon oluyor. ABD ve Avrupa'daki saldırıların tümünde tespit edilen nadir ortak özelliklerden biri de faillerin hayatlarında bir kez dahi olsa, herkese nelere muktedir olabildiklerin gösterme arzusu. İnfiale sorumsuz şekilde dahil olmak, farkında olmadan destek vermek, potansiyel saldırganlar için adeta bir teşvik.

Aslında bunları cehaletimizden yapmıyoruz. Belki o kadar o kadar da kötü niyetli değiliz. Ama hem bireysel hem toplumsal olarak sorunlarla gerçekçi olarak yüzleşmek, acı verse de nesnel tespitler yapma hasletimiz henüz yeterli düzeyde değil.

Olayın hemen ertesinde güvenlik önlemlerinin arttırılması, sosyal medyada tehditler savuran, racon kesen ergenlerin gözaltına alınması, takdire şayan önemli adımlar. Sosyal Medyayı ve interneti hukuk, ilke, etik sınırlarının ötesinde kurtarılmış bölge olarak kullanan ergenlere ve yetişkinlere karşı, sert tedbir ve yaptırımların kalıcı olmasını umut ediyoruz.