Sınava hayvan gibi çalıştım!

YKS'de 191. olan Salih adlı gençle röportaj yapıldı.
"Sınava nasıl hazırlandın' diye yöneltilen klasik soruya Salih de şu yanıtı verdi: "Sınav süreci zordu, sıkıcıydı. Hayvan gibi çalıştım."
Salih "Üniversiteye hazırlananlara ne önerirsin" sorusuna ise "İnsanların ne dediğini çok da umursamaya gerek yok. Ben herhangi bir Anadolu lisesinden geldim. Bana 'Yapamazsın. Bizden ilk 200 hiç çıkmadı, çıkmaz' diyorlardı. Şimdi beni izliyorlar. Sözelde iş yok işsiz kalacaksın dediler, şu an benim aldığım burs onların maaşından daha fazla!" diye yanıt verdi.
Sınavda derece yapmış öğrenciler genelde çok çalışmadığını, sosyalleşmeye, eğlenmeye de vakit ayırdıklarını söylerler.

AZİM VE KARARLILIK!
Salih samimi konuşmuş.
Gerçekten de üniversite sınavında ilk 200'e girmek için çok zeki olmak ve normal bir ders çalışma temposu yeterli olmuyor.
Salih'in dediği gibi 'hayvan gibi çalışmak' gerekiyor.
Salih sınava hazırlanma sürecinin de sıkıcı ve zorlayıcı olduğunu belirterek sınava hazırlanmanın nasıl zor bir süreç olduğunu, arkadaşları dışarıda dolaşırken evde kitaplara gömülmek gerektiğini dile getirmiş.
Hiç az çalıştım diye artistlik yapmamış.
Doğruları söylemiş.
Salih'in başarısındaki itici güç ise çevresinden duyduğu "Bizden ilk 200'e giren çıkmaz" sözü olsa gerek. Salih zekâsının yanı sıra çalışması ve azmiyle ilk 200'e girmiş gibi gözüküyor.
Azim demişken McDonald's fast food markasını büyütüp dünya devi yapan Ray Kroc'u konu alan 'The Founder' filmindeki şu replik aklıma geldi:
"52 yaşında, bir ayağı çukurda, milkshake makinesi satışçısı, nasıl oldu da, 50 eyalet ve 5 yabancı ülkede 600 restoranı olan, yılda yaklaşık 700 milyon dolar kazanan bir fastfood imparatorluğu kurdu
Tek Kelime: Azim! Dünyada azmin yerini hiçbir şey tutamaz.
Yetenek tutamaz. Yetenekli ama başarısız birçok insan vardır.
Zeka da tutamaz. Farkına varılmayan zekâ yalnızca bir klişeden ibarettir.
Eğitim de tutmaz. Dünya, eğitim görmüş aptallarla doludur. Azmin ve kararlılığın gücü sınırsızdır." Gençlere naçizane tavsiyem; zekâ ve yetenek sizi bir yere kadar idare eder.
Asıl başarıya ulaşmak için Salih gibi azimli ve kararlı olmak gerekiyor.

***


SİPARİŞ ŞİRKETLERİNİN KESİNTİLERİ
Bir restorancı, bir çevrimiçi yemek siparişi sitesinden yaptığı satışın kesintilerini paylaştı.
Ve şu notu düştü:
"Böyle berbat bir sistem olamaz. 230 TL'ye sattığım üründen kalan kazanç 69 TL.
Rakipleri yok diye bu kadar rahatlar.

Restoranda 150 TL'ye sattığımı burada 230 TL'ye satmama rağmen kâr bırakmıyor." Şirketin restoranlardan aldığı pay gerçekten yüksek, buna bir çözüm bulunmalı.
Öte yandan restorancı da 69 TL'ye satarak bile kar elde ettiği ürünü 230 TL'den sattığını itiraf ediyor.
Belki de o ürünün maliyeti 40 TL! Restorana gelene de 150 TL'den satıyor!
Restorancı madem bu kadar şikâyetçi kendine sabit bir motorcu tutsun!

Ona ödeyeceği maaşa göre fiyat belirlesin.
Müşteriyi asıl kızdıran ise restoranı telefonla arayıp sipariş verince de ürünün 230 TL'den satılması!
Restoran hem kesintiye uğramıyor hem de kullanmadığı kurye hizmetinin fiyatını da müşteriye yüklüyor!
Şimdi bu adil mi
Restorancılar kar elde etmese yemek sitesinden satış yapmaz zaten!
Sonuçta bu hesapta kaybeden her zaman müşteri oluyor!

***


YÜZDE 29 SORUN YAŞANDI!
TÜİK'in yeni raporuna göre son 12 ayda internet kullanan bireylerin internet üzerinden sipariş verme oranı yüzde 51,7'den yüzde 55,7'ye yükseldi.
Ancak son 3 ay içinde internet üzerinden alışveriş yapan kişilerin yüzde 29,0'u bir sorunla karşılaştı.
İnternetten alışverişin çok yaygın olduğu bir dönemde yüzde 29 yüksek bir oran.