AYM'nin süresiz nafaka kararı doğru mu

Anayasa Mahkemesi (AYM) boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti.
Eğer doğru uygulanırsa güzel bir karar.
Örneğin kadın ayrılıyor, kayıtlara geçmeyen düzenli bir işi ve sevgilisi var fakat nafaka kesilmesin diye evlenmiyor.
Eski koca birkaç ay nafaka ödemedi mi cezaevine giriyor ve çalışamadığı için de borcu artıyor.
Şimdi bu adil mi
"Türkiye'de boşananların ve tek çocuk yapıp nafaka alarak bekar hayatı sürdüren kadınların sayısı hızla artıyor.
Elbette bu durum nafaka alan erkekler için de geçerli.

Süresiz nafakanın yarattığı haksız pozitif ayrımcılık yüzünden erkekler evlilikten kaçmaya başlamıştı.
Süresiz nafaka yüzünden erkeklerin evlenmekten korktuğu bir dönemde AYM'nin aldığı bu karar evlenme oranını artırır mı yoksa düşürür mü
Bu sorunun yanıtını yaşayarak öğreneceğiz.
Boşanmış erkeklerin sorunlarını yok sayıp meseleye tek pencereden yaklaşmak doğru değildi.
Düşük gelirli olup ömrünün sonuna kadar nafaka ödeyen erkekler vardı!
Gerçekten nafakaya ihtiyacı olanları tartışma dışına bırakırsak bazı kadınlar ömür boyu nafaka sistemini suiistimal ediyordu.
Altı ay ya da bir sene evli kalıp ömür boyu nafaka verenler vardı.
Adam zar zor nafakayı denkleştiriyor eski karısı da sevgilisini yanına alıp nafaka parasıyla tatile çıkıyordu.
Adam nafaka iptali için dava açıyordu ama kadının sevgilisiyle aynı evde yaşadığı gözükmediği için mahkeme nafakanın iptali talebini kabul etmiyordu.
Kayıt dışı çalışıp eski eşinden çok daha fazla kazanıp nafaka almaya devam edenler de vardı.
Elbette yeni karar çocukları kapsamıyor.
Çocuk varsa iştirak nafakası veriliyor.
Tabii ki evin tüm yükü üzerine bırakıldığı için meslek sahibi olamamış kadınların bir nebze de olsa hayata tutunmasına olanak veren yoksulluk nafakasına ihtiyacı olanların hakkı sonuna kadar savunulmalı.
Çalışmayan kadınlar mağdur edilmemeli.
Özetle AYM'nin aldığı karar doğru. Umarım uygulamada sorun yaşanmaz.

***


AVRUPA'NIN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, AB'nin küresel sahnede güç devşirebilmesi için üye sayısını 40 devlete çıkarması gerektiğini söyledi.
Stubb Türkiye'yi de potansiyel birliğe katarak sözlerine şöyle devam etti:
"Artık kimse Türkiye hakkında konuşmuyor. En azından güvenlik açısından bakıldığında, Türkiye'nin birliğe mümkün olduğunca yakın olması gerektiğini anlamak için zihnimizi açmalıyız. Dünyada güç sergilemek istiyorsak büyük düşünmeye başlamalıyız."
Finlandiya Cumhurbaşkanı, geleceği görmüş ve çok mantıklı konuşmuş.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO'yu ABD'nin üzerinde bir yük olarak görüyor.
Aslında bir açıdan da Trump haklı.

İskandinav ülkeleri başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri, güvenliklerini ABD'ye bırakmış, ordularını küçültmüş, savunma bütçelerini düşürmüştü.
ABD ise Avrupa'yı savunacağım diye birçok üssü açık tutup, oraya silah ve asker yığmıştı.
Trump'ın Avrupa'nın güvenliği için AB ülkelerinin savunmaya daha çok bütçe ayırmalarını istemesi ABD açısından doğruydu.
Ukrayna-Rusya savaşı Avrupa için kırılma noktası oldu. Rusya, Avrupa'yı tehdit ederken Trump da "Avrupa savunma istiyorsa parasını ödemeli" diyorken AB yeni politikalar geliştirmek zorunda.
Dünya ABD, Çin ve Rusya olmak üzere üç süper gücün dengesi üzerinde duruyor.
Hızla yaşlanan, ekonomik büyümesi düşen Avrupa dördüncü güç olmak ve güvenliğini artırmak istiyorsa Türkiye'ye ihtiyacı var! Türkiye, NATO'nun en güçlü dördüncü ordusuna sahip.
Türkiye'nin genç nüfusu da AB ekonomisini canlandırabilir.
Ama AB, yıllarca üyelik konusunda Türkiye'yi oyaladı.
Finlandiya Cumhurbaşkanı'nın özeleştirisi AB'de bir karşılık bulur mu bilinmez!
Türkiye, Avrupa'yı göçmen akınından koruyan en güvenli kapı!