Adana-Seyhan'da seyyar araba tezgâhında lahmacun satan A.D.'nin oğlu için lahmacun satın almak isteyen anneyi azarlamasının gündem olması, küçük bir Türkiye portresi aslında.
Anne önce bir lahmacun almak istiyor, esnaf, "Normalde beşten az satmam ama çocuk için vereyim, para verme, git" diyor.
Çocuk "Bir tane ile doymam" diyor. Anne bu sefer iki tane istiyor.
Kadının poşet istemesi üzerine sinirlenen esnaf, ambalaj masrafına da tepki göstererek, "Yahu iki tane alıyorsun, poşete koy, kâğıda sar diyorsun" diyor.
Racon kesen, çocuğunun yanında anneyi rencide eden A.D. "Para istemem" dedikten sonra kadının verdiği parayı da alıyor, iyi mi
Sosyal medyada paylaşımlar yapan A.D'nin, muhtemelen kendi çektirdiği video ile kendi ipini çekmesi ilahi adalet olsa gerek.
Boşuna kibir en büyük günahlardan biri sayılmıyor!
Bu olayın videosu internete düşünce anında sosyal medya mahkemesi kuruldu!
Zabıta hemen adamın tezgâhını kaldırdı.
Seyyar tezgâh denmesi sizi yanıltmasın! Ben bu adamdan üç-dört yıl önce çocukların ısrarıyla lahmacun almıştım.
Adam caddenin en işlek köşe noktasında kocaman bir alanı çektiği tente ile kapatmış.
Adamın aynı videodaki gibi saygısız ve öfkeli tavırları beni şaşırtmıştı. O zaman "Herhalde adam Adana sıcağında yoğun çalışmaktan bunalmış" diye düşünmüştüm.
Meğer A.D.'nin doğal hali buymuş!
Sosyal medyada büyük tepki çeken olaylarda zabıta ya da polisin anında harekete geçip adaleti sağlaması insanları mutlu ediyor.
Ancak sorunun temelinde kurallara uymamak ve kayıt dışı ekonominin yarattığı arsızlık yatıyor!
Sosyal medyaya düşen bir başka videoda A.D.'nin "Günde kaç lahmacun satıyorsun" sorusuna "Sus, orası gizli" demesine de hiç şaşırmadım!
A.D. vergi levhası ve ruhsatı olmayan, fiş kesmeyen, işlek bir caddede değerli bir kamu alanını işgal eden açgözlü bir esnaf gibi görünüyor!
Haksız kazancın hesabının sorulmaması A.D. gibi adamları güçlendirir.
Bu tip adamlar yıllarca vergi ödemeden güzel paralar kazandıkça, müşterisine bile racon kesmeye başlarlar!
Kayıt dışı ekonomi, vergisini veren, kurallara uyanları değersiz ve güçsüz, kamu alanını işgal eden, vergi kaçıranları ise güçlü gösterir. Para, A.D. gibi esnafları kibirli yapar ve parasıyla lahmacun alan bir kadını bile çocuğunun önünde rencide etmekten çekinmezler.
Adalet geç de olsa sosyal medyaya düşen bir video ile sağlanmış oldu.
EDS KULLANIMINI ABARTIYOR MUYUZ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi, (UKOME) İstanbul genelindeki 128 noktaya hız ve kırmızı ışık ihlali tespiti için yeni EDS cihazları kurma kararı aldı.
EDS trafikte kurallara uyulmasını sağlayan en etkili yöntemlerden biri.
Ancak ülkemizde EDS kullanımının abartıldığını, bazı yollarda gereksiz kullanıldığını düşünüyorum. Bazen Anadolu'da şehir merkezinden uzakta, dümdüz üç şeritli otobanlarda 70 km hız sınırı koyulduğunu görüyorum.
Bazıları tam rampa aşağı inerken aniden karşınıza çıkıyor!
Bazı EDS işaretlerinde hız sınırının kaç olduğu yazmıyor. EDS denetiminin nerede bittiği de belli değil.
Bazı yollarda araçların ortalama hızı alınıyor lakin ortalama hızın kaç olması gerektiği trafik levhalarında yazmıyor!
Abartılı EDS kullanımı, sürücüleri yoruyor ve trafiği gereksiz yavaşlatıyor.
EDS'lerin yoğun kullanılması en çok belediyeleri mutlu ediyor olmalı.
EDS cihaz ve altyapısının kuruluş maliyeti amorti edilene kadar kesilen para cezalarının yüzde 30'u sistemi karşılayan şirketlere veriliyor. Yatırım maliyeti tamamen karşılandıktan sonra ise kesilen cezaların yüzde 15'i belediyelere "sistem kullanımı hizmet bedeli" olarak aktarılıyor.
Belediyeler EDS sistemlerin kurulum ve işletmesini genellikle ihale yoluyla özel firmalara devrettiği veya ortak yürüttüğü için, cezalardan elde edilen gelir de belediye ile yüklenici firma arasında paylaşılıyor.

10