Bir medya hikayesi: Mansimov ve EKOL TV

Türkiye'de medyanın en büyük sıkıntısı siyasete yakın olmak isteyen iş insanlarının medyaya özellikle televizyon mecrasına yatırım yaparak bir televizyon açmasıdır. Bu insanlar genelde haber televizyonları açarak hem prestij hem de siyasi yakınlık hedefler.

Bu iş insanları haber televizyon kanallarına normal şartlarda hiçbir yatırımcının yatıramayacağı kadar para yatırır, muazzam bir teknoloji satın alırlar, kendilerine yakın ve özellikle siyasilerle bağlantıları olan gazetecileri işe alırlar, personellerine standardın üstünde maaşlar verirler ve rastgele diyerek medyaya girerler. Maalesef bu tür medya patronlarının sayısı ülkemizde son on beş yılda çok arttı.

Televizyon kanalı kuran yatırımcıların bir bölümünün de bir diğer amacı para aklamadır. Bunlar da ellerindeki gayri resmi parayı medya aracılığı ile dolaşıma sokar ve sözde medyaya yatırım yaparlar. Bu iki çeşit televizyon yatırımı son on beş yılın en revaçta medya yatırımları arasında yer aldı.

Bu sanırım bir süre daha böyle gidecek ama medyaya sırf laf olsun ya da siyasete yakın olayım diye giren iş insanlarının devri yavaş yavaş sona erecek çünkü artık herkes uyandı ve neyin neden olduğunu anlayabilecek kapasite ve bilgiye ulaştı.

MÜBARİZ MANSİMOV'UN ORTAYA ÇIKIŞI

2024 yılında Ekol TV adında bir kanal kuruldu. Kanal kurulmadan önce bir dönem televizyonlarda sık sık yorumlarıyla izlediğimiz Avukat Ersan Şen tarafından kurulacağının dedikoduları yayıldı. Tabii ki bunu kimse yemedi zaten Şen de hiçbir doğru dürüst açıklamada yapmadı ve bu olaya müdahil olmadı. Derken kanalın sahibinin Azeri iş adamlarından Mübariz Mansimov olduğu ortaya çıktı.

Mansimov ismini medya ve Türk iş piyasası daha önceden tanıyordu. 2008-2009 yıllarında Rusya'dan ayrılan ve Türkiye'ye gelen bu iş insanı için özellikle Sovyetler Birliği'ndeki günlerine dair çok ilginç bilgiler var ama onları biz şimdilik bırakalım. Mansimov Türkiye'ye geldikten sonra deli gibi para akıttı Türkiye'ye. En baba maaşların verildiği Pal FM ve Pal Station adlı radyoları kurdu, radyolar lüks bir villadan yayın yapan sosyetik radyolardı. Ayrıca otel, marina filan derken müthiş paralar harcadı Mansimov Türkiye'de.

Bir ara Beşiktaş futbol takımının yönetimini de girmek istedi hatta Beşiktaş'a bir tane yabancı futbolcu bile hediye edeceğini söyledi. Bu isim kısa sürede Türkiye'de eğlence- spor – medya gibi alanlara harcadığı paralarla meşhur oldu. Herkes onun şirketlerinde çalışmak istiyordu çünkü müthiş maaşlar veriyordu ve hiçbir zaman şirketleri zararda mı değil mi diye dert etmiyordu. Ne güzel değil mi böyle patronu kim istemez...

O dönemde Mübariz Mansimov'un üzerinde "Palmali" yazan gemileri boğazlarda cirit atıyordu. Herkes bu kalantoru konuşurken Mübariz bey Türk vatandaşlığına da geçmişti. Burada her ne kadar kendisi Türkiye'yi çok sevdiği için Türk vatandaşı olmak istediğini söylese de Rusya'nın eski Sovyetler Birliği ve özellikle Putin kanadından farklı şeyler söyleniyordu. İddialara göre Rusya tarafı onu çok sevmiyordu oda hem servetini hem de kendisini transfer edeceği bir ülke arıyordu bunun için Türkiye'ye gelmişti. Hangisi doğru bunu Mübariz bey ve Putin ile Türk devletinin istihbaratı bilir ama sonuç olarak Mansimov Türk vatandaşı oldu ve Gurbanoğlu soyadını aldı.

