Para ve siyasi güç her kapıyı açmıyor!

Dünyanın en zengin isimlerinden Jeff Bezos, Miami'deki "Milyarderler Sığınağı" olarak bilinen Indian Creek Adası'nda üç mülk için yaklaşık 234 milyon dolar harcamasına rağmen adanın seçkin golf kulübü Indian Creek Country Club'a henüz üye olamadı.
Bezos kulübe üye olmayı o kadar ciddiye almış ki, eşi Lauren Sanchez Bezos ile birlikte kulübün geleneksel iskele partisine katılmış.
Kulübün yönetim kurulu üyelerini üyeliği konusunda ikna etmek amacıyla tek tek görüşmüş ama onları henüz ikna edememiş.
Anlayacağınız bu kulübe üye olmak için sadece para yeterli değil.
Peki, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner'ın da kulübe kabul edilmeyi beklemesine ne demeli
Kushner'in 1 milyar dolar, Bezos'un ise 280 milyar dolar serveti var, dünya onları konuşuyor ama bir golf kulübüne kabul edilmiyorlar! Şaka gibi ama gerçek!

Bu kulübün özel golf sahası, Akdeniz villası tarzında tasarlanan bir kulüp binası ve Miami manzarasına bakan yüzme havuzu bulunuyor.
Amaç golf oynamaksa bu kulüpten daha iyi saha ve tesislere sahip olanlar var.
Hayır, tahmin ettiğiniz gibi değil! Bu kulübün kapılarını Bezos ya da Trump'ın damadına bile açmamasının arkasında, gizemli ayinler veya ezoterik geleneklerin olduğu, dünyayı yöneten ailelerin yer aldığı masonik bir yapılanma yok!
ABD'de çıkan haberlere bakılırsa Bezos ve Trump'ın damadının bile kulübe kabul edilmemesinin nedeni; 'eski para' ve 'yeni zengin' (Nouveau Riche) çatışması!
1930'larda kurulan kulübün çekirdek üyeleri, nesillerdir süregelen servet sahiplerinden oluşuyor. Trump'ın damadı ya da Bezos gibi teknoloji ve e-ticaret devrimiyle devasa servetlere ulaşan figürler, bu elit çevreler tarafından "şovmen" veya medyatik bulunuyor.
Üyelik komitesi, kulüp kültürünün popüler kültürle ya da magazin basınıyla kirlenmesinden çekiniyor.

KAMUSAL GÖRÜNMEZLİK
Kulübün en büyük lüksü sunduğu golf sahası değil, sağladığı kamusal görünmezlik!
Milyarderler buraya garsonların bile gözünün içine bakmadığı, basına ya da sosyal medyaya sızıntı yapılmayan ve her üyenin eşit kabul edildiği bir alan arayışıyla geliyor. Kulübün yaklaşık 300 kişilik son derece kısıtlı bir üye kotası var.
Bir üye ölmeden ya da ayrılmadan yeni yer açılmıyor.
Yer açılsa bile tek bir üyenin olumsuz oyu (veto) üye başvurusunu geçersiz kılıyor.
Adayın sadece servetine değil; sosyal geçmişine, aile yapısına ve mülk komşularıyla olan ilişkilerine bakılıyor.
Ünlü zenginlerin ya da siyasetçilerin üyelik için bekletilmeleri aslında kulübün gizemini ve şöhretini artıran bir durum.
Ancak üyeler kulübün ününün ve gizeminin artmasından da rahatsızlar.
Üyelerin derdi para ya da güç değil. Buna zaten sahipler.
Tek dertleri; huzurumuz bozulmasın, biz bize takılalım, haber ya da dedikodu çıkmasın, az ve öz kalalım!
Bu özelliklerinden dolayı da özellikle en zenginler bu kulübe üye olmak için sırada bekliyor!
Özetle "Para ve siyasi güç her kapıyı açar" sözünün her zaman gerçek olmadığını bir kez daha görmüş olduk!

TRABZON VE FENERBAHÇE'NİN PUANLARI ÇALINDI!
Dünya Kupası'ndaki yeni kuralların bazılarının Süper Lig'de uygulanacağını, "çipli top" ve gol çizgisi teknolojisinin hayata geçirileceğini, yarı otomatik ofsayt sisteminin de "Advanced VAR" ile daha ileri bir seviyeye taşınacağını okuyunca ümitlenmiştim.
Ancak daha ilk maçlarda bariz hakem ve VAR hatalarıyla karşılaştık.
Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçının 49. dakikasında Mert Müldür'ün Gençlerbirliği ceza alanında yaptığı kafa vuruşu sırasında Seko Koita'nın kontrolsüz olarak yaptığı müdahale penaltı olmalıydı.
Dize yapılan net teması VAR da görmedi mi
71. dakikada Talisca'nın şutunda Goutas'ın eli doğal konumda değildi ama bu çarpmaya da penaltı verilmedi.
Maçın hakemi Oğuzhan Aksu tam önünde gerçekleşen pozisyonları nasıl görmez

Hadi hakem görmedi yabancı VAR hakemi Andrew Donaldson Dallas, bu pozisyonların penaltı olduğunu ağır çekimde nasıl göremedi