Eskiden kız isteme merasimlerinden önce damat adayının ailesi tanıdık değilse küçük bir araştırma yapılırdı.
Ailenin durumu etrafa sorulurdu.
Eğer aile ve damat geçer not alırsa kız isteme merasimine geçilirdi.
Kızın babası ya da aile büyükleri damada "Ailenin geçimini sağlayabilecek misin" ve "Kızımı mutlu eder misin" gibi klasik sorular yöneltirdi.
Şimdilerde ise damat adaylarından adli sicil kaydı ve yasaklı madde kullanmadıklarını kanıtlayan test sonuçları talep edilmeye başlanmış.
Bu değişimle ilgili haberler çıktı.
Elbette bir baba kızına güvenir ama devir değişti!
Topluma rol modeli gösterilen ünlü haber spikerlerin, sporcuların, yorumcuların, oyuncuların vs. toplumun genel ahlakına aykırı ilişkileri, uyuşturucu, bahis ve kumar bağımlılıkları çıktı. Haberlerde okuduk hepsini.
Elbette ünlülerin hayatı daha hızlı ve farklı.
Ancak bahis, kumar ve uyuşturucu bağımlılıkları toplumda artmaya başladı.
Ayrıca gençler arasında suç ve şiddet olaylarında da yükseliş söz konusu.
İlişki uzmanları uyuşturucu test sonucu ve adli sicil kaydı istenmenin damat adayını rencide edici olabileceğini ve ilişkiye zarar verebileceğini söylüyorlar ama hayatlar artık eskisi gibi değil!
Sıradan vatandaşların, ünlülere taş çıkartan marjinal ilişkilerini de haberlerden okuyoruz!
Özetle kız tarafının damattan adli sicil kaydı ve uyuşturucu testi sonucu istemesine şaşırmamak lazım.
Sadece damatlar için değil gelin adayları için de aynı rapor ve test sonuçları istenebilir.
Hatta evlilik öncesi HIV testinin yaptırmak bile zorunlu olmalı.
Biri HIV virüsü kapmış ve bunu saklıyor olabilir ya da kendinde HIV olduğunun farkında bile olmayabilir.
Bir insan HIV pozitif olduğunu ilişkiye girdiği kişiye söylememesi ceza hukukunda suçsa, HIV testi sonucu istemek de gayet doğal karşılanmalı.
Sosyal medyada "Damattan findeks kredi notu bile isterim" diyenlere de rastladım! Evet, istekler bitmiyor lakin devir değişti!
***
BETON GİBİ AĞIR YORGAN
Küçükken beton gibi ağır yorganı üstüme sererlerdi.
Sobalı ev olduğu için yorgan soğuk olur ve ağırlığı altında ezilir kalırdım ama hemen uykuya dalardım. Uyurken ayağını, kolunu vs. dışarı çıkarması imkansız olurdu bu ağır yorganların altında. Genelde mavi atlas kaplı olurdu bu beton yorganlar. İnsana huzur verirdi. Yazın serin, kışın sıcak tutardı. Ne zaman köye annemin yanına gitsem o yorganı görünce acayip mutlu oluyorum.
Şimdilerde bu beton gibi ağır yorganlardan pek kalmadı.
Geçenlerde Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, uykusuzlukta ilaçla tedavi kadar ilaç dışı tedavi yöntemi olarak ağırlıklı battaniye ve yorganları tavsiye etti:
"Ağırlıklı battaniyeler ve yorganlar daha ağır olmaları için plastik veya cam boncuk vs. ile dolduruluyor. Ağırlıkları 10 kiloya kadar çıkabiliyor.
Vücuda hafif basınç uygulayarak sinir sistemini yatıştırıyor. Bu durum, beyinde serotonin ve melatonin gibi uykuya yardımcı hormonların salınımını artırırken, stres hormonu kortizolü azaltabiliyor. Ağırlıklı battaniye veya yorgan kullananların daha hızlı uykuya daldığını ve daha az uyanma yaşadığını gösteren çalışmalar mevcut."
Demek ki, eskilerin bir bildiği varmış. Beton gibi ağır yorganlar candır.
***
KALBE İYİ GELEN ŞARKI
Journal of Manipulative and Physiological Therapeutics dergisinde yayınlanan bir araştırmada İsveçli ünlü grup ABBA'nın şarkısı 'Dancing Queen' eşliğinde dans etmenin kalp sağlığına olumlu etkileri olduğunu tespit edildi.
Bilim insanlarına göre, doğru tempodaki müzikle yapılan kısa süreli dans bile, kalp sağlığını desteklemenin eğlenceli ve pratik bir yolu olabilir.
Kalbe en iyi gelen şarkılar ise dans ritmi dakikada 100 vuruşu geçmeyenlermiş.
'Dancing Queen'in ritmi de tam 100 vuruşmuş.

6