Fakir Pakistan'ın nasıl nükleer füzesi oldu

ABD, İsrail ve birçok Batı ülkesinin yıllarca büyük ambargolar uyguladıkları İran'a şimdi bombalar yağdırıyorlar!
Amaç İran'ın nükleer füze yapmasını engellemek!
Nükleer füzeye sahip olmak, yurtdışından saldırılara karşı 'dokunulmazlık' kazanmak, dünyadaki egemen güçlerin baskısına karşı koyabilme ayrıcalığı demek!
Dünyada ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, İsrail, Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore'nin nükleer füzeleri var.
Listedeki en şaşırtıcı ülke Pakistan.
Türkiye'nin 16'ıncı sırada yer aldığı dünyada gayrisafi yurt içi hasılası listesinde 42. sırada bulunan, 259 milyon nüfuslu, halkın büyük oranda dar gelirli olduğu Pakistan'ın nasıl nükleer füzeleri olabilir
Tek bir adam sayesinde; ünlü fizikçi Abdul Kadir Han sayesinde.
İran'ın nükleer tesisler kurmasını sağlayan da Han oldu.
Kuzey Kore'nin nükleer güç olmasında bile emeği geçti!
Han'ın James Bond filmlerini aratmayacak ilginç bir hayat hikâyesi var:
1947'de Hindistan'ın Bhopal şehrinde yaşayan Abdul Kadir Han, 11 yaşındayken tren istasyonlarına doluşmuş, ölüm korkusuyla kaçmaya çalışan Müslümanlardan biriydi.
Bir Hintli muhafızın cebindeki dolma kalemi almasını hiç unutmadı!
Karaçi'ye yerleşen Han, üstün zekâsı sayesinde devlet bursu kazandı ve Almanya'ya gitti.
Berlin, Delft ve Louvain üniversitelerinde eğitim gördü.
Metalurji mühendisliğini bitirdikten sonra Amsterdam'daki URENCO tesislerinde uranyum zenginleştirme teknolojileri üzerinde çalıştı.

VATANSEVER FİZİKÇİ
1974'te Hindistan'ın nükleer füze denemesi Han'ı harekete geçiren olay oldu.
Pakistan Başbakanı Benazir Butto'ya mektup yazıp "Emrinizdeyim" dedi.
Kısa süre sonra gizlice Pakistan'a dönerek yanında santrifüj planları ve teknik belgeler getirdi.
Han'a sınırsız yetki ve bütçe sağlandı.
Khan Research Laboratories kuruldu.
Khan, nükleer güç olmak için gerekli parçaları temin etmek için geniş bir tedarik ağı oluşturdu.
Bu süreçte eski iş arkadaşları ve paravan şirketler aracılığıyla santrifüj üretimi için gereken her şeyi elde etti.
1984'te Pakistan, ilk uranyum zenginleştirme tesisini açtı.
Pakistan, 1998 yılında iki ayrı nükleer deneme gerçekleştirerek nükleer füzesi olan ülkeler ligine dahil oldu.
Han, artık ülkesinde kahramandı.
Han, İran'a "P-1" tipi santrifüj planları ve parçaları sattı.
Libya'ya ise daha gelişmiş "P-2" santrifüjleri temin etti.
Kuzey Kore ile füze karşılığında nükleer teknoloji takası yaptı.
2004'te Libya'nın gizli nükleer programının ifşa olmasıyla Han'ın ismi 'nükleer kaçıkça' olarak dünya kamuoyuna yansıdı.
ABD, Pakistan hükümetinin kulağını çekti ve Han nükleer kaçakçılık yapmakla suçlandı ve 2009 yılına kadar ev hapsinde tutuldu.
Serbest bırakıldığında bile dış dünyayla teması uzun yıllar boyunca sınırlandırıldı.
Han 85 yaşındayken 10 Ekim 2021'de covid-19 komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetti ve devlet töreniyle defnedildi.
Hindistan ile olan savaşlarda sürekli yenilgiler alan Pakistan, Han'ın geliştirdiği 165 nükleer füze sayesinde şu an 'nükleer dokunulmazlık' kazanan ülkeler liginde.
Bu hikâyeden çıkarılacak ders şu olabilir; vatanı seven bir bilim insanı, ekonomisi kötü bir ülkeyi bile nükleer güç yapabilir!

***


TÜRKIYE NASIL NÜKLEER GÜÇ OLDU
Pakistan'ın nükleer güç olmasında Abdul Kadir Han'ın, Almanya'da Metalurji mühendisliğini bitirdikten sonra 1970'lerde Amsterdam'daki URENCO tesislerinde uranyum zenginleştirme teknolojileri üzerinde çalışması kilit rol oynamıştı.
1970'lerden çok farklı bir Dünya'da yaşıyoruz. Şimdi yabancı uyruklu birini, hele bir Müslüman'ı uranyum zenginleştirme tesislerinin yanına bile yaklaştırmazlar!
ABD ve İsrail'den habersiz nükleer teknoloji üzerine çalışmak bile artık öldürülme nedeni!
MOSSAD'ın öldürmediği İranlı nükleer bilimci kalmadı!

Türkiye'nin ülkemizdeki ABD üsleri haricinde kendine ait nükleer füzesi yok diye biliniyor!
Ama nükleer enerjide, Berat Albayrak'ın enerji bakanı olduğu dönemde ilk ve en önemli atılımları gerçekleştirdik.