2015'te Forbes, Mansimov'un net servetini yaklaşık 1,3 milyar $ olarak göstermişti. Bu, Palmali Group'un deniz taşımacılığı filoları, medya ve diğer iştiraklerle elde ettiği zirve değeriydi. 2025 itibarıyla bu servet çeşitli borçlar, davalar, hacizler ve iflas süreçleri nedeniyle ciddi şekilde erimiş duruma gelmişti. Birçok bağımsız kaynak, servetin artık yüz milyon dolar seviyelerine indiğini veya negatif net değerli olduğunu belirtiyor. Peki bu on yılda ne oldu

EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI

Palmali Group bir zamanlar Akdeniz, Karadeniz ve hatta Beyaz Deniz'de yüzlerce gemiyle büyük bir filo işletiyordu. Gemilere haciz kararları ve borçlar nedeniyle filo önemli ölçüde küçüldü ya da el değiştirdi. Malta ve İngiltere'de açılan davalarda şirket aleyhine kararlar çıkması, finansal baskıyı artırdı. Örneğin Palmali'nin Lukoil'e açtığı yaklaşık 2 milyar $'lık dava reddedildi.

Tüm bunlar yaşanırken Mübariz Mansimov'u asıl sıkıntıya sokan konu patladı ve onun Türkiye'de 2020 yılında FETÖ terör örgütüyle münasebeti olduğu iddiası ortaya çıktı. 15 Mart 2020'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bağlı savcılar tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Ev ve iş yerlerinde aramalar yapıldı ve "silahlı terör örgütüne üye olmak" iddiasıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hazırlanan iddianamede Mansimov'a, FETÖ kapsamında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arasında hapis cezası talep edildi. Savcılık iddianamesinde Mansimov'un FETÖ üst düzey isimleri ile temas ve irtibatlarının bulunduğu, örgütün Rusya imamı ile görüşmeler yaptığı ve bu görüşmeleri gizlemek için teknolojik engelleme cihazı kullandığı iddia edildi.

2021'de yerel mahkeme Mansimov'a, "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" üzerinden yaklaşık 5 yıl hapis cezası verdi. İstinaf Mahkemesi de bu cezayı onadı ve eski ev hapsi serbestliğinin yerine, "İstanbul sınırları dışına çıkmama" koşulu gibi adli kontrol uygulandı. Cezai süreç ilerlerken tutukluluk hali sona erdi ve Mansimov adli kontrol / ev hapsi koşullarıyla tahliye edildi.

Bazı medya kaynakları Mansimov'u FETÖ'ye yardım etmekle suçladı ve yargı sürecini bu çerçevede değerlendirdi. Mansimov ve çevresi ise "asılsız suçlamalar" yapıldığını ve bu süreçlerin ticari veya politik nedenlere dayandığını iddia etti.

YENİ BİR MEDYA YAPILANMASI BAŞLIYOR

Piyasada Mübariz Mansimov için çok sayıda şey söylendi. İddialara göre kendisi Cumhurbaşkanından randevular istemiş ve özür dilemek istemişti. Bu gerçekleşti mi bilmiyorum ama bir yandan devam eden politik sisteme yakınlaşma çabaları diğer yandan da yeni bir medya yapılanmasının da alt yapısını hazırladı. Mansimov çareyi bir medya yatırımı daha yapmakta buldu ve 2024 yılında Ekol Medya A.Ş., adlı bir şirketle Ekol TV adlı haber televizyonunu kurdu. Strateji yine aynıydı tıpkı önceki medya yatırımında olduğu gibi Mansimov muazzam bir yatırım yaptı. Hem en üst düzey teknolojiyi aldı hem de bir televizyon kanalının sahip olacağından daha fazla sayıda personeli piyasanın üstünde maaşlarla işe aldı. Ünlülere müthiş paralar verdi mesela Beşiktaş'ın şu an ki teknik direktörü Sergen Yalçın'ı spor yorumcusu olarak işe aldı. Başarılı futbol yorumcusu eski hakem Erman Toroğlu'nu astronomik bir maaşla A Spor'dan transfer etti. Bitmedi daha Ekol TV birinci yılını tamamlamadan Ekol Sports adında bir spor kanalı kurdu ve televizyon sayısını ikiye çıkarttı. Kanal daha kurulur kurulmaz büyük takımların Avrupa'daki futbol maçlarının birkaçının canlı yayın haklarını aldı. Paralar Manavgat Şelalesi gibi aktı desem abartı olmaz. Devasa bir yatırımla girmişti Mübariz Mansimov medyadaki ikinci teşebbüsüne. Ekol Medyada çalışanları öylesine şımartılmıştı ki oradaki müdürler ve çalışanlar diğer medya çalışanlarına hava bile atmaya başlamışlardı.

