Dönerde yeni dönem

Tarım ve Orman Bakanlığı, dönerin resmî tarifini ve üretim standartlarını yeniden belirledi.
Ürünlerin etiketinde artık sadece 'döner' değil, 'yaprak döner', 'kıyma döner' veya 'yaprak- kıyma döner' ibaresinin açıkça yer alması zorunlu hâle geliyor.
Kıyma, yaprak ve yaprak-kıyma döner için ayrı ayrı bileşim oranları getirildi.
■ Kıyma döner üretiminde kıyma etin oranı yüzde 90'ı geçemeyecek, yaprak etin payı ise en az yüzde 10 olacak.
■ Yaprak-kıyma dönerde bu denge tam tersine dönüyor:
Yaprak et en az yüzde 60, kıyma et ise en fazla yüzde 40 olabilecek.
■ Ayrıca dönerde toplam yağ oranı yüzde 25'i, tuz oranı ise yüzde 2'yi geçemeyecek.

Et proteininin ise en az yüzde 12 seviyesinde olması şart koşuluyor.
Böylece milli yemeğimiz olan dönerin standartları yeniden belirlenmiş oldu.
Şimdi kıymayı basıp et döner diye satan, ekmeğin içine eser miktarda et koyup patates ve salata malzemesiyle dolduranlar düşünsün!
Piyasadaki birçok döner kıymadan yapılıyor ama yaprak döner fiyatına satılıyor!
Oysa iki döner arasında maliyet farkı var.
Bundan sonra kıyma döner yapan açıkça 'kıyma döner' sattığını belirtecek.
Kıymadan yapılan dönerin fiyatı da bu uygula sayesinde düşer diye tahmin ediyorum.
Ayrıca birçok dönerci ürünün ağırlığını artırmak amacıyla dolgu malzemesini fazlaca kullanılıyordu.
Yeni düzenlemede fıstık, peynir, mısır nişastası ve soya döner içinde dolgu malzemesi olarak kullanılamayacak; baharatlardan gelen nişasta ve bitkisel protein oranı ise azami yüzde 1 ile sınırlandırılacak.
İşletmelerin mevcut üretimlerini yeni kurallara uydurmaları için 31 Mart 2027'ye kadar süreleri var.
Özetle tüketicinin dönerin içeriğini net şekilde görmesi ve hile yapılmaması adına doğru bir adım atıldı.
Tabii asıl önemli olan bu kuralların denetlenmesi.

***


YAPAY ZEKâ SIR SAKLAR MI
İnsanlar yapay zekâ sohbet robotlarıyla bilgi almak dışında arkadaş gibi konuşuyor.
Bu sohbetlerde bazen farkında olmadan kişisel bilgilerini de paylaşıyorlar.
Stanford İnsan Odaklı Yapay Zekâ Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen yakın tarihli bir araştırma da bu konudaki gizlilik risklerine ilişkin bulgular ortaya koydu.
Araştırmacılar, ABD'nin önde gelen altı yapay zekâ sohbet sistemi geliştiricisinin (OpenAI'ın ChatGPT'si, Google'ın Gemini'si, Anthropic'in Claude'u, Amazon'un Nova'sı, Meta'nın MetaAI'ı ve Microsoft'un Copilot'u) gizlilik politikalarını inceledi.
Araştırmada, bu şirketlerin tamamının müşteri görüşmelerini varsayılan olarak "modellerini eğitmek ve geliştirmek" amacıyla kullandığı ve bazılarının bu verileri süresiz olarak sakladığı belirtildi.

Ancak siber güvenlik uzmanları, kullanıcıların yapay zekâ sohbet botlarıyla paylaştıkları bilgilerin ne kadarının "saklanabileceğini, analiz edilebileceğini ve potansiyel olarak yeniden kullanılabileceğini" yeterince dikkate almadıklarını söylüyor.
Öyleyse yapay zekâya bir şey sorarken ya da sohbet ederken tam ad, ev adresi, telefon numarası, sosyal güvenlik numarası, pasaport veya ehliyet numarası gibi resmî kimlik bilgileri gibi kişisel olarak tanımlanabilir bilgilerden bahsetmemek gerekiyor.
Ayrıca özel hayata ilişkin mahrem bilgiler, tıbbi bilgiler, gizli veya şirkete ait bilgiler, finans bilgileri de yapay zekâ ile paylaşılmamalı.
Peki, bu bilgiler verildiyse ne yapılmalı
Asıl tehlike yapay zekâ şirketlerinin bilgilerinizi depolaması değil.
Telefonunuzu biri ele geçirirse yapay zekâ ile yaptığınız geçmişteki sohbetlerinizi okuyup çok şey öğrenebilir.
Kişisel veriler sohbet botunun eğitim verilerine dahil edildiği için bunları gerçek anlamda geri almak mümkün değil ama hesabın ele geçirilmesi durumunda verilerin dışarı aktarılmasını önlemek için sohbet geçmişinizi silmeniz gerekiyor.

***