Ronaldo neden kablolu kulaklık kullanıyor - MEVLÜT TEZEL

Hâlâ kablolu kulaklık kullanan biri olarak, Cristiano Ronaldo'nun da tercihinin aynı olması hoşuma gitti.
Yılda 280 milyon dolar kazanan Ronaldo cimrilik yapmıyor elbette!
Bu bir tercih meselesi.
Kablolu kulaklıkla müziği daha yüksek sesle ve daha kaliteli dinleyebiliyorsunuz.
Kablosuz kulaklıklar pratiklik ve teknoloji açısından avantaj sağlasa da bu cihazların radyasyon yayması uzun süreli kullanımlarda sağlık açısından endişe yaratıyor.
Bluetooth kulaklıkların yaydığı radyasyonla beynine zarar verip vermediği henüz bilimsel olarak kanıtlanmadı.
Uzmanlar bütün elektronik cihazların belli ölçüde çevresine iyonlaştırıcı olmayan elektromanyetik radyasyon yaydığını söylüyor.
Elektromanyetik radyasyon maddenin içinden geçerken yüklü iyonlar üretmez.
Taneciklerinin enerjisi düşüktür ve zararsız kabul edilir.
İyonlaştırıcı olmayan radyasyona her gün düşük oranda maruz kalırız ve bunun insan sağlığını tehdit etmediği düşünülüyor.
Ancak 2018 yılında farelerin üzerinde yapılan bir araştırmada, 2.45 GHz iyonlaştırıcı olmayan radyasyona maruz kalan farelerin beyninde öğrenme ve hafıza bozukluğu gibi etkilerin ortaya çıktığı görüldü.
Ayrıca bu farelerin kaygılı davranışlarında artış da gözlemlendi.
Hafıza kaybı, kaygı artışı! Bu sorunlar size tanıdık geldi mi
Ama kablosuz kulaklıkların insan beyni üzerindeki etkisini saptayan net araştırma verisi henüz elimizde yok.
Ancak çok uzun süreler kablosuz kulaklık kullanıldığında radyasyonun etkisi biraz daha artabiliyor.
2017 yılında yine farelerin üzerinde yapılan bir araştırmada fareler, 835 MHZ radyofrekans elektromanyetik alana maruz bırakıldı.
Araştırmanın sonucunda uzun süreli radyasyon maruziyetinin hiperaktiviteye neden olduğu ortaya çıktı!
Hiperaktivite! Bu sorun da size yabancı geldi mi
Kulağın da beyne en yakın organ olduğunu hesaba katarsak, kablosuz kulaklıklarda az da olsa bir risk var!
İlla kablosuz kulaklık kullanacağım diyorsanız uzmanlar SAR derecesi düşük modelleri öneriyor.
SAR derecesi cihazın radyofrekansa maruz bırakma değerini, elektromanyetik enerjinin insan vücudu tarafından ne kadar emildiğini belirtir.
Her cihazın bir SAR derecesi vardır ve bu derece ne kadar düşükse cihaz o kadar güvenli kabul edilir.
SAR derecesi düşük olunca da kablosuz kulaklıklar, kablolu kulaklıklar kadar kaliteli müzik sunmuyor!
Çocuk ve gençlerin kablosuz kulaklıkları devamlı kullandığını da unutmayalım.
Sağlığına önem vermesiyle tanınan, 40 yaşında olmasına rağmen hâlâ rekorlar kıran Ronaldo'nun bir bildiği var herhalde!
FİLMLERİN IQ'SU DÜŞTÜ MÜ
Ünlü aktör Matt Damon, Netflix'in film üretim sürecine dair yaptığı açıklamayla sinemadaki büyük değişimi itiraf etmiş oldu:
"Bize öğretilen klasik aksiyon filmi yapım modeli şuydu: Genelde üç büyük sahne olur. Biri ilk perdede, biri ikinci perdede, biri de üçüncü perdede.
Bütçenin büyük kısmını üçüncü perdedekine harcarsın. Orası finaldir.
Ama şimdi diyorlar ki: "İlk beş dakikada kocaman bir sahne yapabilir miyiz İnsanlar izlemeye devam etsin istiyoruz.
Bir de diyaloglarda hikâyeyi üç dört kez tekrar etseniz fena olmaz, çünkü izlerken millet telefonuna bakıyor."
Çok doğru bir tespit.
Eskiden kaliteli filmleri bulmaca çözer gibi dikkatle takip ederdik.
Bazen hikâyenin ana fikri, senaryonun düğüm noktası bir oyuncunun birkaç cümlesinde ya da küçük bir mimiğinde saklı olurdu.
Bazı filmlerin şifresini çözmek o kadar zor olurdu ki, yönetmenler finalde ipuçlarını kısa 'flashback'lerle verirdi.
Ortalama bir aksiyon filminde bile kötü adam her şeyi tane tane bir kez itiraf ederdi ve bu da dalga geçme konusu olurdu.