Pınar Altuğ'un kızı Su Atacan, Londra'daki okulunun kılık kıyafet ve disiplin kurallarına isyan etmiş:
"İsyanlardayım. Sadece siyah renk giyinebiliyoruz başka renk yasak.
Lacivert ve gri de yasak.
Okulda takı takmak komple yasak." Okulunda telefon kullanımının ve tırnak uzatmanın/ojenin de yasak olduğunu söyleyen Atacan, "Telefon yasak, tırnak yasak. Kendimi liseye dönmüş gibi hissettim" sözleriyle yaşadığı şaşkınlığı dile getirdi.
Üstelik genç kızın gittiği okul normal bir devlet okulu da değil, oyunculuk eğitimi alıyor!
Bizim zamanımızda da Türkiye'de durum aynıydı.
İlkokulda herkes siyah önlük giyerdi. Orta ve lisede ceket, kravat ya da okul üniformaları zorunlu olurdu.
Takı takmak yasaktı. Saç şeklinin bile kuralları vardı.
Sonra siyah önlük yerine mavi önlüğe geçildi. Zamanla kılık kıyafet kuralları rafa kaldırıldı.
Bir dönem ülkemizde yasakçı otoriter zihniyet diye gösterilen bu kılık kıyafet kuralları aslında öğrencileri disipline sokmak ve eşitlik ruhunu aşılamak için uygulanırdı.
Ne zaman kılık kıyafet kurallarından vazgeçtik o zaman eğitimde kalite yavaş yavaş düştü.
Her gelen yeni Milli Eğitim Bakanı kafasına göre kuralları değiştirdi. Bir ara ilkokullarda el yazısı bile zorunlu hale getirilmiş, geç de olsa bu saçmalıktan vazgeçilmişti.
Oysa dünyada denenmiş ve kabul gören, eğitimde eşitlik ilkesidir! Eşitlik ilkesi kılık ve kıyafet kuralıyla başlar.
Geç de olsa Türkiye'de de serbest kıyafet uygulaması kaldırıldı ve okul kıyafeti (forma) zorunluluğu geri getirildi.
Bence her okulun kendi öğrenci kıyafetini (model ve renk) okul yönetimi kararıyla belirleme ilkesinden de vazgeçilmeli.
İlkokul ve lisede tüm Türkiye'de öğrenciler aynı kıyafeti giymeli!
Böyle bir karar alınsa çocuklar arasındaki suç işleme ve zararlı madde kullanım oranı bile düşer!
Dışarıda kimin öğrenci olduğu net bir şekilde anlaşılsa toplumda çocuk ve gençlerin yararına bir otokontrol gelişir.
Sadece İngiltere'de değil birçok Avrupa ülkesinde Su Atacan'ın bahsettiği kurallar harfiyen uygulanıyor!
Böylece çocuklar arasında zengin-fakir ayrımı, kıskançlık, gruplaşma, zorbalık vb. gibi durumlar otomatik olarak ortadan kalkıyor.
Çocuklar dış görünüş üzerinden kendilerini ifade etmek yerine eğitimlerine daha iyi odaklanıyor.
Teknoloji devlerinin CEO'larının çocuklarını gönderdiği okullarda cep telefonu, kıyafet yasaklarını geçtim ekran üzerinden ders işlemek bile yasak!
Bence Su Atacan şu an maruz kaldığı yasakların aslında onun yararına olduğunu büyüyünce daha iyi anlayacak!
***
KPSS BİRİNCİSİ ZABITA
Mehmet İnanç adlı vatandaşımız 2016 yılında girdiği KPSS sınavında 95 puan alarak Sakarya Serdivan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'ne kadrolu olarak atandı.
Hem çalışıp hem okumuş ve 2020 yılında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.
32 yaşındaki İnanç, 2026'da girdiği KPSS Lisans Sınavı'nda ise 120 sorudan 117'sini doğru yanıtladı.
Üstelik üç puan türünde 100 tam puan alarak birinci oldu.
İnanç şimdi çalıştığı kuruma avukat olarak atanmayı bekliyor.
Hiçbir şey için geç olmadığını belirten İnanç, gençlere hedeflerine ulaşmak için çok çalışmalarını tavsiye etti.
Benim bu hikâyeden çıkardığım sonuç ise boşa geçen yıllar!
Elbette her meslek değerli ama İnanç gibi zeki ve çalışkan bir insanın, uzun yıllar zabıta kadrosunda çalışması ülke adına bir kayıp. Sistem zeki, özverili ve çalışkan insanları daha lise sıralarında bulup onların önünü açmalı!
***
PERU'DA SEÇİMİ HİTLER'İN KAZANMASI
Peru'da Queropalca kasabasında belediye başkanlığı seçimlerini Hitler Mussolini Simeon Flores kazandı.
Nazi Almanyası diktatörü Adolf Hitler ve İtalyan faşist siyasetçi Benito Mussolini'yle aynı adları taşıyan siyasetçi, ironik bir şekilde onların ideolojilerinden uzak solcu bir siyasi çizgide.
Aklınıza şu sorular geliyordur: "Rakip aday da Stalin miydi", "Anne ve babası aşırı sağcı olsa bile adam sosyalist! Niye adını değiştirmemiş"

11