Köprüden önceki son çıkış: Demokrasi

Çerçeve yasanın onaylanması ile ülkede istenmeyen olaylar yaşanmaya başladı. Terörün yıllardır başaramadığı sosyolojik bölünmeyi, kanunlaşan bu yasa başaracak !! Ama gelin görün ki hem iktidar hem de DEM Parti yöneticileri çıkarılan bu yasanın toplumda büyük bir mutluluk yarattığını sık sık dile getiriyorlar. Aslında toplumun büyük çoğunluğunun bu yasaya karşı olduğunu çok iyi biliyorlar.

Yasanın çıkışından sonra Doğu ve Güneydoğu'daki meydanlarda yapılan provokatif gösteriler, değişik illerde kurulan taziye çadırları , PKK'lı terörist resimlerinin asılması, futbol maçlarında stadlardaki yaşanan görüntülerin gelecek günlerde toplumsal gerilimleri artırabileceği unutulmamalıdır. Burada, DEM Parti sözcülerinin yapacakları konuşmalarda gerilimi artıracak söylemlerden kaçınmaları son derece önemlidir.

Çıkarılan bu yasa ülke geleceeği için BEKA sorunudur. Bu yasa, yangından mal kaçırır gibi, TBMM'de yapılan oylamalarla karar verilecek bir konu değildir.

Bu konuda karar verecek olan Türk halkıdır. Bunun içinde yapılması gereken halka gitmektir. Yani referandumdur. Bunu halkın nabzını iyi tutan iktidar da biliyor bilmesine de , yapılacak referandumda sandıktan hayır çıkacağı için böyle bir öneriye kulaklar kapalı.

TSK ve güvenlik güçlerinin büyük başarısı ile pkk, sıfır noktasına gelmişti. Peki ne oldu da birden bire bu katil sürüsü ile masaya oturuldu Bir yıl öncesine kadar hem Sayın Erdoğan hem de Sayın Bahçeli'nin kan kustuğu terör örgütü ile bir anda neden her şey unutulup adeta barış güvercini uçuruldu Keşke

yetkili biri çıksa da tüm gerçekleri tüm açıklığıyla kamuoyuna anlatsaydı... Tabii bunun olması mümkün değil. Baştan beri yapılan toplantılarda alınan kararlar bırakın halkı, TBMM'deki vekillerden bile sır gibi saklandı. Bu hazırlıklar da "akan kan dursun, analar ağlamasın, demokrasi" gibi yuvarlak sözlerle geçiştirildi. Ancak bu konu, silahlar sussun, analar ağlamasın gibi yuvarlak sözlerle geçiştirilecek bir konu değildir.

Kamuoyu, tüm bu yaşananların, yıllar önce yazılıp oynanan bir senaryo olguğunun bilincinde. Bu yola çıkışın adı "BOP" yani Büyük Orta Doğu Projesi. Gelecekte getireceği sakıncalar yeterince düşünülmeden, bu emperyalist projeye Sayın Erdoğan, biz BOP Projesinin eş başkanlarından biriyiz ve bu projede misyonumuz var, dedi. Eş başkanıyım denildiğinde, toplumun büyük kesimi "eyvah, Ortadoğu bataklığının içine düştük, bu bize pahalıya mal olacak" diyerek dizlerini dövdüler ama iş işten geçmişti.

BOP , ABD, AB ve İsrail projesiydi. Şunu artık sağır sultan bile biliyor ki, tüm bu yapılanlar İsrail'in güvenliği için. İrak, Suriye parçalandı sıra İran'da. O da halledilince sıra özerk Kürdistan projesi gündeme getirilecek.

Bakmayın Trump'ın Türkiye'ye karşı muhabbet gösterilerine. Bakmayın, kendi yarattıkları PKK ve Suriye'nin kuzeyindeki katil sürüsü PYD ve SDG'nin kendini feshetmesine. PYD denilen katil sürüsü sözüm ona kendini feshetti, bu yapılanla katil sürüsü yasallaştırıldı. Senaryo devam edecek, Trump boş durmayacak, yasallaştırdığı PYD, Irak'ın kuzeyindekiler ve Pejak ile birlikte İran'ı daha da karıştıracaklar.

Bebek katili Öcalan ne demişti. PKK, içeride ve dışarıda tüm unsurları ile silah bırakacaktı. Pejak yetkilisi ne dedi Bu bizi bağlamaz !!

Değerli Okurlar; Orta Doğu'daki bu cehalet ve etnik sorunlar nedeniyle bu kavgaların biri biter diğeri başlar. Sonunda, Suriye'yi de İsrail'e yem edecekler ve İsrail güney komşumuz olacak. Bitecek mi, bitmez! Dünya ısınıyor ve İsrail'in suya ihtiyacı var. Amaç GAP.....