Oscar'dan yapay zeka yasağı

Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 2027 Oscar sezonu öncesinde yapay zekâ kullanımında önemli bir kural değişikliğine gitti.
Artık yapay zeka tarafından oluşturulan oyuncular ve senaryolar Oscar adaylığı için uygun kabul edilmeyecek.
Akademi, oyuncu performanslarının sadece gerçek kişiler tarafından gerçekleştirilen yapımları Oscar yarışına sokacağını net bir şekilde açıkladı.
Ayrıca Oscar'a katılmak isteyecek yapımcılar, filmlerinde hangi aşamalarda yapay zeka kullandıklarının (örneğin efektlerde, karakter çoğaltmada) raporunu sunacaklar.

Tartışmaya açık bir karar bu.
Örneğin Val Kilmer, 'As Deep As the Grave' filmi için anlaşmıştı ama geçtiğimiz yıl hayatını kaybettiği için çekimlerde yer alamamıştı.
Kilmer'ın kızı, söz konusu filmde babasının yapay zeka ile canlandırılmasına izin verdi ve ortaya güzel bir sonuç çıktı.
Yapay zeka sayesinde gerçekte var olmayan yeni oyuncular da yaratılıyor.
Örneğin 2025 yılında yapımcı Eline Van der Velden tarafından yapay zekâ kullanılarak ilk sanal oyuncu Tilly Norwood yaratıldı.
Bir de bu tartışmanın ölmüş efsane oyuncular tarafı var.
1955 yılında hayatını kaybeden James Dean, 'Finding Jack' adlı film projesi için yapay zekâ ile dijital olarak yeniden yaratılacak isimlerden biri olacaktı ama Hollywood'daki oyuncular sendikası bu kararı protesto etti, etik tartışmalar çıktı ve proje rafa kaldırıldı.
Öte yandan bazı mirasçılar para kazanmak için vefat eden ünlü yakınlarının yapay zeka klonlarına izin vermeye başladılar.
Örneğin Authentic Brands Group, Elvis Presley ve Marilyn Monroe'nun dijital klonlarını yapma hakkını satın aldı.
Türkiye'de de geçtiğimiz yıl Özcan Deniz ve Akın Akınözü'nün ses ve görüntü olarak yer alacağı yapay zekâ ile oluşturulan 'Tesseract' adlı dizinin çekileceği açıklanmıştı.

Hatta bir tanıtım videosu yayımlandı.
Sonra Oyuncular Sendikası "Yapay zeka, insanın yerine değil, yanında olmalıdır... Oyuncuların kendi dijital kopyalarının kullanımına onay vermesi, kısa vadede kişisel bir tercih gibi görünse de, uzun vadede mesleğimizi tehdit etmektedir" diye tepki gösterdi.
Dijital klonların yaratılması, sanatçıların kişilik hakları ve mirasçıların yetkileri konusunda büyük bir karmaşa yarattı.
Örneğin Kemal Sunal, Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan gibi birçok efsaneyi yapay zeka ile yeniden yaratıp 'Hababam Sınıfı' serisini orijinal kadrosuyla devam ettirebilirsiniz.

Şöyle de bir tehlike var; mirasçı para kazanma hırsıyla örneğin Fikret Hakan'ı, Cüneyt Arkın'ı kötü, hatta bu efsanelerin karakterine uymayan yapımlarda oynatabilir!
Özetle Akademi, gerçekte var olmayan ya da ölmüş oyunculara ve yapay zekanın yazdığı senaryolara Oscar ödülü vermek zorunda kalmamak için yapay zeka kullanımını büyük ölçüde yasakladı.
Bu karar şimdilik oyuncuları ve senaryo yazarlarını işsiz kalmaktan kurtarır.
Tabii Oscar her şey demek değil. Teknolojinin önünde kimse duramaz.
Gelecekte oyuncu performansları ve senaryo başta olmak üzere birçok aşaması yapay zeka ile hazırlanmış yapımları daha çok izleyeceğiz.
Belki de Marlon Brando'nun, Kemal Sunal'ın, Steve McQueen'in yapay zeka klonu varken, yeni oyuncuları umursamayacağız!

***


ORGAN BAĞIŞLAYANLARIN YAKINLARINA ÖNCELİK!
Sağlık Bakanlığı tarafından organ bağışı sürecini e-Devlet'e taşıyan proje sayesinde, bağışçı sayısında ciddi artış sağladı.
Öyle ki, son sekiz aylık dönemde 105 bin vatandaş e-Devlet üzerinden "dijital vasiyet" oluşturdu.
Bu süreçte 376 binden fazla doku ve organ bağışı sisteme kaydedildi.
e-Devlet'te doldurulan 'Organ Bağışı Beyan Formu'nda tıbbi ölüm gerçekleştikten sonra hangi organların kullanılabileceğine dair tercihler yer alıyor.
Bağışçılar dilerse tüm organlarını da bağışlayabilirler.

Projenin en dikkat çeken noktası; bağışçıların yakınlarına sağlanan avantajlar.