Türkiye Foto Muhabirleri Derneği'nin düzenlediği Yılın Basın Fotoğrafları 2026 yarışmasında ödül alan bir fotoğraftaki hayvanın gerçek olmadığı ortaya çıktı, iyi mi
Fatih Yılmaz'ın "Niğde, 2025. Bir kertenkele bir yaprağın üzerinde avına doğru yaklaşmakta" notuyla yarışmaya sunduğu ve Çevre, Doğa ve İklim Değişikliği kategorisinde üçüncülük kazanan fotoğraftaki kertenkele meğer oyuncakmış!
Derneğe yapılan şikâyet üzerine başlatılan inceleme sonucunda, hilenin ortaya çıkması trajikomik bir durum.
Yani dikkatli biri o kertenkelenin gerçek olmadığını anlayıp uyarıda bulunmasa kimsenin bu hileden haberi olmayacaktı.
Oyuncak kertenkeleye ödül veren jüri üyelerinin karizması da fena çizildi şimdi!
Aslında bu fotoğraf sahte mi diye dikkatlice bakınca kertenkelenin ayakları, parmakları ve gövdesi fazla 'kusursuz' duruyor.
Kertenkelenin silueti de dümdüz siyah çıkmış. Oysa hafif ışık geçişleri olmalı. Yaprağın damarları da çok net! Tabii acaba bu fotoğraf sahte mi diye baktığınızda ya da haberi okuduktan sonra görseli incelediğinizde bu detayları görüyorsunuz. Jüri gibi bir fotoğrafçının hile yapacağı aklınıza gelmese birçok insan bu fotoğrafı gerçek kabul eder!
Aldığı ödül iptal edilen Yılmaz ayrıca derneğin düzenlediği tüm yarışmalardan da men edildi.
Böylece doğa fotoğrafçısının da sahtecisine sahip olduk!
***
PETROLDEN DAHA ÇOK KAZANDIRIR!
Geçtiğimiz yıl Tokat'ın Zile ilçesinde bir bağ evinin bahçesindeki kaçak kazıyla ortaya çıkan Roma Dönemi'ne ait figürlü mozaikler için yapılan kurtarma kazılarında Tokat Arkeoloji Müzesi uzmanları eşsiz eserler ortaya çıkıyor.
Antik Yunanca olarak (lüks ve bolluk) yazılı mozaiğin, işçiliğiyle Zeugma'daki "Çingene Kızı"na benzerliği dikkat çekiyor.
Uzmanlar eserlerin, milattan sonra 2'nci yüzyıla ait sosyal bir yapının zeminini süslediğini belirledi.
Definecileri yakalamanın güzel tarafı da; yeni kazı alanlarının ortaya çıkması olsa gerek!
Roma İmparatoru Jül Sezar, M.Ö. 47 yılında Pontus Kralı II. Pharnakes'e karşı Tokat'ın Zile ilçesindeki Zela Savaşı'nı hızlı bir zaferle kazandıktan sonra meşhur "Veni, vidi, vici" (Geldim, gördüm, yendim) sözünü söylemişti.
Bu meşhur söz, mutlak ve hızlı zaferi simgelemektedir Yani Zile biraz da Jül Sezar demek.
Haberle ilgili yorumlardan birinde Tokatlı şöyle yazmış; "Zaten bizim oralarda bağ evi, kaçak kazı yapmak için yapılır".
Bu sözün doğruluğu tartışılır ama şurası kesin; Anadolu'daki Roma kalıntıları İtalya'dakilerden daha çok!
Romalıların, Anadolu'ya Osmanlı'dan daha çok kalıcı eser bıraktığını söyleyen tarihçiler bile var.
Ülkemizde kazmayı vurduğunuz her yerden tarih fışkırıyor!
Bir yere büyük bir tesis ya da metro, tünel gibi altyapı çalışması yapıldığında müteahhitlerin en çok korktuğu olay tarihi eser çıkması!
Son dönemde kazı çalışmaları arttı. 2025 yılında 175 kazı alanında çalışmaların 12 aya çıkarıldığı açıklanmıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, 2025 yılında arkeolojik kazı ve çalışmalar için ayrılan devlet ödeneği 1,5 milyar TL'ydi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2025 yılı toplam bütçesi ise 53 milyar TL olarak açıklanmıştı.
Bu devasa bütçeye göre 1,5 milyar TL sanki az gibi.
Keşke kazılara daha çok bütçe ayrılsa!
Türkiye'de arkeoloji kazı seferberliği ilan edilse, kazı bütçeleri artsa birçok yeni tarihi hazine ortaya çıkar.
Arkeoloji kazılarına ayrılan bütçenin geri dönüşü bazen Göbekli Tepe'de olduğu gibi kat kat fazla olabiliyor.
Arkeolojiye yatırım yapmak petrol, doğalgazdan bile karlı olabilir.
***
FRAGMAN

4