Siyasi katarakt


Türkiye'nin içine düştüğü ekonomik bunalım yetmezmiş gibi üstüne Ortadoğu'daki savaşın getirdiği petrol bunalımı da tuz biber ekti ve ekecek. Petrolün yüz dolarları aşan rakamların çok üstüne çıkışı gıda fiyatlarını vuracak ve bu da her zaman olduğu gibi yokluk ve yosullukla boğuşan halkın sırtına binecek.

Değerli Okurlar; Bayram bitti. Şimdi ne Ortadoğu savaşı, ne ekonomi düşünülecek, gözler TBMM'de 50 bin kişinin katiline nasıl bir kılıf uydurarak özgürlük verilebilirizin hesapları yapılacak. Kapalı kapılar arkasında ne verilecek, karşılığında ne alınacakların hesapları yapılmıştır. İktidar ve ortağı, biz katile özgürlük vereceğiz, siz de yeni bir anayasa için destek verip Sayın Erdoğan'ı yeniden hep birlikte Cumhurbaşkanlığı'na taşıyacağız.

Bu hesaplar yapılırken, bayramda şehit mezarları başında ocakları sönen binlerce ailenin şehitleri, geride bıraktıkları anaları, yetimler ve yakınlarının yüz ifadelerinde ki o acıyı görüp de hala bebek katiline özgürlük diyenlerin vicdanlarına sesleniyorum. Kimin kanı kime bağışlanıyor Bu konu Türk halkını ilgilendirir ve o kararı halk vermelidir. Gelin bir referandumla Türk halkına soralım. Onun vereceği karar karşısında boynumuz kıldan incedir.

Emperyalizmin, Ortadoğu ve Türkiye'nin doğu ve güneydoğusu için bitmeyen ve bitmeyecek senaryoları da bitmiş değil devam ediyor.
Tüm bu hesaplar yapılırken, ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Avrupa'da yaşayan bir grup gazeteci tarafından Almanya'nın Leipzig kentinde medya kuruluşuna konuşuyor. Barrack, çözüm sürecinin, "Türkiye, Irak , İran ve Suriye'deki Kürt nüfusu bir araya getirip, kendi yaşamlarını tayin etmelerine olanak tanıması için fırsat olduğunu" savundu.
Kürtler ne yazık ki zaman içinde kendi uluslarını bir türlü bulamadılar, bu yüzden hayal kırıklığına uğramalarını anlıyorum, diyor.

Bir tek Türk bayrağının olmadığı alanda, DEM Eş Başkanı Bakırhan Diyarbakırda konuşuyor. "Açılım dediniz bir yıl geçti, silahlar yakıldı. Öcalan tarihi çağrısını yaptı. Öcalan için barış yasalarında hukuki güvence sırası devlette ve iktidardadır. Cezaevlerindekiler özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılmalı. Öcalan özel statü kazanmalı ve Amed'de halkı ile buluşmalıdır.
Kürt halkının demokratik taleplerini yenileyerek, demokratik bir anayasa ve hak eşitliği vurgusu yapıyor. Devam ediyor, Kürtlerin Türkiye'de kimliğinin tanınmasını,
Kürtler'e ana dilde eğitim,
Kürtler'e anayasal güvence, Kürtler'e yerel demokrasi" diyor.

Geçenlerde dost sofrasında yine gündem açılım konusuydu. Nevroz dolayısıyla DEM Eş Başkanı'nın savaş kazanmış bir komutan edasıyla, devlete ve iktidara dayattıkları istekleri ortaya dökülünce, tüm dostlar yüz yüze bakıp, biz başka bir ülkede mi yaşıyoruz, dedik. Biz hangi devletle savaştık da yenildik

Bir yurttaş olarak üzülüyorum. Açılımcılar, hem Tom Barrack, hem de DEM'lilerin dile getirdikleri dayatmaları dinleyip hala bunların özgür bir Kürdistan hayali içinde olduğunu anlamıyor musunuz Silah bıraktılar diyorlar, hepsi ellerinde keleşlerle dolaşıyorlar. Bir kısmı İran'a geçti, bir kısmı da PYD saflarına….