Ömer Koç'u nasıl bilirdiniz

Ömer Koç'un kamusal alanda çekilen fotoğrafı sildirtmesi ve SABAH'ı boykot etmesi: Demokrasi savunucusu bir CEO'nun özgürlük söylemi ile eylemi arasında ne kadar mesafe var?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç'un muhabirlerin fotoğrafını zorla sildirtmesini ve buna karşı haber yapan SABAH'ı ilan listesinden çıkarmasını eleştirmektedir. Yazarın iddiası, kamusal alanda çekilen fotoğrafın sınırlandırılamayacağı ve bunun bir hakkın ihlali olduğudur; bu tavır, Koç'un halka yaptığı demokrasi ve özgürlük söylemlerine çelişkili görülmektedir. Acaba bir iş liderine gelen haksız muhabire karşı tepki ile özgürlüğe müdahale etmek aynı ağırlıkta değerlendirilmeli midir?

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, üç gün önce teknesiyle Bebek Sahili'ne gelip arkadaşıyla birlikte yürüyüş yaptığı sırada fotoğrafını çeken muhabirlerin üzerine yürümüş.
"Ne hakla beni rahatsız ediyorsunuz, hemen o fotoğrafları silin" diyerek korumalarına direktif vermiş.
Fotoğrafları sildirtmiş vs.
Koç, neden bu kadar öfkelendi, anlamak mümkün değil!
Fotoğrafta da bir şey yok.
Koç, öfkelenmesi küçük, rutin haber olarak değerlendirilecek bir fotoğraftan bahsediyoruz.
Rahmetli Sakıp Sabancı'nın muhabirlerle arası çok iyiydi, onlarla iddiaya girer, tavla oynardı.
Rahmetli Vehbi Koç da gazetecilere karşı hep saygılıydı.

Keza Rahmi Koç da öyle... Muhabirlere hep saygılı, sevecen yaklaşır.
Eskiden bu önemli işadamlarına karşı muhabirler de saygılı yaklaşır, fotoğraf çekmeden önce izin isterlerdi!
Eğer istenmeyen bir fotoğraf çekilirse, gazete yönetimi aranır o fotoğrafın basılmaması rica edilirdi vs.
Öte yandan kamusal bir alanda çekilen fotoğrafa kimse karışamaz.
Kamusal alanda, İngiltere Kralı, öldürülen başkan Kennedy, taçsız kral Pele, Beckenbauer, kaleci Maier, Nadia Comaneci, Brigitte Bardot, Fenerbahçeli Cemil de dahil olmak üzere herkesin fotoğrafı çekildi, çekilir!
Kimse kamusal alanda çekilen fotoğraf için "Niye çektin" diyemez!
Kamusal alanda çekilen fotoğrafı tehditle ya da zorla sildirmek ise suçtur!
Ömer Koç gazetecilerin üzerine yürüyüp fotoğrafları sildirtmekle kalmamış, bu olayı Günaydın muhabiri Gökhan Gökduman haber yapınca Koç Holding'in 100. Yılı nedeniyle medyaya verilen ilan listesinden de SABAH'ı çıkarmış!
Holdingin kurumsalı ise gerekçe olarak 'üst yönetim kararı'nı göstermiş.
Demek ki, Ömer Koç, 'istediği şey yapılmayınca', Türkiye'nin en büyük medya grubunu boykot edecek kadar ileri gidebiliyormuş.
Ömer Koç, entelektüel birikimi, sanata olan merakı ve pahalı tablo koleksiyonu ve beyefendi kişiliğiyle tanınırdı! Şimdi bu olaydan sonra Ömer Koç hakkında ne düşüneceğiz
Yaptığı konuşmalarda özgürlük ve demokrasiden vs. bahsederken sokakta fotoğrafı çekilince sildirten, fotoğrafı yayınlayan gazeteden ilan çekecek kadar durumu abartan bir CEO olarak gözükmek hoş bir durum mu
Ömer Koç gibi elit bir iş insanına bu yakışıyor mu Normalde "Eşref saatine denk gelmemiş" deyip geçilecek bir olayın bu noktaya gelmesinden eminim Ömer Koç da pişman olmuştur!

***


TAM 'GIRGIRİYE'LİK BİR OLAY
Harbiye Oditoryumu'nda sahnelenmesi planlanan Gırgıriye Müzikali sırasında VIP koltukların yerini beğenmeyen bir izleyici, sahneyi göremediğini iddia ederek sahneye fırladı!
Daha kötüsü; izleyici, Müjdat Gezen ile sahnede tartıştı.
Ünlü oyuncu "Yarın sizi en önde misafir edelim" diyerek durumu nezaketle çözmeye çalıştı ama olay büyüdü.

Gezen de "Madem bu kadar şikâyet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti.
Seyirciden "YUH" sesleri yükselince Perran Kutman ağlayarak sahneden ayrıldı, Gezen fenalaştı, hastaneye kaldırıldı vs.
Bir sahnede belki de ilk kez böyle bir olay yaşandı.
Ülker Arena'da basına yansımasa da benzer bir sorun yaşanmış. 4 bin TL'ye bilet satılan seyircilerin bazıları plastik sandalyede oturtulmuş.
Fazla bilet satma açgözlülüğünden kaynaklanan izleyici ile Gezen'i karşı karşıya getiren bu olaydan organizasyonu düzenleyenler sorumludur.
Her şeye rağmen bir orta yol bulunmalıydı. İzleyicilerin gösteriyi izleyemeden evet dönmesi tam bir fiyasko.
Özetle tam 'Gırgıriyelik' bir olay yaşanmış.

***


TEDESCO'NUN GÖNDERİLMESİNE KİM SEVİNİR
Büyük takımlarda başarısızlıklar yaşandığında gönderilecek oyuncu ve teknik direktörlerin haberlerinin çıkması bir medya geleneğidir.
Asıl önemli olan başkanın göstereceği tavırdır.
Sadettin Saran galiba en az konuşan başkan olarak tarihe geçmek istiyor!
Belki de gözaltına alınmanın etkisinden hâlâ kurtulamadı! O zor süreçte neler yaşandı bilmiyoruz!