Nepal'e ya da doktora gitmedi, spor ve diyet yapmadı, yine de 100 yaşını devirdi

Yozgat'ın Yerköy ilçesinde yaşayan Ali Gül, 100 yaşına rağmen günlük yaşamını aktif şekilde sürdürüyor.
Ali Dede'nin günümüzde birçok zengin ya da uzun yaşamaya kafayı takmış insan gibi yaşam koçu, diyetisyeni ya da sürekli kontrolden geçtiği bir doktoru yok.
1926 doğumlu Ali dede, geride bıraktığı 100 yıllık hayatı boyunca sadece bir kez kalça kırığı sorunu için hastaneye gitmiş.
Hayatı boyunca doktora hiç ihtiyaç duymadığını belirten Ali dede, bazı zenginler gibi stressiz huzurlu bir yaşam için Nepal'e Himalayalara da gitmemiş.
O huzuru evindeki terası bahçeye dönüştürerek bulmuş.
Ali Dede'nin günlük yaşamında erken kalkmak ve aktif olmak önemli bir yer tutuyor.
Sabah ezanında kalkıp namazını kılan Ali Dede, normal bir kahvaltının ardından, terasındaki küçük bahçede üzümleri ve çiçekleriyle ilgileniyor.
Yetiştirdiği üzümleri zaman zaman komşularıyla paylaşan Ali Dede dinç kalmak için düzenli spor, pilates, yoga vs. yapmıyor ama günlük yaşam içerisinde aktif ve hareketli kalmaya dikkat ediyor.
Temizliği, çamaşır yıkamayı ve yemeğini kendisi yaptığını belirten Ali Dede, düzenli bir insan olduğunu, temiz kıyafetler giydiğini ve gezmeyi sürdürdüğünü söylüyor.

Ali Dede, genç plazma nakline, kök hücre terapisine, ozon ya da hiperbarik oksijen tedavisine hiç ihtiyaç duymamış.
Onun sağlıklı yaşam sırrı her gün yediği yoğurt! "Yoğurtsuz yemek yemem" diyor.
İhtiyaç sahiplerine ve Mehmetçik Vakfı'na bağış yapması da Ali Dede'nin yardımsever ve paylaşımcı bir insan olduğunu gösteriyor.
İnsanlar genelde çok uzun ve sağlıklı yaşayan kişilerden daha önce hiç duymadıkları beslenme ve yaşam tarzlarını söylemelerini bekliyor.
Aslında sihirli formül sunmayan insanlar çok uzun yaşıyor. Ali Dede de bu şanslı insanlardan biri.
Örneğin 1970'lerde ABD'de yaşarken akciğer kanseri teşhisi Konulan ve altı ay ömür biçilen Stamatis Moraitis, son günlerini geçirmek için memleketi İkarya'ya döndü.
Ne kanser tedavisi gördü ne de özel bir doktor rutini uyguladı.
Sadece kendi bahçesiyle ilgilendi.
İbadet etti, yürüdü, komşularıyla vakit geçirdi ve 102 yaşına kadar yaşadı.

KEYİF ALMAK, GÜLMEK
İnsanlık tarihinin doğrulanmış en uzun yaşayan (122 yıl, 164 gün) insanı unvanına sahip Fransız Jeanne Calment, 110 yaşına kadar evinde tek başına yaşadı.
Yemeklerini kendi pişirdi. Yüksek stres veya takıntılı bir diyetten uzaktı. Yaşam sırrını sorduklarında "Keyif almak, gülmek ve endişelenmemek" olduğunu söylemişti.
Dünyanın en yaşlı erkeği unvanını (116 yıl) alan Japon Jiroemon Kimura, hayatı boyunca spor yapmadı.
Sadece emekli olduktan sonra 90'lı yaşlarına kadar kendi küçük bahçesinde çapa yaptı ve sebze yetiştirdi.
Tıpkı Ali Dede gibi erken kalkmayı, hareketli kalmayı ilke edinmişti.
Anadolu'nun köylerinde 80 yaşını devirdiği halde hiç doktor gitmemiş eski toprak insanlarımız çok.
Ali Dede'nin de hiçbir numarası, sihirli formülü yok! Allah'ın ona verdiği yaşamın kıymetini bilmiş işte.
Belki genlerden, belki kimseye muhtaç kalmamak için geliştirdiği disiplinden, belki de gamsızlığı sayesinde 100 yaşını devirmiş.
En ünlü doktorlara, diyetisyenlere gidip, sürekli spor yapıp 50-60'lı yaşlarda hayatını kaybedenler de oluyor!
Bazen ne yaparsanız yapın olmuyor!
Belki de uzun ve sağlıklı yaşamayı kafaya takıp, hırs yapmak insanları strese sokuyor.
Galiba bu hayatı fazla kafayı takmamak, gamsız olmak ve gülüp geçmek gerekiyor.

***


BROWN VE SANE
Son haftalara kadar eleştirilen, gönderilmesi istenen Archie Brown Fenerbahçe'de çıktığı 36 maçta yedi gol attı ve altı asist yaptı.
Aldığı maaş ise 2 milyon euro.
Öve öve bitirilemeyen Galatasaraylı Leroy Sane ise 42 maçta altı gol attı ve beş asist yaptı.
Sane 9 milyon euro maaş ve her bir sezon için 3 milyon euro sadakat primi alıyor.