Türkiye'de yazılı basın iyice küçüldü.
Televizyon sektöründe de yazılı basın kadar olmasa da bir küçülme yaşanıyor.
Eski dev haber kadroları, aktüel yayınlar vs. yok artık.
Oysa medya içeriğinin en çok tüketildiği çağda yaşıyoruz.
İçeriği genelde medya çalışanları üretiyor ama parayı internet arama motorları, sosyal medya şirketleri vs. dijital platformlar kazanıyor.
Dijital platformlar, arama motorları, sosyal medya şirketleri medya içeriğine Türkiye'de telif ödemedikleri için onlara içerik bedava!
Google, Meta (Instagram, Facebook), TikTok ve X gibi yabancı sosyal medya ve dijital platformlar, sadece 2024 yılında Türkiye'den tam 158 milyar TL kazandılar!
Bu paranın büyük çoğunluğu Türk medyasının sömürülmesiyle elde edildi.
Özgün içeriği çalmakla kalmadılar, içerik üreticisinin gelirini de kıstılar.
Algoritma oyunlarıyla medya kuruluşlarının tıklanma oranlarını düşürdüler.
Birçok medya kuruluşu bu yüzden zarar etti ve bazıları kapandı!
Kazandıkları 158 milyar TL'den Türkiye'ye tek bir kuruş yatırım da yapmadılar!
Dünya tarihinde böyle bir sömürü en son, kölelik döneminde yaşandı!
Google, Meta gibi dev şirketler, Kanada, Fransa, ABD, İspanya ve İngiltere ile anlaşma yaptı.
DİJİTAL TELİF YASASI
Bu ülkelerdeki medya şirketlerine 100 milyonlarca dolar para ödüyorlar. Çünkü bu ülkelerin dijital telif yasası var!
Yıllarca bu sorunu yazdık ve sonunda Türkiye'de de dijital telif yasası hazırlandı ve 10 Şubat 2026 tarihinde Meclis'e kanun teklifi olarak sunuldu. Taslak metin, dijital platformlara ciddi yükümlülükler getiriyor ve doğrudan gelir paylaşım modellerini tanımlıyor.
En dikkat çekici madde küresel dijital platformlardan (Google, Meta vb.) elde edilecek telif ve reklam gelirinin en az yüzde 30'unun doğrudan haberi üreten gazetecilere ve içerik üreticilerine dağıtılmasını zorunlu kılması.
Taslakta belirtilen özel bir kurulun, dijital telif ihlali şikâyetlerini yedi gün içinde karara bağlamakla yükümlü olacak olması da önemli. Daha birçok önemli detay var ama yukarıdaki şu iki madde bile medyayı kurtarır.
Yasanın çıkmasının gecikmesi nedeni ise sanırım sömürüye sonradan dahil olan Yapay Zekâ (AI)! Büyük dil modellerinin ve yapay zekâ robotlarının, Türk medya kuruluşlarının içeriklerini tarayarak eğitilmesi ve telifsiz şekilde kullanması sorununun da bu yasayla çözülmesi hedefleniyor.
Muhtemelen Avrupa Birliği'nin Dijital Teklif Direktifleri ile uyumlu olacak şekilde dizayn edilecek.
Çünkü AI, medya içeriğini yeniden düzenleyip, dönüştürerek bambaşka bir metin hazırlıyor ve bu da telif hakkını aramayı daha da zorlaştırıyor.
AI düzenlemesi olmadan çıkacak dijital telif yasası eksik kalır. Yerel medyanın hayatını sürdürebilmesi bu yasaya bağlı! Bu yasa acilen çıkmazsa, medya piyasası tamamen yabancıların eline geçecek!
Bu gerçekleştiğinde ise Türkiye'deki kamuoyunu yabancılar yönlendirecek! Zaten şu anda önemli oranda bunu yapıyorlar. Aslında bir beka sorunuyla karşı karşıyayız!
Dijital Telif Yasası acil çıkmalı.
***
YASAL 'ÇAKAR' SAYISI DÜŞMELİ
Cezası 173 bin 392 TL'ye çıkarılıp, daha sıkı denetimler uygulanınca yasa dışı ve yetkisiz 'çakar' kullananların sayısı ciddi oranda azaldı.
Ancak bu seferde yasal 'çakar'lı aracını eşine, çocuğuna, arkadaşına kullandıranların haberlerini daha çok okumaya başladık.
Türkiye'de yasal çakar sayısının yaklaşık 15 bin adet olduğu söyleniyor.
Devlet büyükleri, koruma altındaki kişiler, rektörler, il özel idaresindeki önemli görevliler, kaymakamlar vs. bu kişilerdeki toplam çakar sayısı 6 bin 800'müş.
3 bin 200 tane de aktif ve emekli milletvekillerinde varmış.
3 bin 500'e yakın çakar da yüksek yargı mensuplarında varmış.
500'ünü de tehdit altındaki vatandaşlar kullanıyormuş.
51 gazetecinin de 71 tane 'çakar'lı aracı varmış.
Üst düzey medya yöneticilerinin 'çakar'lı aracının olması normal.

23