Kayseri'de bir kişi, yıllar önce akrabasının düğününde taktığı çeyrek altın kendi düğününde karşılık bulmayınca icra takibi başlattı, iyi mi
Buna benzer bir olay daha önce de yaşandı diye hatırlıyorum!
Demek ki, altın o kadar yükseldi ki, adam düğüne bile gitmemiş!
Peki, bu durumun hukukta bir karşılığı var mı
Davayı açan takılan altının "karşılıklılık esasına dayalı hibe" olduğunu savunmuş. Bu gerekçeyle Kayseri Genel İcra Dairesi üzerinden icra takibi başlattı.
İcra ödeme emrinde, geçmişte takılan çeyrek altının güncel piyasa değeri üzerinden iadesi talep edilmiş.
İtiraz gelmeyince borç kesinleşmiş.
Altının güncel bedeli üzerinden geri ödenmiş.
Belki adam "Böyle saçma şey mi olur" diye itiraz etmedi!
Bence de çok saçma.
Düğünde altın takana daha sonra altık takmak diye bir gelenek var ama bunun kanuni bir zorunluluğu olmamalı!
Sonuçta düğün ve sünnet gibi törenlerde takılan takılar hediye olarak görülür.
Haberde ise "Düğün ve sünnet gibi törenlerde takılan takılar geleneksel olarak çoğu zaman "hediye" olarak görülse de, bazı durumlarda karşılıklılık esasına dayalı bir uygulama olarak değerlendirilebiliyor" bilgisi yer alıyordu.
Peki, yıllar önce çeyrek altın takılan kişi bana altın takılmadı deyip, icra takibine itiraz etseydi ne olacaktı
Varsa düğün kaseti mi izlenecekti
Çok ilginç bir karar. Kayserili, geleceğe iyi bir yatırım yapmış oldu, kara geçti!
Düğünlerde ben sana altın takayım sonra sen bana takarsın anlayışını hiç sevmem ve saçma bulurum.
Eğer bu dava emsal teşkil ederse gelenek, hukukla çarpışır!
Altın takana geri altın takmak yükümlülük olur!
Peki, düğünde takılan altın borç sayılır mı, sayılmaz mı Bu da ayrı tartışma konusu! Kayserili arkadaşım, hiç işin yok muydu bu davayı açtın!
Herkesin kafasını karıştırdın!
Takılan altını geri isteyecek kadar da cimri olunmaz ki!
***
HIZLI VE ÖFKELİ!
Etimesgut ilçesinde trafikte başlayan tartışmada bir sürücü kursunda görevli usta öğretici, emekli polis C.Ö (57), tartıştığı sürücüyü darp ettikten sonra aracının kaputu üzerinde tahmini 20 km sürükledi.
Trafikteki diğer sürücülerin aracı durdurmak için önüne kırmasına ve uyarılarına rağmen durmayan sürücüyü polis durdurdu.
Olayın video görüntüleri ünlü aksiyon filmi 'Hızlı ve Öfkeli' gibiydi. C.Ö, 80-100 km arası bir hızla gidiyordu. Sürücü kurslarında kaputa tutunup gitme de mi öğretiliyor
Mağdur kişiye dublörlük teklifi gelirse şaşırmam!
Bu nasıl bir öfke patlamasıdır
Üstelik bunu yapan, sürüş eğitmeni emekli bir polis! Darp edilen vatandaşın arabanın kaputuna yapışması ve hiç bırakmaması da ayrı bir delilik! Ya sürücü ani frene bassaydı!
Peki, bu durumda kim suçlu Yeni kanuna göre araçtan inip saldıran kişi suçlu. Olayın öncesini, araçtan ilk kimin indiğini bilmiyoruz.
Sürücü de "Adam araçtan indi saldırdı.
Korktum kaçmaya çalıştım ama adam arabanın üstüne çıktı. Ben de kaçtım ama adam kaputta öyle bir yapıştı ki..." diyebilir.
Bu absürt olay bize bir kez daha trafikte kimseyle tartışmamamız gerektiğini gösteriyor. Araçtan hangi psikopatın, hangi cisimle ineceği belli olmaz!
***
İSTANBUL'UN HAVASI TEMİZ ÇIKTI
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada İstanbul'un hava kirliliği ölçüldü.
İstanbul'da ocak ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 24 istasyonda metreküp başına 26,5 mikrogram, Ocak 2025'te ise 41,5 mikrogram ölçüldü.
Yani partiküler madde kaynaklı hava kirliliği, önceki yıla göre yüzde 36 azaldı.
Normalde çevre kirliliğiyle ilgili hep kötü haber almaya alışkınız.
Bu güzel gelişmenin nedeni ne olabilir
Elektrikli araç kullanımı sayısı arttığı için mi Konut ısıtmasında doğal gaz kullanımı daha da mı arttı
Trafik yoğunluğu mu azaldı

10