Peki bu değirmen nasıl dönüyordu Kanala gelen üç beş spot reklamla dönecek değildi herhalde. Mansimov'un parasıyla dönüyordu. Kanal o kadar tok bir kanaldı ki sponsorlu programları bile kabul etmiyordu. Bir tanıdık dostum reklam ajansı ile kanalı bir sponsorlu program için aradığında kanal yetkilileri "biz sponsor ve sponsorlu program yayınlamıyoruz" yanıtını vermişti. Yani anlayacağınız tok ve sosyetik bir kanal oluvermişti hemen Ekol TV. Oysa piyasadaki diğer tüm televizyon kanalları bir sponsor bulmak için bin beş yüz takla atıyordu.

Ekol TV'nin ilk kurulduğunda yaşadığı önemli bir sıkıntıyı da dile getirmeden geçemeyeceğim. Kanal kurulduğu zaman siyasilerin üst düzey toplantılarına katılabilmek için gerekli akreditasyonu alamamıştı. Bu aslında bir kesimin kanala pek de "hoş gelmediniz" deyişinin ön sesiydi.

LALE DEVRİ BİTİYOR

Ekol TV' deki Lale Devri umulandan da kısa sürdü ve 2025 yılının son baharında Mübariz Mansimov kafasındaki şeyi yakalayamadığı için bu kanalı artık finanse edemeyeceğine karar verdi. Önce kanalın spor kanalı Ekol Sports kapandı. Ekol TV tek başına eskisi gibi yayınlarına devam etti. Ben gerek medya tecrübemden gerekse bir medya ekonomi araştırmacısı ve doktoru olduğum için medya sahipliği konularında hiç yanılmam. "Bu kanalın suyu ısındı götüremez" dedim kendi kendime hatta Medya Ekonomisi adlı verdiğim derste bu dönem her öğrencime bir televizyon kanalını incelemesini ve bu kanala kendisi yatırımcı olsaydı yatırım yapıp yapmayacağına dair bir sunum ödevi vermiştim. Her hafta beş tane öğrenci beş ayrı televizyon kanalını inceliyor ve bir potansiyel yatırımcı olarak yorumlarını anlatıyordu. Bir gün Ekol TV'yi anlatan öğrencime geldi sıra. Kızcağız şaşkındı böyle bir yatırımın para kazanamayacağını o da biliyordu ama bu yatırımın nasıl ayakta kalabileceğini çözemiyordu. Bin bir stres içinde sunumunu yaptı ve sunumunun sonunda "ben olsam bu kanala yatırım yapmazdım" dedi. Ben sonrasında tamamlayıcı bilgiler verdim ve sınıfa "Bu kanal da zaten yakında kapanacak" dedim tabii ki gerekçelerimi de anlattım. Bu dersten bir hafta sonra olay patladı ve Mansimov kanalı artık finanse etmeyeceğini yöneticilerine söyledi. Kanal 22 Aralık 2025 tarihinde yaptığı resmî açıklamada Ekol TV'nin "Ekonomik sürdürülebilirliğin sağlanamaması" ve "Sermaye yapısında ve finansal dengede olumsuz değişimler" nedeniyle kanalın kapandığını açıkladı. Yani bunun Türkçesi "babalar bizim fonlayan gitti bizde bittik"ti.